AVUSTURYA’DAN… İslam’a saldırı

AVUSTURYA’DAN… İslam’a saldırı

0
PAYLAŞ

Kendin pişir  kendin ye ve İslam’a saldırı…

Avusturyalılar noel döneminde hayır kurumlarına  bağışlar yaparlar. Bu onlar için biraz da zekat vermek gibi görevdir. Bu bağışlar on Avro’dan başlar,  gelirlerine göre bu rakam daha yukarılara çıkabilir. Uzak Asya’da 2005 yılındaki Tsunami felaketinden sonra, Avusturya’da Tsunami felaketi nedeniyle yardım hesapları açılmıştı,  bu yardımlar milyonlarca Avro ile ifade edilen rakamlara ulaşmıştı. Halktan toplanan bu paralar daha sonra ne yapıldı, pek bilen yok.

Ancak kilise çevresinin  hayır kurumlarından birisinin başkanı ocak ayının ortalarında Tsunami felaketine uğramış ülkelerden birne gitmiş ve oradan kendisine giydirilmiş olunan yöresel bir giysi içinde “Biz yardım sözümüzü tutacağız ve vermiş olduğumuz yardımı yerine getirecegiz” açıklamsında bulunuyordu. Bu söz tutma sözü gelişi güzel söylenen bir ifade değildi.

Zira Avusturya’da herkesin verdiği sözde duramadığı görüldü? Avusturya’nın o zamanki federal hükümeti tam tamına 34 milyon yardım sözü vermişti.  İşte bu yardım sözü şimdi Avusturya’da sorgulanmaya başlandı ve 2007 yılının sonunda söz verilen paraların bir bilançosu yapılmaya başlandı. Avusturyalı politikacılar Tsunami felaketinden nasibini almış ülkelerde Avusturya köyü kuracaklarına dair sözler de vermişlerdi.

Aradan iki yıl geçtikten sonra verilen sözün tutulup tutulmadığına dair soruya yanıt verecek bir yetkili bile bulunamamakta. Halbuysaki, yeni ve eski hükümet üyeleri en güzel ve en spor giyeceklerini giyip, uçağa atladıkları gibi, bölgeye gitmiş, oraları teftişe çıkmışlardı.
İşte gruplar halinde  gezi düzenleyenlerden birisi şu sıralar işsiz Avusturya’nın eski başbakan yardımcısı, diğeri ise hala dışişleri bakanlığı görevinde bulunan Ursula Plassnik’ti.

Ülkede Çad’a asker gönderilmesinin karara alınmış olmasına rağmen,  hala asker gönderme olayının tartışma konusu edilmesini manşetten verirken, Almanya’daki müslümanlarla ilgili bir anket sonuçlarını da sayfalarına taşıyıp, müslümanların potansiyel  terörist olduğunu duyuran Kronen Zeitung,  Tsunami yardımının da muhasebesini çıkarıyordu. 

Avusturya’nın en çok okunan, en düzeysiz gazetesi olarak kabul edilen, ancak toplumu siyasi olarak en fazla etkileyen ve yabancı aleyhtarı tutumu ile bilinen, Kronen Zeitung gazetesi 25 Aralık 2007 tarihli sayısında, politikacıların verilen yardım sözünün arkasında sadece eski yeni hükümet üyelerinin yapmış oldukları turizm gezileri olarak kaldığını yazdı.  Ayrıca Avusturya’nın Tsunami felaketine vermiş oldukları yardım sözünün altından bir şeyin çıkmadığını yazdı.

Gazete yapılan yardım sözü olan 34 milyon Avro paranın kalem kalem nerelerde harcandığını anlatırken, verilen sözün sadece sözde kaldığını, bir de yeniden yapılandırma projesinde personal masrafı ve politikacıların yemelerine, içmelerine ve gezilerine harcandığını anlattı.

Hangi paranın neler için harcandığını anlatan gazetenin vermiş olduğu rakamları buraya alarak, okuyucumu rakamlarla boğmak istemiyorum.

Yalnız en etken ama en beğenilmeyen gazete olan Kronen Zeitung’un tesbitinin aynısı Avusturya’nın ciddi haber dergisi olan Profil’in 2007 yılının son sayısında da yer aldı.  Profil dergisi olayın ortaya çıkarılmasının kendi emekleri olduğunu belirtirken, konuyla ilgili haberin başlığını “Kendi kendine yardım” olarak belirlemişti. Haberin devamında federal hükümetin Tsunami felaketi sonrasında 2005 yılında verilmiş olan 34 milyon Avro’luk yardım sözünü noel masalı olarak değerlendirirken, 2007 yılının noelinde bu masalların unutulduğu biçiminde tesbitte bulundu.  Dergi, verilmiş yardım sözünün 8,9 milyonluk kısmının 2005 yılında harcandığını yazarken, başka bir yardım rakamının da artık aktuel olmadığının altını çizdi.

2006 yılında bir meclis araştırması sorusuna Avusturya Dışişleri Bakanı Ursula Plassnik vermiş olduğu cevapta; yapılan yardımları anlatırken, Tsunami felaketinde kaybolan Avusturyalı turistlerin aranmasında, onların Avusturya’ya transferleri ve getirildikten sonra psikolojik danışmanlıklarına yapılan harcamalarla cevaplandırmış.

