AVUSTURYA’DAN… “Türk Lokumu” ve Tatort

Geçen yazımı Avusturyalı basının bizi şimdilik gündemlerinden uzak tuttularını belirterek bitirmiştim. Yanılmışım, basın beni yalancı çıkartmak istermiş gibi gene bizleri gündeme koydu.  Tak başına basının değildi bu sorumluluk. Alman Olaf Matzel adlı heykeltraş tetikçiydi.

Alman heykeltraş Olaf Matzel’in  Avusturya’nın başkenti Viyana’ya  dikilmiş olan heykelinden sonra dikkatler birden bire gene Türklerin üzerine çekildi. Olof Matzel’in  Viyana’da dikilen heykel  Türkler tarafından nasıl karşılanacağı merak edildi.

1952 Berlin doğumlu Olof Matzel ülkesi olan Almanya’da da daha önce sergiletmiş olduğu bazı heykelleri ile protestolara sebep olmuştu.  Bunlardan birisi de “Randale Denkmal” adını taşımaktadır ve Berlin’nin Kurfürstendamm semtinden 1987 yılında protestolar sonucu kaldırılmıştır.

Bu sefer Olaf Matzel’in heykeli Avusturya’nın başkenti Viyana’da protestolarla karşılaştı. Avusturya’nın başkenti ve aynı zamanda Avıusturya’nın bir eyaleti olan Viyana’nın eyalet kültür bakanlığının onayı ile “Türk Lokumu” (Turkish Delight) adlı heykeli şehrin merkezi Karlsplatz’a dikilmişti. Viyana eyaleti kültür bakanı “sanat ve sanatçının özgürlüğünden” başka bir düşüncesi olmamıştı. Seçim zamanı Avusturya vatandaşlığına geçmiş olan Türkleri camilerde ziyaret edip,  onları süslü laflarla kandırarak oylarını almayı başaranlar, bu dikilen heykelle rencide edilirler mi diye düşünmemişlerdi bile. Anlaşılan kendi partilerinde eyalet milletvekili olarak görev yapanlara bu konuda sor bile sormak gereksinimi duymamışlardı. 

Olaf Metzel, Turkish Delight adlı heykeli, başörtülü bir kadını gösteriyrodu. Heykelde görülen Türk kadınının başörtüsü ile kafası kapalı olarak gösterilirken,  vücudun diğer bütün uvuzları da çıplak olarak gösterilmekteydi. Ülkesinde de kışkırtıcı çalışmaları ile tanınan Olaf metzel, bu sefer  de Türk ve müslümanları hedef almıştı. Heykeltraş Matzel, çıplak kadın heykelinin ismini “Türk Lokumu” olarak koymuş olması kışkırtıcılığı hedef aldığını açıkca belli etmektedir. 
Gerçekte de Avusturya’da yaşayan Türkler bu olaydan rahatsızlıklarını dile getirdiler. Gruplar halinde Türk dernek temsilcileri basın açıklaması yaparak heykeli protesto ettiler. Viyana’nın çok da merkezi yerinde ve ülkenin en büyük teknik üniversitesi Viyana Teknik Üniversitesi önünde sergilenen heykel üç dört gün sonra kundaklanarak yakıldı.  Yakılan heykel bir gün de sırt üstü devrilmiş bir şekilde kaldıktan sonra sessiz sedasız Viyana belediyesi yetkilileri tarafından oratadan  kaldırıldı.

Bu olayı takip eden günlerde Viyana şehri müzelerinin internet sayfasına Türk hakerler tarafından girildiği ve oraya mesaj bırakıldığı duyuruldu. Metro duraklarında okurlara parasız sunulan, metronun bir durağında alınıp, öbür durağında da çöpe atılan gazete Heute’ nin iddiasına göre, Türk hakerler Viyana’da bir kültür derneğine atılan molotofun öcünü alacaklarını, bunu Avusturyalı beceriksiz polislere bırakmayacaklarını bildiren bir mesaj bırakmışlardı.  Saldırıya uğrayan derneğin başkanı ise bu tür hareketlerle uzaktan yakından ilgilerinin olmayacağını, çalışmalarını yasal çerçevede yürüteceklerini bir basın açıklamasıyla kamuoyuna duyurdu.

Daha sonra bu heykelin kundaklanması ve Viayana Teknik Üniversitesi çnüne dikilen bu heykel ile ilgili yazılı basında ve devlet televizyonunda tartışmalar gündeme getirildi. Özellikle televizyon tartışmalarında dikkat çeken nokta; tartışmalara üç önemli parti temsilcileri katılmıştı. Bu tartışmalara partiler hep yaptıkları gibi konu hakkında düşünce belirtmey Türk veya müslüman kökenli politikacılara havale ettiler. Onlar da olaya klasikleşmiş sanat ve sanatçının özgürlüğü ve başörtüsü konusundaki ayrımcılık tavrıyla baktılar.

Viyana’da “Türk Lokumu” adlı heykel kaldırılmıştı ki, bu sefer Tatort adlı televizyon dizisinde “Wem Ehre Gebührt / Namusuna layık olmak” bölümünde Alevilere yapılan ahlaksızca itiraf gündeme geldi. Alman devlet televizyonunun yapımcılığını üstelendiği ve gösterildiği Tatort polisiye dizisinin “Namusuna layık olmak” bölümü Avusturya’da da devlet televizyonunu ORF’de gösterildi.  Filmi gösteren devlet televizyon kurumu ORF yüzlerce Alevi tarafından protesto edildi.  

AB girebilmek için koydukları çok çeşitli sözde kriterlerle bölemedikleri Türk milletini; Alman, Avusturya devlet televizyonları ve onların heykeltraşları, sanatçıları Türk Lokumu ve Tatort adlı polisiye filmlerle aşağılayarak, yanlızlaştırmaya birbirlerini yanyana getirmemeye ve dağıtmaya çalıştı. Bunu da yaparken şan şöhret ve para uğruna kendi insanlarımız kullandılar.

Türk kadınını “Türk Lokumu” ile aşağılamaya çalışan Alman Olof Matzel’in heykelinin Viyana’da dikilmesi ve gene Alman imzalı Tatort filmi Viyana’da Alevi Türkler tarafından protesto edildi. Malesef bu protestolar biraz da birbirlerinden bağımsız gerçeleşti. Viyana’da Türkler mezhep ayrımı yapmadan ortak hareket edemediler.
Alevi ve Sünni mezhebine mensup Türk toplumu umarım Avusturya’da bundan böyle bu tür saldırılara karşı ortak karşı dururlar.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here