AVUSTURYA’DAN… İnsan hakları derneği iflas etti

AVUSTURYA’DAN… İnsan hakları derneği iflas etti

0
PAYLAŞ

Bankacı ve hakime kur

Yalan mı gerçek mi emin değilim, ancak 8,5 milyon nüfusu olan ülkede 2,5 milyon insanın okuduğu gazete haberi yayınladıktan sonra kesinlikle doğrudur derim. Hem de hakim isimleri, resimleri, bankacılar ve dolandırıcılar isim isim belirtildikten sonra mutlaka doğrudur.

Bir zamanlar Avusturya’nın en büyük bankalarından olan Avusturya Sendikalar Birliğine ait BAWAG bankası 3 milyar Avro’dan fazla zarar etmiş ve sendikacılar bankalarını hem de Amerika’da en azılı sendika düşmanı bir finans kuruluşuna satmışlardı.

İşte bu bankanın genel müdürü aleyhinde görevini kötüye kullanmaktan, dolandırıcılıktan vs dava açılmıştı. İşte bu eski banka genel müdürü her duruşmaya sağlık durumunu bahane ederek, ayaklarını mahkeme salonunda önüne konulan bir sandalyeye uzatıyor, bacaklarının üstüne de bir battaniye atarak, duruşmayı takip ediyordu. Bunun basına yansıyan nedeni prostata kanserinden dolayı bacaklarının üşüdüğü biçimindeydi. Böyle bir durumun olabilirliğini sağlıkcılar bilir.  Eski genel müdürün mahkemedeki her duruşması gazetelere konu oluyor ve gazeteler sayfalarca bir bankacıyı, bir de hakimi yazıyordu.
Avusturya’nın en çok okunan ve toplumu siyasi olarak en fazla etkileyen, ancak Avusturya’nın aydın kesiminin de düzeysiz bulduğu, ilk fırsatta ya kendi yazılarının ya da kendileri ile haberin yayınlanmasını canı gönülden istedikleri bu sözde düzeysiz bulunan gazetenin haberine göre, banka eski genel müdürünün aleyhinde açılmış davanın genç, sempatik ve biraz da her duruşmada taktığı değişik gözlüklerden dolayı ekzantrik hakimi bayan  Claudia Bandion Ortner, dava sürecinde  o kadar yorgun düşmüş ki,  sonunda başvurusu sonucunda kendisi  kura gönderilmiş.

İşin ilginç tarafı hakim hanımın kura gönderildiği sürede, davalı eski banka genel müdürü Helmut Elsner de kura gönderilmiş. Dosyalar dolusu davada hem hakim, hem de yargılanan kişi çok çalışmaktan yorgun düşmüşler. Bu gidişle kısa sürede biteceğe benzemeyen bu dava süresinde bir kaç defa daha kur yolu görünecek kendilerine. 

İnsan hakları örgütü iflas etmiş

Gene aynı gazetenin 9 Ocak 2007 tarihli sayısındaki bir habere göre “International Helsinki Federation for Human Rights” kısa adıyla IHS adlı insan hakları dernegi iflas etmiş. Hani bu iflas siyasi iflas değil.  Benim şu sıralarda siyasi iflası yaşayan siyasi abilerim vardı, bu siyasi iflas kavramını onlardan öğrenmiştim. Helsinki Uluslararası İnsan Hakları Derneği, IHS’in iflası da siyasi bir iflas değil, basbayağı maddi kriz sonucunda oluşan iflas. 2000 yılında dernekte muhasebeci olarak işbaşı yapan 42 yaşındaki adam senelerce dernek kasasından paralar harcamış. Bazı harcamalar gazetenin ifadesine göre yüzbinlerce Avro’yu bulmaktaymış ve dernek görevlilerinden hiç kimsenin dikkatini çekmemiş.  Devlet destegi ve çeşitli bağışlarla yaşayan dernek kasasından aldığı paralarla muhasebeci önce kendisini, sonra da 41 yaşındaki sevgilisini zengin etmiş. Sevgilisine bir mağaza açılmasında da maddi olanak sağlamış ve gene sevgilisinin bütün kumar borçlarını ödemiş.
Olayın ortaya çıkması sonrasında aleyhinde açılan dava sürecinde mahkemede muhasebeci şuçunun bir kısmını  kabul ederken, onun sevgilisi olaydan hiç haberi olmadığını açıklamış. Muhasebeci aleyhinde açılan dava sonuçlanmış, muhasebeci üç, sevgilisi ise  iki yıllık hapis cezasına çarptırılmışlar.  Helsinki Uluslararası İnsan Hakları Derneği IHS’in Viyana şubesi ise iflası bildirmiş.

Köy, kasaba ve şehir tabelaları

Avusturya’nın Kärnten eyaletinde uzun zamandır iki dillilik ile ilgili sorunlar gündeme zaman zaman damgasını vurur. Kärnten eyaleti Valisi olan aşırı sağcı Dr. Jörg Haider eyalette bulunan Slovence ve Almanca olmak üzere olan iki dilli tabelalara karşı olduğunu defalarca ifade etmiş ve eyaletinde Slovence olan tabelaları kaldıracağını açıklamıştı. Bazı yerleşim yerlerinde olan Slovence tabelaları ise basını da yanına alarak söktürmüş, onların sökülüp kaldırılmasında da kazma ve kürekle aktif olarak çalışmıştı. 