Meclis araştırması sorusuna Avusturya’nın Dışişleri Bakanı Plassnik,  “Tsunami felaketi sonrasında bölgede yeniden yapılandırma konusunda herhangi bir yardım çalışması yapılmadığı” şeklinde de cevap vermiş. Kısaca verilen yardım sözlerinin tutulduğu olmamış. Yapılan harcamalar, Avusturyalıların gerçekte kendi kendilerine yapmış oldukları yardım olarak kalmış. Vermiş oldukları yeniden yapılanma sözü unutulup gitmiş.  Bunun böyle olduğu ülkenin en popüler bakanı olan dışişleri bakanından, çeşitli partilerin temsilcilerine, oradan da basında en güvenilmez gazeteden, en güvenilir haber dergisine  kadar onaylanmış durumda.

Avusturyalı böyledir, noel heyecanı içerisinde masallar anlatılır, o heycanın kaybolmasından sonra ise herşey unutulur gider. Onlar almadan da vermezler. Hem on alıp bir vermeyi yeğlerler, verilecek o birden de kendilerinin ağırlanmalarına, sırtlarına geçirilecek yöresel giysilerine, midelerine düşecek yerel yiyeceklere  ve onurlandırılmalarına ayrı bir de bütçe ayrılmasını şart koşarlar. 
Hani Avrupa Birliğine girildiği taktirde yardımların yağacağına kanan masal dinleyicilerine bu kendi kendine yapılmış olunan  yardımı hatırlatmak istedim.


İslam’a doğrudan saldırı

Yerel seçimler kapıya dayandı. Her seçim dönemimde oy alabilmek için birilerini hedef almak Avusturya’da adet haline geldi.

Avusturya’nın en büyük ikinci şehri olan ve Steiermarkt eyaleti başşehri Graz’da da belediye başkanlığı seçimi yapılacaktır. Irkçılığı ile tanınan Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) ülkede en az müslüman nüfusuna sahip olan Graz şehri belediye seçimlerine hazırlanmakta. Bu hazırlıkların da yapıldığı partisinin yeni yıl buluşmasında FPÖ belediye başkan adayı bayan Susanne Winter Hz. Muhammed’e, müslümanlığa ve müslümanlara hakaretler yağdırdı. FPÖ’lü bayan politikacı Susanne Winter, Hz Muhammed’in 6 yaşında bir çocukla evlediğini, günümüzde bu durumun çocuk tecavüzcülüğü anlamına geleceğini ifade ettikten sonra Hz. Muhammed’in bir çocuk sapığı olduğunu söyledi.
Ayrıca Kur’anı Kerim’in bir sara hastası tarafından yazıldığını ijfade eden Susanne Winter, “İslam’ın erkek diktatörlüğü olduğunu ve çıkmış olduğu yer olan Akdeniz’in arkasına sürülmesi gerektiğini” söyledi. 

Bunların dışında, bayan Winter bir gazeteye verdiği söyleşide müslüman erkeklerin çocukları cinsel taciz etmekte olduklarını ve bu çocuk taciz oranın müslüman erkeklerde çok yüksek olduğunu da dile getirdi. 
Susanne Winter toplantıda yapmış olduğu konuşması, özellikle Türk düşmanlığı ifadeleriyle politika FPÖ Genel Başkanı Karl Heinz Strache’nin de aralarında bulunduğu  partililer tarafından yoğun bir şekilde alkışlarla karşılanırken,  diğer aşırı sağcı ve ırkçı parti Avusturya İçin Birlik (BZÖ) tarafından FPÖ “sokak çatışmasını körüklemekle” suçlandı.
FPÖ’nün Türk ve müslüman düşmanlığı ile tanınan ırkçı lideri Karl Heinz Strache parti arkadaşı bayan Susanne Winter’i kollarken, başta Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer olmak üzere hükümet üyeleri de Susanne Winter’in açıklamasını protesto etmişlerdir.

Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer islam’ı hedef alan açıklamanın Avusturya’ nın tavrı olmadığını, bayan Winter trafından yapılan açıklamaların kabul edilir açıklama olmadığını, bu sesin Avusturya’nın sesi olmayacağını ifade etmesi Avusturya’da politik havayı biaraz dindirdi. 

Avusturya Başbakanı ve Avusturya Sosyal Demokrat Parti (SPÖ) lideri Alfred Gusenbauer de bayan politikacı Susanne Winter sözlerinin kabul edilmez ifadeler olduğunu, “Avusturya devletinin tanımış olduğu bir dinin suçlanmasının Avusturya’daki dini hoşgörüyü yoketmektedir” dedi. 

Başbakan yardımcısı ve Avusturya Halk Partisi (ÖVP) lideri Wilhelm Molterer ve Avusturya Dışişleri Bakanı  Ursula Plassnik FPÖ’lü bayan politikacının açıklamasını redederek, „böyle olmaz Winter hanım“  diyerek açıklamalara karşı durdular.
Avusturya Yeşil Parti lideri de açıklamaları “aptallık” olarak değerlendirirken, iktidar partileri olan Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ve Avusturya Sosyal demokrat Partisi’ nin yerel politikacıları Graz’daki huzurun  bozulmak istendiği ifade eden açıklamalarda bulundular. 

Bu açıklamaları takip eden günlerde ise Avusturya Cumduriyet Savcılığı tarafından  Susanne Winter aleyhinde ceza yasasının 283. Maddesine dayanarak dava açmaya hazırlandığı duyruldu.

Bayan politikacı Susanne Winter „davaya hazır olduğunu, açıklamalarından dolayı da özür dilemeyecegini” bildirdi. 
Daha önce Susanne Winter’in oğlu da Graz Belediye Başkanı’na „Türk ve müslümanların cinsel tecavüzlerine engel olunması“ gerektiğini, bunu için de „şehirde koyun beslenmesi” gerektiği biçiminde açıklamalarıyla, Türk ve müslümanların cinsel tacizlerine engel olunacağını açıklamıştı.

 

BİR CEVAP BIRAK

eighteen − 16 =