Başbakan bu, vurdu mu oturtur!

Kanada’nın genç başbakanı Justin Trudeau sıkı boksördür, vurdu mu bir seksen adamı yere yatırır; sportmenliğine diyecek yoktur.
Başbakanlık ofisinde bir şeylere kafası kızdı mı, sakinleşmek için yere uzanıp şınav çeker; bazen gülle gibi yerinden oynaması imkânsız görünen büro masalarını yerinden kaldırıp oraya buraya taşıdığını rivayet edenler de var!
Maksat rahatlamak olsa gerek…
Ne bileyim, ben hiç yapmadım da!
Bir keresinde masanın üzerinde şınava kalkmış, bu fotoğraf günlerce basında tartışılmıştı.
Gençlik haddi hududu olmayan heveslere ait enerjiyle dolu zamanlardır.
Kırk dört yaşındaki yakışıklı, genç sayılacak başbakan, Ortanın Soluna demirlemiş Liberal Parti’yi yıllar sonra halkın ve bilhassa kadın seçmenlerin gönlünü çalarak iktidara geçen yıl taşıdı. Fakat o günden beri yaptığı pek bir şey yok, sık sık amuda kalkıyor, şınav çekiyor, boks maçı yapıyor; gaf edip pot kırıyor, sonra özür diliyor…

Bir keresinde muhafazakâr partiden senatör olan, kendi boğazını kesip intihara kalkışmış olmasıyla ünlü, biraz da sorun yaratan senatör Patrick Brazeau ile ringe çıkmış, az daha nakavt yapacağı sıra hakem kararıyla maçı kazanmıştı.
Yani vurdu mu yıldızları saydıran birisidir; fakat Allahı var şimdi, pek centilmendir.
Yiğide vur ama hakkını ver, demişler…
Mesela özür dilemeyi pek sever, her fırsatta bir sorun yaratıp ardından sık sık af diler.
Son özür dileyişi biraz ortalığı karıştıran bir şey oldu.
Ottawa’daki Kanada Federal Parlamentosunda toplantıya ara verildiğinde, Ortanın daha Solunda kalan, Sosyalist NDP üyelerinin salonun tam ortalık yerinde ayak üstü sohbet etmelerine içerlemiş miydi ne, tam o sırada bu kalabalığın arasından geçmeye çalışan Sağcı Muhafazakâr Parti liderinin engellendiğini, ona sanki yol verilmiyor olduğu zannına kapılıp oturduğu yerden fırladı.
Sinirli adımlarla sosyalist kalabalığa doğru yürüdü, bir hurûç-yarma harekâtı düzenleyerek oradakilere hışım gibi dağıttı, muhafazakâr parti liderini saygıyla selamlayıp bir şövalye nezaketiyle yerine götürmek üzere koluna girdi.
İşte ne olduysa o esnada oldu, NDP’li bayan milletvekilinin memeleriyle kaburgasına ciddi bir dirsek atmış bulundu. Kadıncağız yere yığılır gibi acıyla kıvranırken , başta NDP’nin ayaktaki lideri Tom Mulcair olmak üzere sosyalistler, boksör başbakana babalanmaya kalkıştı.
Ağız dalaşı, hafiften bir itiş kakışa az daha dönüşecekti; araya girenler oldu.
Başbakan bu fevrî, ölçüsüz, denetleyemedi davranışın hemen ardından kürsüye çıkıp özür diledi.
Öfkeyle kalkan zararla otururmuş…

Meclis Başkanlığından parlamentonun kurallarına uymadığı için kendisine verilecek disiplin cezasına razı olduğunu, zira hak ettiğini söyledi, affını rica etti.
Meselenin böyle kapanacağını zannetmesi doğaldır, çünkü af dilemeyi otomatiğe bağlamış olanlar bunu sıradan hâle sokar.
Elbette üstü hemen küllendirilecek gibi değildi, Kanada basınında çıkan yorumlar bir yana, haberlerin başlıkları dahi sert bir dille yazılmaktaydı:
¨Yeter artık!¨, ¨Bu ne ayıp şeydir…¨ , ¨Başbakan utansın¨ tarzı başlıklar okundu.
Amerikan siyasetindeki ünlü Watergate hadisesine bir mecaz ve âtıf sayılacak biçimde, Kanada’daki parlamento kargaşası, şimdi, ElbowGate [Dirsek-olayı] olarak adlandırılıyor.
¨Delikanlıdır, olur böyle şeyler!¨ demesi Başbakanı eleştirenlere zor gelmektedir, zira asabına hâkim olamayan birisinin elinde ülke meselelerinin hiç kolay çözülmeyeceğini söylemeleri boşuna değildir.
Trudeau’ya -şimdilik- toz kondurmayan taraflar ise dünyanın öteki parlamentolarındaki sille tokat kavgaları örnek göstermekte, ¨Bunlara kıyasen bizim boksör başbakanın ettiği devede kulak kalır!¨ demektedir.

Arşivler karıştırılır, derhal birbirinin boğazına sarılmış milletvekillerini gösteren dünya parlamentolarından fotoğraflar bulunur.
İşte onlardan birisi, Tayvan Parlamentosunda dayak atan ve atılanların görüntüsüdür.
Parlamento kürsüsünde tulumbacı kavgasına dönmüş itiş kakış, ¨Bunu görün de Trudeau’yu laf etmeyin!¨ diye ortalığa çıkarılır.
Öyle ya da böyle, son genel seçimlerden, büyük umutlar dağıtarak ve kendisinden çok şey beklenerek seçilmiş Trudeau’nun bu kez saygınlığı, kendisine duyulan güven kolayca onarılmayacak biçimde sarsılmış görünüyor.
Özür dilemek çabuk tarafından belayı baştan atıp, meseleden sıyrılıp uzaklaşmanın kurnazca bir yolu olmamalıdır.
Trudeau’nun olgunluğunu kanıtlamak için, eğer böyle sık sık ve çabuk sinirleniyorsa, parlamentoya gelmeden evvel biraz daha şınav çekmeli, sakinleşip öyle yerine geçmelidir.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.