AVUSTRALYA’DAN… Gizli ajan olmak!

Avustralya televizyonlarında uzun zamandan bu yana “CSI”, “CSI Miami” gibi, İngilizce’de “forensic” adı verilen, bir tür adli tıp, ya da polis laboratuar çalışmalarını temel alan dizi filmler yayınlanıyor. Bu dizilerde, gen teknolojisinden yararlanarak,  “kıldan” “tüyden” ipuçlarıyla, cinayetler çözlüyor.

İtiraf edeyim, bu dizilere bayılıyorum.

Geçtiğimiz aylarda kapımızın önündeki arabama, gece birinin çarpıp kaçması, bu dizilerin ne kadar etkisi altında kaldığımı bir kez daha kanıtladı. Sabah işe gitmek için arabanın kapısını açarken, sağ ön tekerin yanından çarpılmış olduğunu fark ettim. Arkamdan gelen karıma “Orada kal, yaklaşma, burası bir suç mahallidir” diyerek uyardım ve hiç bir şeye dokunmadan dikkatle çarpığı inceledim. Yerdeki boya parçalarından, arabaya gece boyunca orada çarpıldığı sonucunu çıkardım. Beyaz parçalar ise, çarpan arabanın rengini gösteriyordu. Sokakta park halindeki bütün beyaz arabalarda çarpık izi aradım. Arabama çarpan araba, bizim sokaktan biri değildi!

Elimdeki “forensic” imkanlar ve filmlerden edindiğim tecrübe, araştırmamın daha ileri gitmesine ve suçluyu yakalamama imkan vermiyordu. Ama, 10 dakikalık araştırmamı birkaç metre ileriden şaşkınlıkla izleyen eşim, incelememdeki ciddiyet ve dikkatin gözünden kaçmadığını, CSI’daki dedektiflere taş çıkarabileceğimi söyledi!

Anlaşılan, izlediği “forensic” polisiyelerin etkisi altında kalan tek ben değilim. The Sunday Age Gazetesi’nin manşet haberine göre, tıpkı “Medium” dizisinde olduğu gibi, cinayete kurban gidenlerle “öteki dünyadan” ilişki kurup, katillerini yakalatmaya yardımcı olanların kadından etkilenen polisler de var.

Avustralya Federal Polisi, ülkenin ulusal güvenliğinden sorumlu. Gazetenin haberine göre Federal Polis’ten bir üst düzey görevli, Başbakan John Howard’a yönelik ciddi bir suikast planından haberi oluyor ve bilgilerin eksik olduğu bu komployu ortaya çıkarmak için NSW eyaletinde bir kasabada tanıdığı Elizabeth Walker adlı medyumdan yardım istiyor. Federal Polis yetkilileri, gizli bir bilgiyi medyuma verdiği için görevliyi görevinden alıyorlar. Gazete, Federal Polise olayın ayrıntılarını sormuş, yapılan resmi açıklamada, “Olayı inceliyoruz. Bir Federal Polis ajanı görevden alındı. Federal Polis, görevinin gerektirdiği gibi gizlilik koşullarına uyulmamasını ciddi bir suç olarak değerlendirir. Güvenlik konularının medyumlarla çözülşmesi, Avustralya Federal Polisi’nin benimsediği bir yöntem değildir” ifadesine yer verilmiş. Gazete medium Elizbeth Walker ile de konuşmuş. Walker, müşterileri ile arasındaki görüşmelerin gizli olduğunu, bu görüşmeleri kocasıyla bile konuşmadığını söylemiş.

Avustralya olaydan 9 Nisan günü gazeteye manşet olunca haberdar oldu. Benden başka herkesin haberi okuyunca kahkahaya boğulduğundan eminim. Ama ben bu zavallı ajanı anlıyorum. Karıma göre o da benim gibi bu dizileri fazla ciddiye almış!

Avustralya’ya ilk geldiğim yıllarda beni en çok iki şey şaşırtmıştı. Birincisi genel helaların ücretsiz olması. İkincisi ise, gördüğüm kadın polislerin istisnasız tamamının manken kadar güzel olmaları. “Şu kız beni tutuklayıp içeri atsa, hatta ‘konuş lan!’ diye gözümün ortasına bir tane çaksa, ah diye bağırırsam nağmerdim” diye düşünmüştüm.  

Geçen hafta sonu, gazetelerde bir haber çıktı. Habere göre Avustralya Gizli İstihbarat Örgütü ASIO, eleman arıyor. Genç kızları ajanlığa teşvik etmek için reklam filmleri hazırlamışlar. Bu filmde genç ajan takip görevinde. Takip edilen kişi büyük bir alış veriş merkezine gidiyor, ajan da peşinden.. Ajan, alış veriş merkezinde kameraya dönüp, “böylece hem işimi yapıyor, hem de vitrinlerde yeni çıkan kıyafetleri görüp, daha sonra gelip neyi satın alacağımı kararlaştırabiliyorum” diyor. 

İnsanın içinden “sevsinler böyle ajanı” demek geliyor!

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.