Avrupa Birliği ile olan ilişkiler

Avrupa Birliği ile olan ilişkiler, ülkenin iç sorunları yüzünden devamlı ertelendi.

Hatta son iki yıl içinde AB konusunda hükümet elini kıpırdatmadı denebilir.

Bu bilerek mi yoksa başka amaçlarla mı yapıldı acaba?

Bunu bilmek ve kestirmek zor.


Aslına bakarsanız, AKP hükümetinin yedi yıldır ele alıp da vazgeçtiği o kadar önemli sorunlara rastlarsınız ki saymakla bitmez.


Önce karar alıyor, kamuoyuna açıklıyor.

Sonra gelen tepkilere göre adım atıyor veya tırsıyor.

Atttığı olumlu adımlar az, tırstığı konular çok.

Yani cesur hamlelerden kaçınıyor.

Demirel ve Özal’ın son dönemleri gibi.

Yani Erdoğan’ın da son dönemi başladı.


Bu hükümet nelerden korktu ve geri adım atttı veya erteledi.


Başta Anayasa değişiklikleri.

Seçim Yasası.

Siyasi Partiler Yasası.

Sendikalar Yasası.


Dahasını saysak yer kalmaz.

Zaten önemli olanlar belli.


Askeri Anayasa ile demokrasi olmaz.

Darbe anayasası, çeyrek asrı devirdik hala yürürlükte.


Mevcut Seçim Yasası ile halkın tam olarak TBMM’de  temsili zor. Hatta temsili demokrasiden bahsetmek mümkün değil.

Siyasi Partiler Yasası yüzünden iktidarda olsun muhalefette olsun tüm siyasi parti liderleri adeta birer diktatör gibiler ve istedikleri kararları tek başlarına alabiliyorlar. Partilerin kapısı kendilerinden olmayanlara kapatılıyor.

Nedeni, yürürlükteki yasa buna müsait.


Gelelim Sendikalar yasasına.

Üstünde yorum yapmaya bile gerek yok.

Sendika genel başkanları fildişi kulelerde oturuyorlar.

Değişmeleri imkansız.

Tam bir sendika ağalığı hüküm sürüyor.

Eğer ağalıktan vazgeçerlerse bu kez meclise girip bu kez dokunulmazlık kazanıyorlar. Ölene kadar da rahatlar.


Bu ertelenen ana sorunların çözülmemesi halinde Avrupa Birliğinin Türkiye’yi kabıul etmesini beklemek hayalcilikten öteye bir şey değil.

Başbakan Erdoğan yine Avrupa Birliği için yollara düştü.

Ne diyecek merak konusu.


Yapamadıklarını, ertelemek zorunda kaldığı projeleri mi sıralayacak.

Eskiden anamuhalefeti  veya askerleri kendilerine engel oluyorlar diye şikayet ediyordu.

Şimdi ne diyecek ki?

Söyleyecek sözü kaldı mı?

Merak etmemek mümkün değil.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

one + eight =