AVUSTRALYA’DAN… Yavaş yavaş uyum

Bu ülkeye yavaş yavaş uyum sağlıyorum!

Bu güne kadar, Avustralya’da gündemi doğru dürüst izlemeye gayret gösteren haftalık bir Türkçe gazetenin, önemli bir haber atlaması söz konusu olmadan, bir haftanın başlıca gelişmelerini okurlarına aktarması, çok zor değildi.

Türkçe gazeteye haber yazmak, o hafta boyunca oluşan bir; bilemediniz iki olayı takip edip özetlemekten, ve diğer birkaç “münferit” olayın yazımından ibaretti. Doğrusu pek çok zaman, yazılacak değerde haber bulma sıkıntısı çektiğimi söyleyebilirim. Kimi zaman, Avustralya ve Türkiye haber trafiğini ister istemez karşılaştırıp, “Avustralya’da olay mı var allahaşkına” diye düşündüğüm olmuştur. 

Gündemin bir günde iki kez değiştiği bir ülkeden gelip, Avustralya gibi yaprak kımıldamayan  bir yerde gazetecilik yapmaya çalışmak, tekrar itiraf ediyorum, çok sıkıcı.
Tabii ki aslında bu ülkede bizim anladığımız anlamda, “olay” olmaması iyidir. Avustralya’ya o bakımdan “sıkıcı” yaftası yapıştırmak en azından ayıp, nankörlük! Benimkini siz “meslek hastalığı” olarak kabul edin!

 Bu ülkeye “uyum” sorunu olan bir toplumun ferdi olarak, bu duruma da ben uyum  sağlayamıyorum. Televizyonda, birbirine “şerefsiz!” diye bağıran politikacılar yerine, hayvanseverlerin ayağı burkulan pengueni tedavi amacıyla yakalamak için, kendilerini deliler gibi denize atmasının “haber” diye sunulmasını; hayvanat bahçesi’ndeki zürafaanın oğlu olduğu haberinin, akşam haberlerinin “flaşı” olarak verilmesini, tırnaklarımı yiyerek izliyorum.

İsyan ediyorum!

***

Buraya kadar yazdıkların bu güne kadarki durumdu.

Çok şükür, artık değiştiğine inanıyorum.

Uzun yıllardan bu yana Avustralya haberleriyle içli dışlı bir kişi olarak, son aylardaki haber yoğunluğu kadar yoğunluğa hiç rastlamadım.

Olayların arkası gelmiyor. Başka hiç bir iş yapmadan oturup gelişmeleri takip etmezsen, ipin ucunu kaçırırsın!

Son birkaç haftada özellikle de Endüstriyel İlişkiler ve Anti Terör yasa tasarıları konusundaki gelişmeleri, Avustralya Türkçe yayın organları hak ettiği şekilde yansıtamadı. Çünkü kimse yetişemedi. Tıpkı Türkiye haber trafiği gibi.

Ayrıca, takip edebilse bile, haftalık gazete ölçülerinde her şeyin hakkıyla verebileceğinden de emin değilim. Çünkü bu hızlı trafiği ancak günlük yayın kaldırabilir. Bu durum Avustralya’da görebildiğim kadarıyla ilk kez oluyor.

Ben haber yoğunluğu konusunda Avustralya’ya uyum sağlayamadım. Ama artık, Avustralya bana uyum sağlıyor.

***

PIGGY BANK

Piggy Bank, batıda çocukların tasarruf alışkanlığını geliştirmek için icat edilmiş, domuz şeklindeki kumbara.

Avustralya gazetelerinde İngiltere’de bankaların, müslüman müşterilerini rencide etmemek için piggy banklar’ı yasaklayacağı haberi yer aldı. Hem de sayfalarının görünür yerlerinde.

Daha sonra Avustralyalı bir gazeteci olayın aslını yazdı. Haber, doğru olmasına doğru. Ama hiç bir ciddi İngiliz gazetesinde yer almamış. Sadece bir bulvar gazetesinde, “85 yaşındaki kadının çocuğu oldu”, ya da “5. kattan düştü bir şey olmadı” gibi “hafif” haberlerin sunulduğu yarı şaka haber sütununda yer almış. Konu bir ay kadar önce İngiltere basınında gündeme gelmiş, müslümanlar, “piggy banktan bize ne, biz ne rahatsız oluruz, ne de karşı çıkarız” demişler. Bizim işgüzar The Age ve The Australian ise, piggy bank’ın yasaklanacağı haberini büyük bir ciddiyetle sunuyor.

RAKAMLARIN DİLİ

İleri saat uygulaması
Yaz aylarında saatleri bir saat ileri alarak Avustralya’nın elde ettiği günlük elektrik tasarrufu:  %1

HAFTANIN KÖŞE YAZARI

The Financial Review, 25 Ekim 2005

Avustralya’nın tek ve bir o kadar da güzel ekonomi gazetesi The Financial Review’de yazan Peter Mares ve Nic Maclella, “Pasifik adalarından gelen işçilere kapılarımız açık olmalı” başlıklı yazılarında, yurt dışında yaşayan Pasifikli işçilerin, ailelerine gönderdikleri paraların, pek çok Pasifik ülkesinin başlıca gelir kaynaklarından biri olduğuna dikkat çekiyor.

Avustralya’dan aldıkları yardımlarla ayakta duran Pasifik ülkelerinin, bu yardıma ihtiyaç duymadan kendi ayakları üzerinde durabilmesi için;  Pasifik adalarından yurt dışına çıkacak gurbetçileri desteklemesi gerektiğini kaydeden yazarlar, bunun yararlarını şöyle açıklıyor:

“Gurbetçilerin ailelerine gönderdiği paralar artmazsa, Avustralya yardımlarına olan bağımlılık artacak. Avustralya, Pasifik adalarından Avustralya’ya çalışmak için gelmek isteyenlere kapılarını açmalı, özellikle tarım alanındaki mevsimlik işgücü ihtiyacını o ülkelerden karşılamalı.”

***

(Başbakan Howard ilerleyen günlerde bu öneriyi reddetti, Yerine, Pasifik ülkelerine TAFE tarzı teknik okullar yapılması sözü verdi. İ.K.)

AVUSTRALYA TARTIŞIYOR

SMH Gazetesi’nin 11 Ekim’de yaptığı online anket (O zaman yardım miktarı $5.5 milyondu):

Avustralya’nın Pakistan’a yaptığı yardım yeterli mi?

İyi % 32
Yeterli değil % 54
Çok fazla %14

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.