AVUSTRALYA’DAN… Rugby

AVUSTRALYA’DAN… Rugby

0
PAYLAŞ

11 yıl önce Türkiye’den ayrılırken böyle olacağını biliyordum. Her şeyi unutacak, yeniden başlayacaktım. Düşündüğüm gibi de oldu… Önce telefon numaralarını unuttum. Sonra isimleri. Ve yüzleri..

Yeni duruma uyum sağlama konusunda insanoğlu kadar esnek olabilen hiç bir varlık yok. Bazen, insan da zorlanıyor. Ben de zorlandım tabii. Mesela, Beşiktaş’tan vazgeçmenin bıraktığı boşluğu nasıl, neyle dolduracaktım. Hafta sonu iddialı bir maçı izlemek için televizyonun karşısına geçip tırnaklarını yiye yiye 90 dakikayı doldurmanın heyecanını başka ne de bulabilirdim?

Avrupa’da olsa, kolay. Avustralya’da, değil destekleyeceğin bir takım, futbol bile yok! Futbolu göçmenler piknik alanlarında, tarlalarda oynuyor. Avustralyalı futbol diye, yumurta topla oynanan ve kanımın hiç ısınmadığı bir oyunu izliyor.

Neyse ki o kabus dolu yıllar geride kaldı. Beşiktaş’ın yerini Wallabies aldı. Gönlüm rahat. Artık favorim rugby, ve takımım da Wallabies, yani Avustralya Rugby Union Milli Takımı..

Rugby Union uluslararası bir oyun. Dünyanın en iyi rugby union takımlarının hepsi güney yarım kürede: Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika takımları. Oyunu burada anlatmak zor. Uzun eşek, Bursa kılıç – kalkan, yağlı güreş ve Japon samoa güreşi karışımı bir şey. Oyunu sahada izleseniz, mutlaka her beş dakikada bir kırılan kemik sesi duyarsınız, eminim. Yanlış anlamayın. Şiddet sporu olmaktan çok uzak. Rugby Union, “centilmen sporu” olarak adlandırılıyor. Sonra da ekleniyor: “çapulcuların oynadığı centilmen sporu.” Bu oyunu geleneksel olarak üst sınıf mensupları oynuyor. Pahalı özel kolejlerin hepsinin rugby union takımı var. Rugby Lig ise, işçi sınıfının oyunu. Rugby’nin kuralları değişik bu dalı için de “centilmenlerin oynadığı çapulcu sporu” deniyor.

Oyunun çok sıkı kuralları var. Bana yeğenimin hediye ettiği “Rugby for idiots” kitabını iki kez okudum, hala tüm kuralları anlamış değilim! En önemli kural; pasın ileri değil, geriye doğru atılması. Yani top, taşınarak ilerliyor, pasla değil. Rakip takım oyuncusu, topla ilerleyen oyuncuyu durdurmakla yükümlü. İşte kemik sesi, o an duyuluyor!

Oyunun doğası gereği, rugby oyuncuları iri yarı. Her birinin ensesi, insan beli kalınlığında. Geçenlerde gazetede okudum: Ünlü bir Rugby oyuncusu baş ağrısı dayanılmaz hale gelince doktora gitmiş. Doktor, inceleme sonunda oyuncunun kafasında bir yerde derinin altında bir şey bulmuş. Küçük bir operasyonla o “şeyi” çıkarınca ne görsün: bir diş! Hafta sonu oynanan maçta oyuncunun çarpıştığı rakip oyuncunun dişi!. Dişin olduğu yer iltihap toplamış, ağrının kaynağı iltihapmış!

Rugby Union Dünya Kupası  geçen hafta Fransa’da başladı. Türkiye’de yanabcı kanallar dışında izlenme olanağı var mı emin değilim. Ama Avrupa’dakiler televizyondan mulaka izleyebilir. Kurallarına biraz aşina olursanız eminim seveceksiniz. İzlenmeye değer maçlar Avustralya, Yeni Zelanda ve Güney Afrika’nın birbiriyle yapacağı maçlar olacak. Şu anda grup eleme maçları oynanıyor. Çeyrek Finaller 6 Ekim’de, Yarı Finaller 14 Ekim ve Final 21 Ekim’de oynanacak.
İyi seyirler.

Not: Avustralya Deniz Kuvvetleri’nin yalancısıyım. Web sitelerinde Avustralya Deniz Kuvvetlerine bağlı Anzac gemisi personeliyle Türk askerlerinin 2 yıl önceki Anzak Törenleri sırasında İstanbul’da rugby maçı yaptığı yazılı. Türk takımının adı “Ottomans” olarak belirtilmiş. Hatta web sitesinde bir de resim var. E mail gönderip resme ilişkin ayrıntı istedim. Yanıt gelmedi. Yani rugby’nin “milli bünyemize aykırı” olduğunu kimse iddia edemez! Bitmedi. Bir seferinde de sürdüğüm taksiye müşteri olarak binen bir Avustralyalı, okuduğu bir kitaba dayanarak, 1915’de Gelibolu’da Avustralya ve Türk askerlerinin ateşkes sıralarında siperler arasında kriket oynadıklarını söyledi. Kitabın adını bana e mailleyeceği sözü verdi ama yerine getirmedi.

BİR CEVAP BIRAK

4 × four =