Avukat Çankıran “Otomatik Bilgi Paylaşımı Anlaşması”nı anlattı

Avukat Muhammet Çankıran, 1 Ocak 2018’de yürürlüğe girecek Türkiye, OECD tarafından hazırlanan Otomatik Bilgi Paylaşımı Anlaşması’nın yurtdışında sosyal yardım alan ve Türkiye’de geliri olanları etkileyebileceğini söyledi.

Artı Eksi 7 Londra Programı’nda Arif Bektaş’ın sorularını yanıtlayan Çankıran bilgi değişiminde düşük değerli hesaplarda limitin henüz saptanmadığını vurgulayarak Türkiye’nin de FETÖ’den dolayı yurtdışına mal kaçıranları bulmak için yasayı kullanabileceğini öne sürdü.

Oakfield Avukatlık Bürosu’ndan Avukat Muhammet Çankıran düzenleminin amacının ülkeler arasındaki vergi boşluklarından yararlanan bir grup insanın vergi kaçırmasını engellemeyi hedeflediğini belirterek, “Buna imza atmış 90 ülkeyi ilgilendiren bir nokta. İngiltere bunu 2017 Eylül’ünde yürürlüğe soktu. Bankalardan, hesap bilgilerini vergi ofisi HM Revenue’ye bildirmeleri istendi. Bir de İngiltere’de banka hesabı açmak güçleştirildi” dedi.

Çankıran, “Şimdi uygulama nasıl olacak?” sorusunu da şöyle yanıtladı:

“Uygulamada her ülke belli ortak standartları uygulayacaklar. Bu standartlarda şöyle olacak; örneğin bankalar ve diğer kurumlar, her ülkenin uygun gördüğü kurumlar kendi sistemlerindeki bilgileri kendi vergi dairelerine aktaracaklar. Bu vergi daireleri Otomatik Bilgi Değişimi Yasası çerçevesinde bir sisteme yükleyecek ve diğer ülkelere bunu bildirebilecek. Burada belirleyici olan kişinin hangi ülkenin vergi sistemine kayıtlı olduğudur. Örneğin İngiltere’de yaşayan bir insan eğer altı aydan bir gün fazla bu ülkede yaşamışsa ve vergi sistemine burada kayıtlı ise onun vergi mükellefiyeti burada doğuyor. Dolayısıyla onunla ilgili başka bir ülkede belli bir işlem yapılmışsa o ülkenin vergi dairesinin sisteminden bu ülkenin vergi dairesi o bilgiyi alabilecek. Yani özü bu. Dolayısıyla bu ülkede vergi mükellefi olan kişi başka bir ülkede vergiyi içeren herhangi bir faaliyette bulunmuşsa ki bu zaten geçmişte de vardı otomatik olarak buradaki vergi dairesini bilgilendirmek zorunda, fakat yeni sistemde bilgilendirmeyi kişi yapmamışsa bile ilgili devlet bu bilgilendirmeyi vergi dairesi üzerinden yapacak. Dolayısıyla siz deklarasyonu yapmamış olsanız bile o bilgi alınacak öbür ülkeden. Bu yöntemle bir ülke kendi vergi mükellefi olan kişinin, dünya ölçeğinde Otomatik Değişim Yasası’na üye olan ülkelerin içinde yaptığı herhangi bir parasal aktiviteden bu ülkenin bilgisi dahilinde olacak.”

TÜRKİYE’DEN EMEKLİLİK GELİRİ OLANLAR

Türkiye’de geliri olan toplum üyelerine ilişkin de Çankıran şunları söyledi:

“Öncelikle bu ülkede vergi mükellefi olan kişi Türkiye’de mülk edinmişse, bizim toplum açısından örneğin emeklilik parası alanlar, orada mülk edinip kira geliri elde edenler. Bu kişilerin aslında Otomatik Bilgi Değişimi Yasası olmadan da hukuki bir zorunlulukları var. Orada elde ettikleri gelirleri buraya bildirmeleri gerekir. Özellikle de yardım alan insanlar devlet yardımı alan insanlar orada ek gelirleri varsa mutlaka bilgilendirmeleri lazım… Orada bankalarında para varsa mutlaka bilgilendirmeleri lazım. Bu aslında Otomatik Bilgi Değişimi Yasası olmadan da bir yasal suç olarak görülüyor, zaten devlet onun bilgisine sahip olursa onla ilgili gerekli işlemleri yapabilir.”

