Aynalık nedir?

**Biz bu güne kadar hayata hep farklı boyutlardan baktık. Hayatın içerisinde hiçbir zaman ilahî bir boyuttan bakmadık, hep insanî bir boyuttan baktık ve hayatımızdaki herkesi sürekli yargıladık.

**Karşıdaki insana öfke duyuyorsanız o da size öfke gönderir. Karşıdaki insana sevgi gönderiyorsanız o da size sevgi gönderiyor.

Karşınızdaki insanın değişmesini istiyorsanız eğer, sevgilinizin, eşinizin, çocuğunuzun, yapmanız gereken çok basit.

Onlara iyice bakın, onlardan öğrenmeniz gerekenleri öğrenin.

Kendinizin içine dönüp, kendi iç dünyanızı tamir edip toparladığınız zaman, karşınızda ki insanların sizinle olan sınavları bitiyor. Sizinle olan aynalıkları da bitiyor.

Yani kısa bir zaman içerisinde muhteşem bir şekilde karşı taraftaki insanlar değişiyor. Bunu bizzat yaşadım ve binlerce danışanım da yaşamaya başladı.

Örneğin, şu an şiddete uğruyorsan, kocana duyduğun içsel öfkedendir. Sen iç dünyandan bir şiddet yaratıyorsun, ondan da sana patlayarak sesli ve davranışsal olarak geri geliyor bu şiddet.

İşte bu bir farkındalıktır…

SEVGİ GÖNDERİYORSANIZ O DA SİZE SEVGİ GÖNDERİYOR.

İçinizden geçirdiğiniz aslında karşınızda ayna olarak yansıyor. Karşıdaki insanın düşüncesini öğrenmek istiyorsanız, sizinle ilgili olan düşüncesini öğrenmek istiyorsanız, bunu bir ayna olarak düşünün. Siz onunla ilgili olarak ne düşünüyorsanız, o da sizinle ilgili olarak büyük ihtimal aynısını düşünüyordur. Daha fazlası ya da daha eksiği değil.

Karşıdaki insana öfke duyuyorsanız o da size öfke gönderir. Karşıdaki insana sevgi gönderiyorsanız o da size sevgi gönderiyor.

Biz bu güne kadar hayata hep farklı boyutlardan baktık. Hayatın içerisinde hiçbir zaman ilahî bir boyuttan bakmadık, hep insanî bir boyuttan baktık ve hayatımızdaki herkesi sürekli yargıladık.

“Senin yüzünden öyle oldu; sensin bunun suçlusu; parasızlık yüzünden böyle oldu; kardeşim yüzünden böyle oldu; karım yüzünden kocam yüzünden böyle oldu; ailem yüzünden böyle oldu.”

KENDİ İÇİME DÖNÜP BAKMAYI SEÇTİM

Hep suçlayacak, hep yargılayacak birilerini aradık hayatımızda ve gerçekten de başardık, bulduk. Biz bunları yaparken bir şeyleri gözden kaçırdık. Aslında biz çekiyoruz bu insanları hayatımıza. Biz yaratıyoruz bu gerçekliği. Biz bunları görürken yapmamız gereken aslında çok basit:

“Neden ben şu anda karşımda bu insanla beraberim? Ya da neden şu an bu insan benim hayatıma girdi? Ya da bu olaydan ben ne öğrenmeliyim?” bunları sorgulamamız gerekiyor.

Bu soruları sormaya başladıktan sonra, suçlu aramayı bıraktım. Kendi içime dönüp bakmayı seçtim.

Bakış açımı değiştirdim ve olaylara farklı bakmaya başladım.

Şimdi bakış açım şu; eğer şu an hayatımda öfkeli biri varsa neden hayatıma öfkeli birini çektim? diye sormaya başlıyorum. Şu an öfkeli biri varsa hayatımda, evet onu hayatıma ben çağırdım, sorumluluğunu alıyorum. Bana kendi içimde sakladığım öfkeyi davranışlarıyla gösteriyor. Ona teşekkür ederim.

Şimdi diyeceksiniz ki “Canıma okudu bu kişi ve ben şu anda ondan özür diliyorum.”

Lütfen biraz sabırlı olun.

Her şey kolay ve basit aslında!

Karşımdaki insan benim iç dünyamın bir aynası! Unutmayın, sevmediğimiz hoşlanmadığımız insanlarda özellikle nefret ettiğimiz insanlarda bizimle ilgili ipuçları var. Onlara baktığınız zaman bu ipuçlarını göreceksiniz.

Eğer benim çocuğum bana bağırdıysa, bana öfkesini anlattıysa acaba benim içimde bastırdığım ve gözden kaçırdığım bir öfkem mi var ve bana onu mu göstermeye çalışıyor?

İpuçlarını yakalamaya başladınız mı ?

Hayat aslında bir enerji. Düşüncelerinin ve bilinçaltının neler yarattığını gördüğün, duyduğun zaman, hissettiğin zaman, gerçekten karşı taraflar hakkında yargılamayı, eleştirmeyi, suçlamayı bıraktığın zaman bütün hayatın değişmeye başlıyor.

Sevgi ve Aşkla
Bülent Gardiyanoğlu

http://www.bulentgardiyanoglu.com
Facebook: www.facebook.com/bgardiyanoglu
Twitter: www.twitter.com/bgardiyanoglu

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here