Babacan: AB yavaştan alıyor gibi

Babacan, CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'yle Ulusal Program konusunda yaşadıkları randevu sorununun bundan sonraki uyum yasalarına olumsuz yansımayacağını beklediğini söyledi. Babacan, AB'nin de müzakereleri ağırdan aldığını hissettiklerini söyledi.


Babacan, Brüksel'de düzenlediği basın toplantısında Türkiye'nin AB üyelik sürecinde "referans belge" haline gelecek olan Ulusal Program'a TBMM açılmadan önce son halini vermek istediklerini belirterek "Umarım iki muhalefet liderinin (randevu konusundaki) bu tavrı bundan sonraki dönem için kötü bir sinyal değildir. Seçime kadar 'TBMM'ye ne gelirse gelsin reddederiz' tavrı içinde olmazlar diye umuyorum. Biliyorsunuz seçim dönemlerinde bazen rasyonelite kayboluyor" dedi.


Ulusal Program'da öngörülen yasal düzenlemelerin TBMM'den hızlı geçirilebilmesini amaçladıklarını ve bu doğrultuda muhalefet partilerinin ve sivil toplum kuruluşlarının görüşlerini almayı öngördüklerini anlatan Babacan, bu konuda hükümet içinde de görüş ayılıkları bulunduğu şeklindeki haberlerin gerçeği yansıtmadığını vurguladı.


Babacan, Ulusal Program'ın AB'nin Katılım Ortaklığı Belgesi'ndeki taleplerine cevap olarak hazırlandığını hatırlatarak "AB'nin bu taleplerini yüzde 100 karşılamak zorunda değiliz. Kendi önceliklerimiz var. Zaten Ulusal Program'a bakarsanız bazı konular zaman sütununda tam üyelik perspektifiyle değerlendirilecek diye belirtilmiş. Bunlar şu an için adım atmaya istekli olmadığımız, üyelikle birlikte konuşacağımız konular" dedi.


Dışişleri Bakanı Ali babacan, Ermenistan yönetimini son dönemde Türkiye'nin Dağlık Karabağ konusundaki hassasiyetinin daha fazla farkında olduğunun işaretlerini verdiğini kaydederek bu ülkeyle sorunların Azerbaycan'ın da katılımıyla üçlü ele alınmasının çözümü kolaylaştıracağını söyledi.


Babacan, "Kuşkusuz Gürcistan-Rusya savaşından sonra hem Azeri hem Ermeni tarafında Dağlık Karabağ konusunun bir an önce çözülmesi iradesini görüyoruz. Eğer bu konu çözülürse bizim Ermenistan'la ilişkilerimizi olumlu etkileyecektir" şeklinde konuştu.


Bakan Babacan, Kıbrıs'ta fiili müzakerelerin başlasa da Rum lider Dimitris Hristofyas'ın hedef tarih konulmasına taraftar olmadığını anımsatarak "Ben ucu açık sürecin riskli olacağını düşünüyorum. Mevcut atmosfer bozulmadan hızlı ilerleme sağlanmasında fayda görüyorum. Kaçan fırsat yıllarca bir daha ele geçmeyebilir" uyarısında bulundu.


Dışişleri Bakanı ve Başmüzakereci Ali Babacan, AB ile vize kolaylığı konusunda Dışişleri'nin gerekeni yapmadığı konusunda yanlış bir algılama olmaması gerektiğini vurgulayarak "Böyle bir intiba Hariciyemize haksızlık olur. Vize konusunda çekilen sıkıntı herkesin malumu" diye konuştu.


AB'nin Türkiye'den vize kolaylığı karşılığında istediği Geri Kabul Anlaşması'nın transit ülke olması nedeniyle Türkiye'ye "çok ciddi sosyal ve ekonomik külfet getireceğini" belirten Babacan, "Eğer biz göç alan AB ile bu anlaşmayı yapıp göç veren ülkelerle yapamazsak bu külfeti üstlenmiş oluruz. Ben AB Komisyonu'nun (adalet ve güvenlikten sorumlu) önceki Üyesi Franco Fratttini'ye (Geri Kabul Anlaşması'nı şartlı imzalayalım) önerisinde bulunmuştum. (Türkiye ne zaman doğusundaki ülkelerle anlaşırsa geri kabulün ilgili maddeleri o zaman yürürlüğe girsin) dedik. Burada bir ihmal, sanki bir hak var da biz kullanmıyormuşuz gibi bir algılama olmasın" dedi.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.