AVUSTRALYA’DAN… 15 Kasım’da işçiler sokakta

Endüstriyel İlişkiler Yasası’nda dananın kuyruğu yakında kopuyor. İşçi Partisi, yasanın çalışanlar üzerinde yarattığı tedirginliği kucaklamaya çalışıyor. Geçen hafta Federal Parlamento’da konu üzerinde yapılan ateşli tartışmalar sırasında iki gün içinde 19 İşçi Partili milletvekili oturum başkanı tarafından dışarı atıldı.

Toplum, yasa taslağındaki değişikliklerin ne oldu-ğunu hala bilmiyor. Ama, bir huzursuzluk oluştu. “Bir şeyler oluyor ve bu olan şeyler pek de hayırlı değil” duygusu yayıldı. Muhalefet ve sendikalar için bu duygunun yerleşmesi yeter de artar bile.

Sendikacılar, son aylarda sendikaya üye olmak isteyenlerin başvurularında patlama yaşandığını ilan ediyor. Çalışanların korktuğunun açık kanıtı bu. Yine sendikaların oluşturduğu telefon bilgilendirme hatlarına gelen telefonların haddi hesabı yok. Sendika internet si-teleri “hit” rekorları kırıyor.

Belli ki, hükümetin 50 milyonluk reklam kampanyası işe yaramadı.

Öte yandan gelişen süreç, muhalefet partisi ve sendikaların da uyandığı bir süreç oldu. geçtiğimiz dö-nemde yeni yasayı düzenledikleri “pikniklerle” protesto eden sendikacılar, artık, genel grev yasal olmadığı için “shut down the city” ifadesi kullanıyor. Bu ifadeyi “ge-nel grev” diye anlamakta bence sakınca yok.

Beni en çok etkileyen ise, geçenlerde televizyonda gördüğüm bir şey oldu.

Avustralya İşçi Sendikaları (ACTU) Sekreteri Sendikacı Greg Combet, Canberra’da National Press Gallery’de gazetecilere hitap etti. ABC televizyonu bu toplantıları genelde naklen yayınlar. Combet, konuşmasının bir bölümünde, “Bazılarımız yeni yasaya karşı verdiğimiz bu mücadelede hapsi gidececek” dedi. Popülizm yapan her politikacı, bu ucuz kahramanlık gösterisini yapabilir. Ekranda görmedim ve duymadım, ama bundan sonra salonda ne olduğunu tahminen yazacağım.

Muhtemelen, salondaki gazetecilerden biri de Combet’in ucuz kahramanlık yaptığı duygusuna kapıldı ve kendini tutamayıp güldü. Combet’in başını aniden başka yöne çevirip belli bir noktaya bakmasından çıkarıyorum bunu. Combet, o kişiye bakarak ve büyük bir ciddiyetle, “şaka değil, çok ciddi söylüyorum” dedi. Bunları söylerken yüzündeki ifadeyi gördüm.  İnanarak konuştuğunu anladım. Sendikaların, bu yasaya karşı vereceği mücadelenin ölüm kalım kavgası olduğunun bilincindeydi.

Combet’in yüzü, sendikacıların içinde bulunduğu ruh halinin bir yansıması olsa gerek. Bence, durumun ne kadar ciddi olduğunun farkına vardılar ve  bu yasayı durdurmak için ellerinde ne koz varsa oynayacaklar.

15 Kasım, bu anlamda önemli bir sınav olacak. Avustralya çapında işçiler 15 Kasım Salı günü sokaklara dökülecek. Daha önce aynı amaçla 120 bin kişinin toplandığı Melbourne’da hedef, 250 bin.

En korkak sendikacı bile “shut down the city” sloganını bayrak edindi.

15 Kasım, fabrikaların kapanıp, işçilerin topluca şehir merkezlerine akacağı bir gün olacak.

HAFTANIN KÖŞE YAZARI

The Sydney Morning Herald, 2 Kasım
Başbakan, 1893’de mi yaşıyor?

NSW’nin “amiral gemisi” SMH’da yazan Alan Ramsey, En-düstriyel İlişkiler Yasası’na ilişkin değerlendirmesinde Avustralya tarihindeki bir olayı hatırlatıyor:
 
“1893 Ağustos ayında, Batı NSW’deki Peak Hill altın madeni-ni işleten John Kelly,  oturup işçilerine şu mektubu yazdı:

“Baylar,

1 Eylül’den itibaren, ücretlerinizi %10 düşürmeyi planlıyorum ve hiç bir itiraz ve görüşmenin bu kararımı değiştirmeyeceğini ilan ediyorum. Sizlere bunu bir ay önce ilan etmemin nedeni, başka yerde daha yüksek ücretle iş bulmanıza fırsat vermektir. İşi bırakırsanız, bu durum beni fazla etkilemeyecek. Çünkü ücreti ne olursa olsun iş vermem için yalvaran bir sürü adamla kuşatılmış durumdayım. Kendim için değil, kamuya hizmet eden bir şirket olduğumuzu unutmuyorum. Bir mala, piyasa değerinden bir penny bile fazla vermek, dürüst bir davranış olmaz. Bana yanıtınızı en geç gelecek maaş gününe kadar bildirmenizi rica ediyorum. Eğer bir yanıt ulaşmazsa, yerinize yeni işçiler alacağım.”

Ramsey, işçilerin, maden işletmecisine grevle yanıt verdiğini yazıyor ve ekliyor:

“Olayın nasıl sona erdiğini bilmiyorum. Bildiğim tek şey, Başbakan Howard’ın hala 1893’de yaşadını sanmasıdır.”

RAKAMLARIN DİLİ

Terör şüphelileri
Yıllık Raporu’na göre Avustralya Gizli Haberalma Örgütü ASIO’nun 2004-05 döneminde yurtdışındaki terör örgütleriyle ilişkisi olduğu şüphesiyle sorguladığı kişi sayısı:  10

AVUSTRALYA TARTIŞIYOR

The Age Gazetesi’nin 7 Aralık’ta yaptığı online anket
Endüstriyel İlişkiler yasasının öngördüğü değişiklikleri onaylıyor musunuz?

Evet % 8
Hayır % 92

Kullanılan toplam oy: 4962

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.