Çankıran Otomatik Bilgi Değişimi Yasası’yla deklare edilmese bile Türkiye’deki gelirlerin İngiltere vergi dairesince öğrenilebileceğini vurgulayarak şöyle konuştu:

“Bu yasanın düzenlenmesine göre; yüksek değerli ve düşük değerli olmak üzere kişisel hesaplar ikiye ayrılıyor. 1 milyon doların üzerinde olan hesaplar yüksek değerli hesaplar oluyor. Bu hesaplar hiç tartışmasız bildirilmesi gereken hesaplardır ve ilgili ülkenin maliyesi kişinin vergi dairesine bunu bildirecektir. Düşük değerli hesaplarda ise herhangi bir düzenleme yoktur. Çünkü onu ilgili ülkenin kendi iç örgütlenmesine bırakmış. İlgili ülke, örneğin Türkiye derse ki ben İngiltere’de vergi mükellefi olan vatandaşımın gelirinin bankadaki hesabının 50 binlik kısmını deklare etmeyeceğim derse bunu sisteme yüklemek zorunda değildir. Dolayısıyla İngiliz hükümetinin de bunu görme şansı olmayacaktır. Türkiye bu işlerin henüz çok başında, Mayıs’ta bir düzenleme yasası geçirildi. İkinci etapta bir yasanın daha düzenlenmesi gerekiyor. Türkiye henüz adım atmadı. Bu yasa düzenlendiğinde bu limitleri de belirlemesi gerekiyor. Türkiye’nin bu konuda nasıl bir tavır içerisinde olacağını bilmediğimiz için Türkiye’de banka hesabı olan vergi mükellefi vatandaşlarımızın etkilenip etkilenmeyeceğini söylemek çok erken henüz. Bunu bilemeyiz. Fakat buradan şöyle bir iki nüve çıkartabiliyoruz. Bir ara maliye bakanlığı bu konuda bir açıklama yaptı. Dedi ki, biz vatandaşlarımızın haklarını koruyacağız. Buradan sinyal olarak ben yüksek rakamların bildirileceğini, düşük rakamlı para hareketlerinin bildirilmeyeceği sonucunu çıkarıyorum. Bunu destekleyen bir başka açıklama da yine Türk Konsolosluğu’ndan geldi. Yerel bir toplantıda ‘Biz vatandaşımızın bilgilerini vermeyeceğiz’ dedi.”

Türkiye’nin kaç lira hesabı olanları bildireceği henüz bir netlik kazanmadığının altını çizen Çankıran, “Bu konuda bir açıklama da yok. Yasa zaten bunu düzenlenmeyi otomatikman üye ülkelerin kendisine bırakıyor. Üye ülkeler bunun ne kadarını paylaşmak istiyor. Yaklaşık 5 milyon Türkiye vatandaşının yurt dışında yaşadığını ve bu 5 milyon vatandaşın her birisinin de en az Türkiye’de iki kişilik bir aileyi beslediğini varsayarsak nüfusunun 15 milyonluk yükünü taşıyan, artı yatırımlar ve turizm de hariç, vatandaşlarının çıkarlarını koruyacağını tahmin ediyorum. O konuda yasal bir yetki verilmişse bunu sonuna kadar zorlayacağını düşünüyorum. Düşük tutacağını zannetmiyorum” diye konuştu.

Çankıran’ın toplum üyelerine önerisi de şöyle:

“Mülklerin deklarasyonundan daha çok düzenleme; şirketler, hisseler, yatırım hesapları, tasarruf hesapları ve kişisel banka hesapları üzerinden dönüyor. Toplum üyelerine gidin oradaki mülklerinizden kurtulun demek de çok riskli, yapmayın demek de. Düzenlemenin ne olacağını bilmediğimizden zor. Fakat benim görebildiğim, hükümetin, Türkiye’nin devlet olarak insanların yurt dışındaki yatırımlarından çok menfaati var, ekonomik menfaati var. Bu menfaatleri göz ardı edeceğini düşünmüyorum. Bu menfaatleri de dikkate alarak küçük tasarruf sahiplerinin tasarruflarını koruyacağını düşünüyorum.

MADALYANIN DİĞER YÜZÜ

“Düzenleme 2018’in Eylül ayında hayata geçirilecek değil mi?” sorusunu da Çankıran şöyle yanıtladı:

“Evet, Eylül ayında Türkiye’nin fiili olarak sistemini kurmuş ve bu bilgileri sisteme yüklemiş olması gerekiyor. Bu konuda nasıl bir hazırlık olduğunu bilmiyorum. Ben basından takip edebildiğim kadarıyla çok bir şey göremedim. Sadece Mayıs’ta bir yasa çıkartıldı, onun ötesinde bir iki düzenlemenin daha yapılması lazım. Fakat İngiltere bunu yaşama geçirdi. Bu Türkiye’de vergi mükellefi olan vatandaşlarımızın İngiltere’de malları, mülkleri varsa, paraları varsa İngiltere bunu zaten otomatik olarak sisteme geçiriyor. Türkiye isterse bunları bulabilecek. Bunu da büyük olasılıkla ‘FETÖ’ operasyonlarında, terör operasyonlarında kullanmak isteyeceklerdir. Türkiye de bu amaçla Bilgi Değişim Yasası’nı kullanmak isteyecektir tabii ki.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

4 × 1 =