Avlan Gölü tamamen kurudu!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – “Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları” şeklindeki Kızılderili atasözü Türkiye’nin acı gerçeği haline geldi…

“Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları” şeklindeki Kızılderili atasözü bir kez daha Antalya’da yaşandı. Eski Bakan Veysel Eroğlu, Şubat 2018’de Türkiye’nin sulak alan yönetim sisteminin dünyaya örnek olduğunu savunmuştu. AncakAntalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan ulusal öneme sahip sulak alanlardan Avlan Gölü yönetim planını görmeden tamamen kurudu.Haritalarda göl olarak görünen Avlan artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı kuru ve verimsiz bir arazi niteliğinde.

Antalya’nın Elmalı ilçesinde bulunan Avlan Gölü, bölgenin önemli sulak alanlarından biri. 1970’li yıllarda tarım arazisi elde etmek amacıyla suları çekilerek kurutulan Avlan Gölü’nün çevresinde büyük bir ekolojik yıkım yaşandı. Göle bakan yamaçlardaki sedir ormanlarında kurumalar meydana gelmiş, çevredeki elma bahçelerinde ise büyük ölçüde verim kaybı oldu. 

DEVLET ELİYLE KURUTULAN AVLAN GÖLÜ YENİDEN AYAĞA KALKAMADI

DSİ eliyle kurutulan gölerden biri olan Avlan’ın ortasında geçirilen karayolu ise uzun yıllar bir utanç yolu olarak Elmalı-Finike arasındaki karayolu ulaşımını sağladı. Ancak Avlan Gölü’nün kurutulmasının yarattığı yerel iklim değişikliği ve ekolojik kayıpların geç de olsa farkına varan yöre halkı ve yetkililerin girişimiyle 2000’li yıllarda yeniden su tutma çalışmalarına başlandı. Bu arada gölü ortadan ikiye bölen karayolu da kaldırılarak ulaşım sahilde açılan yoldan sağlanmaya başlandı. Sivil toplum örgütlerinin de desteğiyle 2001 yılından itibaren yeniden başlatılan su tutma girişimleri kış aylarında göldeki su seviyesinin yükselmesini sağlasa da Avlan Gölü bir daha eski doğallığına kavuşamadı.

GÖLÜ BESLEYEN DERENİN ÜZERİNE BARAJ YAPILDI

Yaklaşık 800 hektarlık bir alana sahip olan Avlan Gölü’nü besleyen en önemli akarsulardan biri olan Akçay Deresi’nin üzerine inşa edilen Çayboğazı Barajı, gölde su tutma çalışmalarına başlandığı dönemde 2000 yılında hizmete girdi. Gölü çevreleyen tarım arazilerindeki yoğun su talebi yüzünden Avlan giderek kurumaya başladı.

50 YILLIK TRAVMALARIN SONUCU AVLAN GÖLÜ TAMAMEN KURUDU

Bölge için önemli bir sulak alan Avlan Gölü’nün henüz bir yönetim planı bulunazken, göl ölüm döşeğindeyken Eylül 2017’de bu konuda bir adım atılarak yönetim planı hazırlanması için hizmet alım ihalesi yapıldı. Ancak Avlan Gölü son 50 yıldır yaşadığı travmalara daha fazla dayanamayarak sulak alan planını göremeden son nefesini verdi. Geçtiğimiz hafta ziyaret ettiğimiz Avlan Gölü’nün tamamen kuruduğuna tanık olduk. Haritalarda halen göl olarak görünen Avlan Gölü artık üzerinde koyunların ve çoban köpeklerinin dolaştığı tamamen kuru bir arazi niteliğinde.

O KIZILDERİLİ ATASÖZÜ TÜRKİYE’NİN GERÇEĞİ OLDU

Sular yükselince balıklar karıncaları yer, sular çekilince karıncalar balıkları…” şeklindeki Kızılderili atasözü bir kez daha Antalya’da yaşanmış oldu. 2000’li yıllarda devlet eliyle göle bırakılan 15 bin civarında balık bugün adeta karıncalara yem oldu. Her yıl Avlan’a gelen su kuşları yaşam alanlarını yitirdi. Çığlıkara sedir ormanları gölden yükselen nemden aldığı yaşam kaynağını kaybetti. Avlan Gölü kıyısındaki ulu ardıçlar artık yalnız. Göl manzarası eşliğinde mangal yakıp piknik yapmaya gelen yöre halkı da tıpkı su kuşları gibi ayak basmaz olmuş buralara. Avlan gölünün kıyısında artık sadece kurumuş dikenli bitkiler var.

ESKİ BAKAN ‘GÖLÜ KORUMAYI BAŞARDIK’ DEMİŞTİ

Türkiye’nin son 50 yılda uyguladığı hatalı sulak alan politikaları yüzünden kaybedilen göller arasına giren Avlan Gölü hakkında en yetkili isimlerden biri olan eski Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu 23 Kasım 2011’de yaptığı açıklamada, “Yürütmüş olduğumuz bütün çalışmalar neticesinde Avlan Gölü, ilk defa 2011 yılında su tabakasını kaybetmeden yaz mevsimini geçirmiş oldu. Gölde bulunan mevcut suyu korumak maksadıyla açık olan düdenlerden su kaçmasını engelleyici tedbirler aldık ve böylece gölün canlılığını korumayı sağladık… Yöre halkından gelen talepler doğrultusunda gölün yeniden oluşturulması kararı alındı. Alanda gerçek manada su tutulmaya başlanmıştır. Günümüzde ise yaklaşık 200 hektarlık bir göl alanı oluşmuştur” ifadelerini kullanmıştı.

‘DÜNYAYA ÖRNEK BİR SULAK ALAN YÖNETİM SİSTEMİMİZ VAR’

Eski Bakan Veysel Eroğlu, ‘Dünya Sulak Alanlar Günü’ dolayısıyla 2 Şubat 2018’de yaptığı bir başka konuşmada ise Avlan Gölü’ne de değinerek şunları dile getirmişti: “Dünya’da örnek bir sulak alan yönetim sistemi bizde var. Bunu özellikle bütün dünyaya ilan ediyorum. Artık kendi içimizde değil, dünya ile yarışıyoruz. Bizim büyük hedeflerimiz var. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 2023’ten önce bakanlıklar arasında dünyada 7’inci sıraya yükselmek için kendine bir hedef koydu. Barajlarda dünya 3’üncüsüyüz. Göletlerde dünya birinciliği bizde. Meteorolojide, rasatta, teknolojide şu anda 7’inci sıradayız. Dünyada ilk 7’ye, 2023’te bütünüyle yükselmek için gayret içindeyiz.”

 

Önceki haberDanıştay ‘Öğrenci Andı’ kararına Bakan’dan tepki
Sonraki haberOrman katliamında kamu yararı vardır!
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

18 + 4 =