‘Başbakan milletin anası ağlamasın diye ağlıyor.’

‘Başbakan milletin anası ağlamasın diye ağlıyor.’

0
PAYLAŞ

Çok daha büyük acılar yaşayan insanlar olduğunu hatırlatan Günay, ‘Bunun istismarını yapmadım. Çünkü çok daha büyük acılar yaşayan insanlar var’ dedi

Başbakan Erdoğan’ın, 12 Eylül’de idam edilen gençlerin mektuplarını okurken ağladığı grup konuşması, siyasette yankı bulmaya devam ediyor. Erdoğan’ın 12 Eylül’de cezaevinde olduğu için babasının cenazesine bile katılamadığını söylediği Kültür Bakanı Ertuğrul Günay, muhalefete tepki gösterdi. Bugüne kadar 12 Eylül’de yaşadıklarını istismar etmediğini vurgulayan Günay, Ebru Toktar Çekiç’in sorularına şu yanıtları verdi:

– Başbakan’ın sizden bahsetmesi sürpriz oldu mu?
– Hayır, sürpriz olmadı. Hani sürekli ‘Sizin 12 Eylül ile ne ilginiz var, siz ne yaşadınız’ diye sorguluyorlar ya. Başbakan da ‘Bizim içimizde bu olayı bizzat yaşamış, ama istismar etmeyen bir dolu insan var’ diye örnek verdi. Sadece benden ibaret değildi ki. Parlamento sırasında bizim sıralarımızda bir dolu arkadaşımız var.

– Başbakan’a 12 Eylül’de cezaevinde olduğunuz için babanızın cenazesine katılamadığınızı daha önce anlatmıştınız?
– Bunu herkes biliyor zaten. Ben bunu iki de bir 3-5 ay bir yerlerde de kalıp da ‘Bak biz neler yaşadık falan’ diye anlatanlardan değilim. Ben hiçbir zaman bu istismarı yapmam. Çünkü millet çok büyük acılar yaşadı. 12 Eylül doğrudan doğruya millete karşıydı, gayrı milli hareketti, emeğe ve millete karşıydı.

– Ne kadar süre yattınız?
– Bir yıl hapis yattım.

– Babanız bu sırada mı vefat etti?
– Sessiz bir insandı. Sıkıntılarını paylaşmazdı. 12 Eylül ve arkasından gelen fırtınayı kaldıramadı. İçine attı. Cezaevindeki 3’üncü ayımda babam vefat etti. Yargıya çıkmadan 12 ay 8 gün hapiste kaldım. Yani hiç yargının önüne çıkmadan böyle. Ben bunları anlatmıyorum. Çünkü o kadar acılar yaşamış insanlar var ki. Biz sadece evimizden uzaktık, çok özel bir baskı falan yoktu. Bunu çok büyük mağduriyet gibi anlatmak bana doğru gelmiyor. 12 Eylül o kadar büyük mağduriyetler yaşattı ki, o sırada politikayla ilgilenmiş insanlar Türkeş, Erbakan, Ecevit ile bir arada kaldım, anılarımız oldu. Bunları belli ölçüde paylaşmıştım, ama hiçbir zaman istismara dönüştürmedim. Başbakan da dün bunu anlattı.

SİYASETÇİ DUYGUSAL OLMALI

– Başbakan’ın ağlaması muhalefet tarafından eleştiriliyor?
– Ben geçmiş yıllarda Türkiye büyük acılar yaşarken, hiç gözyaşı dökmemiş çok siyaset adamı tanıyorum. Sözüm yanlış anlaşılmasın ama onlardan irkiliyorum, ürküyorum. Siyasetçi biraz da duygusal olmalı. Milletin derdini anlatırken ağlayan bir Başbakan var, bırakın ağlasın. Milletin anası ağlamasın diye bırakın Başbakan gözyaşı döksün yani. Bu çok insani bir şey.

– Başbakan’ı duygusal mı görüyorsunuz?
– Daha önce ismi kalsın, önemli bir büyük devlet adamı, ‘Ben hiç kimseye şiir yazacak kadar aşık olmadım’ demişti. Çok yadırgamıştım. Bir siyaset adamının yüreğinden bir aşk duygusu geçmemişse yani sen teneke misin? Niye siyaset yapıyorsun o zaman. Bir insanı sevmemişsen, yüreğin titrememişse sen bu milleti nasıl sevebilirsin? Başbakan, duygulu bir insan.Gözyaşı dökmesi ilk değil. Çeşitli defalar, kendisi ile ilgili, başkası ile ilgili, ülke ile ilgili olayı anlatırken çoğu zaman boğazı düğümleniyor, hıçkırıyor. Ben de Bayburt’un bir köyündeydim. Köyden çıkmış bir üniversite hocası, bir sanatçı dönmüş köyüne inanılmaz güzellikte bir müze yapmış. Orada sevinçten gözyaşı döktüm!

‘TÜRKİYE’DE İDEOLOJİK KÖRLÜK VAR’

– Asılan gençlerin çoğunun ailesi referandumda ‘hayır’ oyu vereceğini açıkladı?
– 1982’den bu yana değil, 1961’den bu yana anayasa hukukumuzda darbe yapanların hukuki yaptırıma muhatap olmayacağına ilişkin ayıplı hüküm vardı. Bunu kaldırıyoruz. Sadece bu bile anayasa değişikliğine destek olmak, bunu yapan parlamento çoğunluğu karşısında ceket iliklemek yükümlülüğünü verir. Ancak, Türkiye’de ideolojik körlük, bazı çevrelerde hala egemen. Hayırların bir kısmını sanıyorum ki MHP ve CHP ile siyasi ilişkileri olan, aşırı siyasi kimlikler verecek. Bunlar o kimlikle ilişkili olarak objektif düşünemiyorlar.

– Muhalefetin kampanyası için ne düşüyorsunuz?
– Yani adını tam koyamıyorlar, referandumu AK Parti’ye karşı güven oylaması gibi yapmaya çalışıyorlar. 12 Eylül referandumunda bizim için tehlikeli serüven yok. Bu millet her şeye karşın sağduyu ile karar verir.

– Kenan Evren, ‘evet’ oyu verirse ilginç olur değil mi?
– Evet mi diyecekmiş? O zaman bunlardan daha akıllı. 93 yaşında kocamışlık vardır artık.

Ebru TOKTAR ÇEKİÇ / AKŞAM

BİR CEVAP BIRAK