Aziz Nesin ve İsveç Serüveni*

Gazeteci arkadaşım Abdullah Gürgün’ün, İsveç Radyo ve Televizyonunun ses kayıtları ve gazete arşivlerini tarıyarak hazırladığı ”Aziz Nesin ve İsveç Serüveni” kitabı, büyük yazarımızın bilinmeyen yanlarına ışık tutuyor. Okumaya başlarken kitap, Aziz Nesin’den keyifli bir ironi ile gülümsetiyor;
”Köpeğe sormuşlar:
– Niçin havlayıp duruyorsun?
– Yürekliliğimden, demiş.
– Öyleyse gerin niçin gelip gidiyor?
Köpek yanıtlamış:
– Korkumdan! ”

Aziz Nesin, gülmeceyi yazmakla kalmıyor, kendisi de yaşıyor. 12 Eylül yönetimine karşı 2 bin imzalı ”Aydınlar Dilekçesi” vermeleri, zamanın Cumhurbaşkanı Kenan Evren’i çok kızdırıyor; bir yurt gezisinde punduna getirip ”Aydınlar Dilekçesi” ni imzalayanlara, ”Ben ne yapayım böyle aydını, Vahdettin de aydındı” diyor. Aziz Nesin, yanıt vermekte gecikmiyor: ”Son Osmanlı padişahı olan ve sonra İngiliz gemisiyle ülkeden kaçan Vahdettin’ in aydın olduğu çok tartışmalıdır, ancak devlet başkanı olduğu kesindir”

Abdullah Gürgün, kitabın konusunu İsveçle sınırlamıyor. Zaman zaman, Aziz Nesin’le birlikte Türkiye’ye, Almanya’ya, başka ülkelere uzanıyor. Sivas Katliamının öncesi ve sonrasını gazeteci birikimi ve belgeselci titizliğiyle irdeliyor. ”Kışkırtma içerdiği” öne sürülen Sivas konuşmasının tam metnini kitaba alarak bu savların ne denli dayanaktan yoksun olduğunu kanıtlıyor

Aziz Nesin, konferanslarında, 1994 yılında Hiroşima Vakfı Ödülünü almak için Stockholm’e geldiğinde, Göteborg Kitap Fuarına katıldığında Salman Rüştü, Teslime Nesrin, Günter Wallraff, Muhammed Talbi gibi tanınmış yazar ve düşünürlerle karşılaşıyor. Aralarında ”Şeytan Ayetler”i, köktendincilik, Müslüman ülkelerin geleceği gibi konuları uzun uzun tartışıyorlar. Kitap, bu tartışmaların da belgesel tanğı niteliğinde. Aziz Nesin, İsveç’teki bütün konuşmalarında Kürt sorunu ve Türkiye’deki şeriat tehlkesi konuları üzerinde titizlikle duruyor. Kürt sorunuyla ilgili, herkesin ne düşündüğünü söyleyebilmesi için kurultaylar düzenlemeyi planlıyor. Ankara’da kararlaştırılan kurultaylardan birine zamanın Cumhurbaşkanı ile Başbakanı da katılacaklarını bildiriyorlar. Ancak, kurulta başlamadan Valilikçe yasaklanıyor.

Aziz Nesin, bulunduğu her ortamda, Türkiye’de şeriat tehlikesinin arttığına dikkat çekiyor. 1994 yılında, Stockholm’de düzenlenen Hiroşima Vakfı Ödül Törenindeki konuşmasında;”’Türk devletinin İslami bir devlet olma olasılığı var. Bu görünüyor. Çünkü, bugünkü Türkiye, deselerdi bize 20 yıl önce, 30 yıl önce…Türkiye bugünkü haline gelecek, hiç bir aydın inanmazdı buna. İnanamadığımız şeyler oluyor bugün ve daha da olacak görünüyor.(s.323)” diyor. 28 Aralık 1994’de İsveç Radyosu Merhaba’ya yaptığı açıklamada da, ”Kökten dincilik, Türkiye’ de her gün güçleniyor. İktidara doğru gidiyorlar, az kaldı.” öngörüsünde bulunuyor.(s.289). Daha 1993 yılında İsveç Radyosunda endişelerini şu sözlerle ifade ediyor: ”Önce adım adım geliyorlardı, şimdi koşarak geliyorlar ve Türkiye bir felakete doğru gidiyor”(s.192) .

Büyük usta, 80 yıllık ömründe, yaşama gözlerini yumduğu 6 Temmuz 1995 gününe dek dinlenmeye hiç zaman bulamıyor. ”Bir gün nasıl olsa tüm dinleneceğim, ama ne yazık, o zaman da dinlenmekte olduğumu bilmeyeceğim” diyor.(s.35) Bu duygu ve düşünceleriniı dizelere de döküyor: ” (..) Ölüme değil/ Sonsuzluğa gidiyorum/ Orda dinleneceğim gönlümce/ Yaşarken hiç mi hiç dinelemediğim// Kalemim yine elimde/ Kağıtlarım da önümde/ Son uykusunda düşecek başım/ Sağlığımda hiç eğmediğim”(s.356)

”Aziz Nesin, sana çok gereksinmemiz var; dinlendiğin yeter, kalk artık!” demek geçiyor içimden…

AZİZ NESİN VE İSVEÇ SERÜVENİ, Abdullah Gürgün, Berfin Yayınları,375 sayfa, berfin@berfin.net
alinergis@yahoo.se
_______________

*Bu yazı, Cumhuriyet Pazar Dergi’ de de yayımlandı.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.