Slovenya Cumhuriyeti’nin Avrupa Birliği Dönem Başkanlığı’nı devraldığı 1. Ocak 2008 tarihinden bu yana tartışma başka bir boyut kazandı. Slovenya Dışişleri Bakanı Dimitriy Rupel  yapmış olduğu basın toplantısında, Avusturya’nın Kärnten eyaletindeki tabela sorunuyla dönem başkanlıklarının bitiminde Avrupa Birliği’ni göreve çağıracaklarını ve gerekirse de dava açacaklarını duyurdu.  Slovenya Dışişleri Bakanı Dimitriy Rupel, Avusturya’ nın Kärnten eyaletinde yerleşim yerlerinin adlarının ve trafik levhalarının eyalette yaşayan Sloven azınlığının dilinde de olması gerektiği düşüncesini belirterek, iki Avrupa Birliği ülkesi arasında sorunların duyurusunu yaptı. 

Aşağı Avusturya eyalet seçimi

Avusturya’nın en büyük eyaletlerinden olan Aşağı Avusturya’da 9 Mart 2008 tarihinde yerel seçim yapılacaktır. Genel seçimler ve yerel seçimler geldiği zaman, ülkede seçimin ana teması mutlaka yabancılar olur. Partiler seçimlerde yabancılara yakınlığı ve uzaklığına göre oy toplar veya oy kaybeder. Onun için de seçimlerde yabancılar ve onlarla ilgili söylemler çok büyük önem kazanır.  Yabancılar deyince de ilk akla gelen yabancı kesim mutlaka Türkler olurdu, ondan sonra da eski Yugoslav kökenliler, özellikle Sırplar. Şimdi ise Şengen’e ait bazı ülkelerin de katımasıyla yabacı boyutu biraz daha farklılaştı. Yeni Şengen ülkeleri çoktan Avusturyalıya yeni pazar oldu. Bundan dolayı da 2007 yılında Avusturya’nın ekonomik durumu istatistiklere ve ekonomistlere göre oldukça iyi  durumda olduğu belirtilmekte. Buna rağmen Avusturya’nın yeni  pazarları olan ülkelerin insanları iş gücü olarak Avusturyalının  kapısını çaldığı zaman onların rahatını kaçırmakta. 

Avusturya’ nın Österreich (Avusturya) adlı gazetesinin 8 Ocak 2008 tarihli sayısı manşetten seçim kavgasının merkezinde  yabancıların olacağını duyurdu. Bu yabancılar genelde Avrupa Birliği üyesi olmayan üçüncü ülkelerden gelenler, Türkler, Afrikalılar, Sırplar ve yeni Şengen ülkelerinden gelen işçi ve mültecilerdir. Gazete daha önce Avrupa Birliği ülkesi olup da Şengen’e henüz dahil olmamış  ülkeler ile aralarındaki sınırların 1. 1. 2008 tarihinde kaldırılmasının şampanyalarla kutlanılmasını manşetine taşımıştı.  Aradan bir iki hafta geçtikten sonra aynı gazete seçimlerde o ülkelerden gelen ve gelecek olanların Avusturyalının varlıklarını tehlikeye sokacağını belirtmekte. 

Bu tipik durum Avusturyalılara hastır,  ihtiyaçları olduğunda yabancılara yakın, kendi yaşam alanlarına girildiğini gördüklerinde tehlike içinde olduklarını yüksek sesle dile getirirler.

Türk değerlerine hakareti ve Avrupalı anladı Türkler anlamadı

Avusturya’nın ciddi sözde sol libarel gazetesi olarak bilinen Der Standard’ın  8 Ocak 2008 tarihli sayısında yayımlanan Istanbul’dan yazan Jürgen Gottschlich’in “Türklüğe hakaret suç olmayacaktır artık” adlı makalesi dikkat çekiciydi. Yazar, Ankara’nın Avrupa Birliği’ni yumuşatmak için  Ceza Yasası’nda yeralan 301. Maddeyi kaldırmak istedigini belirtmekte. İki yıldan bu yana Türkiye’de 301. Madde ile ilgili ülkede tartışmaların yaşandığını anlatan gazetenin İstanbul’dan yazan temsilcisi, “yüzlerce yazar, aydın ve gazetecinin aleyhinde dava açılmasına sebep olan Türklüğe hakareti önleyen maddenin” değiştirlecegini hükümet sözcüsü tarafından açıklandığını yazdı. Gazetede 301. Maddenin kalkma sürecinin hukuki boyutunu anlatırken, bu maddeden yargılanan ünlülerin Orhan  Pamuk ve Elif Şafak olduğunu da belirtilmeyi unutmadı. 301. Maddeden gerçekte yargılanıp cezaya çarptırılan tek kişinin ise Hrant Dink olduğu ve onun da kurşunlanarak öldürüldüğü belirtildi. 
Gazete makalenin sağ üst köşesine  bir fotoğraf yerleştirmişti; bu fotoğraf Mustafa Kemal ve Türk Bayrağı fotoğrafıydı.  İşte bu fotoğrafın altındaki şu cümle dikkat çekmekteydi; “Türklüğün sembolleri: Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün büyük boyutlardaki heykelleri ve Türk Bayrağı.”

Bunun Türkçesi, Avrupalılara Atatürk ve Türk bayrağına hakaret artık suç olmaktan çıkmaktadır. İsteyenin istedikleri zaman hem ülkemizin bayrağına, hem de Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal’e hakaret edebilirler sözüm ona “müjdesini” Avrupalıya verdi.
 

BİR CEVAP BIRAK

3 + 16 =