AVUSTRALYA’DAN… Kuş gribinden Greenpeace’e

ABD West Virginia Eyaleti  Mingo County Belediye Başkanı,  1987 yılında bir AIDS’linin kamuya açık bir yüzme havuzunda yüz-düğünün belirlenmesinden son-ra havuzu derhal kapatmış, ve gerekçe olarak, “milyonda bir ihtimal bile olsa, bir kişinin havuz suyuna karışma ihtimali olan mikroplarından hastalığa yakalanma ihtimali varsa, ben o havuzu açık tutmam” demiş.

Beldiye Başkanı’nın o dönemde aldığı bu gibi aşırı tedbirler, insandan insana bu-laşması halinde bugünkü kuş gribi salgını tehdidinde de geçerli olabilir mi? Geçen hafta Türkiye’de 3 kişinin kuş gribinden ölümü, Avust-ralya makamlarını, Türkiye’den gelenlere karşı “aşırı tedbirler” almaya zorlar mı?

Sözgelimi, Türkiye’den geliyorsunuz ve burnunuz akıyor, hapşırıyorsunuz.  Havalanında karantina yet-kilileri sizi apar topar bir hastaneye zorla götürüp ka-rantina altına alınmanızı sağlar mı?

Evet yapabilir. Yasal olarak buna hakları var.

AIDS ilk çıktığında, ABD ve diğer ülkelerde bu tür aşırı tedbirler, söylentileri cid-diye alan, sözgelimi; AIDS mikrobunun dokunmayla bir başkasına bulaşabileceği gibi gerçek olmayan açık-lamalar temelinde alınırken, Avustralya bu yolu seçmedi. İnsanları gereksiz yere rahatsız etmek ve panik havası yaratmak yerine kamuoyunu hastalığa karşı eğitme yolunu tuttu. ABD dahil öteki ülkelerde eşcinsellere  AIDS’e neden olan “ib..ler” muamelesi yapılırken, Avustralya; başta kendi eşcinsel toplumu olmak üzere tüm toplumu güvenlik seks konusunda bilinçlendirdi.

Birleşmiş Milletler’in 2005 AIDS Raporuna göre Avustralya’da AIDS virüsü taşıyanların sayısı 1995- 2005 arasında %25 azalırken, bu rakam ABD’de az da olsa arttı.
Son zamanlarda Avustralya gazetelerinde kuş gribi hastalığı-na dair potansiyel felaket senar-yoları yazılıyor. Bakanlar, bilim-adamları, kuş gribi salgınının ka-pıda olduğunu ilan ediyor. Sağlık Bakanı Abbott, “kimse korkmasın, Avustralya dünyanın bir kuş gribi salgınına karşı en iyi şekilde hazırlanmış ülkesidir” garantisi veriyor.  Ki, bu konuda çok da haksız değil. Umalım ki Avustralya, AIDS örneğinde olduğu gibi panik havası yaratmadan, toplumunu bu hastalık konusunda bilinçlendirsin. 

***

AFERİN GREENPEACE

Televizyonlarda güney denizlerinde Japon balina avcıları ile balinaları korumaya çalışan Greenpeace eylemcileri arasında süren kedi – fare yarışını izliyor musunuz bilmem. Greenpeace tekneleri, balina avlama mevsimi dolayısıyla Antartika açıklarında avlanan Japonları durdurmaya çalışıyor; Japonlar da, ava engel olmak isteyen Greenpeace teknelerini basınçlı suyla gemilerinden uzak tutmaya çalışıyor. Greenpeaceciler ise, tam av anında, avcı geminin önünde havaya basınçlı su sıkarak gemi dümencisinin görüş açısını kapatmayı ve balinayı görmesine engel olmaya çalışıyor.

Bütün bunlar, en yakın kara parçasından binlerce km uzakta oluyor. ABC Radyosu’nda dinlediğim uydu telefon aracılığıyla bölgedeki Greenpeace sözcüsü ile yapılan söyleşide, sözcü; geminin başarılı bir şekilde engellemeleri sonucu 11 gün boyunca tek bir balina dahi avlayamadığını, ancak son 24 saat içinde 13 balina avlamalarına engel olamadıklarını anlattı.

Greenpeace gemisi kutlanmayı hak ediyor.

***

RAKAMLARIN DİLİ

Okula gönderilmeyip aileleri tarafından evde eğitilen Avustralya ve Yeni Zelandalı çocuk sayısı : 26,000

***

AVUSTRALYA TARTIŞIYOR

Ninesmn’in 8 Ocak’ta yaptığı online anket

Avustralya’da zorunlu askerlik uygulamasının yeniden başlamasını istiyor musunuz?
EVET  51,813 oy
HAYIR    42,058 oy

***


HAFTANIN KÖŞE YAZARI
Michael Duffy, Sydney Morning Herald, 7 Ocak

Erkekler ve banka kredisi…

Yazarın ev almak için banka kredisi kullanmanın aslında iyi bir şey olduğunu anlaması için Aborjin Lider Warren Mundine’le konuşması yetmiş.

“Banka kredisi iyi bir şey” diyor Duffy, çünkü alanın davranışlarına dikkat etmeye zorluyor. İş sahibi olmak, ailede istikrarlı bir yapının sürmesine dikkat etmek gibi sağlıklı alışkanlıklar edindiriyor.

Şairler bağımsızlığı engellediğini öne sürmeye devam etsin. Kredi kullanımı, o tüylü mamutları avladıkları ilkel dönemden bu yana erkek testorejenini terbiye eden en barışçı keşif olmuştur.”

***

KARA TAHTA
Tatile nereye gideceğiz!

Dünyanın ünlü sosyete ve dedikodu dergisi Who Weekly, global ısınma nedeniyle Pasifik Adaları’nın sular altında kalması olasılığı belirdiğine dikkat çekti.

22 sayfaya yayılan ancak sadece 450 kelimeden oluşan haberde, bol miktarda ünlünün, arşivlerdeki egzotik adalarda yarı çıplak çekilmiş “sıcak” fotograflarına yer verilerek, 2005’in dünyada tesbit edilen “en sıcak yıl” olduğu kanıtlandı.

Haberi okuyunca, dünya sosyetesinin güneşlenecek yer bulamayacağı için büyük bir panik yaşadığı duygusuna kapıldım!
         
         
       
       

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.