AVUSTRALYA’DAN… Şeyh Tacettin El Hilali

Irak’ta, Shura Council of the Mujahideen of Iraq adlı isyancı grubun 1 Mayıs günü Avustralyalı Douglas Wood’un rehin alındığını gösteren DVD’yi yayınlamasından birkaç gün sonra, Sydneyli Şeyh Tacettin El Hilali, biraz da kendini mecbur his-settiğinden olacak; Irakta rehineyi kurtarma çalışmalarına  katılmak amacıyla yola çıktı.
Mecbur hissetti diyorum, çün-kü olay patlak verince bütün göz-ler Hilali’ye çevrildi. Wood’un kardeşi Hilali’yi ziyaret ederek yardım istedi.

Epeydir “kredilibite” sorunu olan Şeyh Tacettin El Hilali, aslında Avustralya Hükümeti nezdinde de muteber biri değil.

Dikkat ettiniz mi bilmem, Irak’tan verdiği, Wood’un iyi olduğu ve yakında serbest bırakılacağına dair her müjdeli haber, hükümet nezdinde hiç yankı bulmadı.İlgililer; “bağımsız kaynaklarca doğrulanmadı” açıklamasıyla soğuk yanıtlar verdi. Başbakan John Howard, Hilali’nin çabasını bir kez olsun övmedi. Dışişleri Bakanı Alexander Downer, sadece bir kez Hilali’nin çabalarının değerli olduğu yorumu yaptı.

Hilali hor görülen bir kişilik. Kimi zaman ona haksızlık bile yapılıyor olabilir. Ama hükümetin Wood olayında Şeyh’e mesafeli yaklaşmasını onay-lıyorum. Çünkü Hilali’nin ne yaptığı belli değil.

Bu güne kadar en az 4 kez “rehine yakında serbest bırakılacak” dedi. Müjdesi doğru çıkmadı. Önce Irağa gitti, sonra güvenliği tehlikede olduğu gerekçesiyle Amman’a geçti, uzun süre orada kaldı. 

Irak’taki kabile liderlerinin isteği üzerine Irağa tekrar döndü. Son olarak, geçen hafta sonu Avustralya’da telefonla konuştuğu kişilere “Rehineyle yüz yüze görüştüm” dedi, ama Irak’taki Reuters muhabirine “Videoya çekilmiş görüntülerini seyrettim” diye, başka bir ifade verdi.

Burada başka bir olasılıktan bahsetmeden geçemeyeceğim.

Sydneyli Müslüman Lübnanlılar arasında ciddi çelişkiler var. Müslüman fraksiyonlar biribirinden hoşlanmıyor. Kimisinin, Avustralya kamuoyunda prim yapmak için Şeyhi arayıp, onun ağzından laf alıp kamuoyuna açıklamalar yaparak öne çıkmaya çalışıyor olmaları mümkün. Şeyh’in yakın adamlarından Keyser Trad’ın kamuoyundan gizli tutulması gereken bir görüşmeyi bu kliklerden bi-rinin açık etmesini onaylamamasına bakılırsa,  Şeyh’in “Wood’u bizzat gördüm”boşboğazlığı, burada kaos yaratıyor. 

Şeyh, beni yanıltıp Douglas Wood’un serbest bırakılmasını sağlasa da, kamuoyunun sempatisini toplayabilecek bir yapıya sahip değil. Bütün çabalarına rağmen rehine ölürse, işte o zaman en azından basının, Şeyhi kızgın tavaya atacağı kesin. Öyle bir şey olursa, hedefin sadece Şeyh’le sınırlı kalması, Avustralya Müslüman toplumuna yönelmemesi için dua etmek gerekecek. 

Şeyh’in hükümet nezdinde saygın biri olmadığını başta söylemiştim. Aslında Müslüman toplumda da ne kadar muteber biri olduğu çok kesin değil. 3- 4 yıl önce Melbourne’da tanıdığım (Türkiye kökenli olmayan) Müslüman liderler, daha  o zaman Sydneyli Şeyh Tacettin El Hilali’nin Avustralya toplumuna “Avustralyalı Müslümanların Müftüsü” olarak lanse edilmesinden duydukları rahatsızlığı “off the record” belirtmişlerdi.

Hilali, cemaatini bir yana bırakırsak aslında yal-nız bir adam. Wood olayında kendisini ortaya atarak büyük bir kumar oynadı.

Allah yardımcısı olsun.

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.