Avrupa ve Breivik

Avrupa ve Breivik

0
PAYLAŞ

Breivik eylemden hemen sonra yaptığı açıklamada eyleminin gaddarca olduğunu kabul ettiğini ancak “gerekli olduğunu düşündüğünü” söyledi. Breivik, çok kültürlü toplumu tehlikeli buluyor. Tüm tehlikeleri bertaraf etmek için yeni bir “haçlı seferi”ne ihtiyaç duyduğunu söylüyor. Breivik, çıktığı mahkemede suçsuz olduğunu ve amacının Norveç’i göçmen istilasından korumak olduğunu söyledi. “2083:Bir Avrupa bağımsızlığı deklarasyonu” ismi ile eyleminden hemen önce internetten paylaştığı 1500 sayfalık yazılarında amacını ayrıntıları ile açıklıyor. Breivik’in değerlendirme ve ifadeleri şizofrenisinin psikolojik değil toplumsal, akademik ve medyatik olduğu görülüyor. Kendi ifadesiyle Bat Ye’or ve walid Shoebat gibi isimlerin kendisinin fikir babaları olduğunu söylüyor. Mısır doğumlu olan İngiliz yazar Bat Ye’or ABD ve Avrupa’nın demografik yollarla İslam’ın işgali tehlikesinde olduğuna inanıyor. Walid Shaebat ise bir zamanlar Müslüman ve FKÖ üyesi olduğunu, sonradan Hıristiyan ve İsrail taraftarlığına geçtiğini söylüyor. Walid Shaebat, İslam’ın bir kılıç dini olduğunu ve El-Kaide’nin Hz. Muhammed’in vazettiği İslam olduğunu iddia ediyor. Breivik, İslam fobik, Müslüman düşmanı ve şiddet yanlısı bir anti-komünist. Breivik, eylemin amacının manifestosunun reklam çalışması ve fikirlerinin kitleler tarafından duyulması ve benimsenmesi olduğunu söylüyor. Tek tip toplum yaratma ideali ile giriştiği eylem yarar anlayışı ile yaklaştığı kendi milliyetine mensup kişilere yöneliyor. Breivik’in manifestosunda nefret, korku, kin ve şiddet var.
Norveç 1815 tarihinde İsveç’in işgaline girdi. 1905 tarihinde İsveç birliğinden ayrılan Norveç bağımsızlığını ilan etti. Norveç’e bağımsızlık yolunu açan ülkedeki kırsal alanın milliyetçiliğiydi. Norveç çiftlik kültürü milliyetçi hareketlerin simgesiydi. Bir çiftçi olan Breivik anlaşılan odur ki, Norveç tarihini tersinden esin almıştır.
Norveç, Birleşmiş Milletler raporlarına göre yaşam standartları bakımından en ileri birkaç ülkeden biri. Norveç, huzurlu, sakin, hoşgörülü, özgür, müreffeh ve barışçıl bir ülkedir. Breivik burada doğuyor, yetişiyor ve büyüyor. Böyle bir toplum ve kültürde Breivik gibi bir katil nasıl yetişti? Breivik ve değerleri Norveç toplumunun değerlerine taban tabana zıt! Breivik sosyal bilimcilerin çizdiği katil profiline hiç uymuyor; iyi eğitim almış, iş güç sahibi ve orta halli bir Norveç’li. Norveç’te yaşanmış olan katliamı da ekonomik etmenler ile açıklamamak lazım. Sosyal bilimlerin sosyal olay ve değerleri tek başına ekonomik nedenler ile açıklaması ve ele alması yetersizdir. İşin tarih, duygu, düşünce boyutlarını da gözardı etmemek önem taşır.
Avrupa’da büyüyen ırkçılığın gelişmesinde göçmen karşıtlığının payı var. Üstün olma fikri böylesi bir reflekse götürüyor. Bu duygu -üstün olmak dürtüsü- göçmenlerin her alanda söz ve alan sahibi olmalarıyla çürüyor. Avrupalı olmak ayrıcalığı kalkınca aşırı milliyetçi refleksler buna tepki olarak gelişiyorlar. Norveç’li veya Alman doğmanın ayrıcalığı bitince eski konumunu arama durumu Breivik gibilerini yaratıyor. Avrupa’da milliyetçi partiler güçleniyorlar. Breivik bir bakıma, Almanya, Fransa, İngiltere ve İsveç vb. ülkelerde büyüyen aşırı milliyetçi, ırkçı partiler miliyetçiliğinin geldiği noktadır.

Türkiye’de kimi çevreler Norveç’teki katliamı polisin güvenlik zaafı olarak açıklıyorlar. Bu yanlış. Şiddet güvenlik tedbirleriyle önlenmez ve yok edilmez. Aksine güvenlik tedbirleri çoğu zaman şiddetin nedeni ve yaratanı oluyor.
Daha çok özgürlük ve demokrasi… Açık toplum, çok kültürlülük ve katılım… Breivik bu değerleri hainlik olarak değerlendiriyor. Breivik’ler olmasın diye bu değerler korunmalı ve büyütülmeli…

BİR CEVAP BIRAK