Başbakana haddini bildirmek

Başbakana haddini bildirmek

0
PAYLAŞ

Türkiye gündemi o kadar hızla değişiyor ki… İktidarın koşarken kırdığı kanatların, ezdiği karıncaların hesabını soramadan yeni kırık kanatlara yeni yeni karınca ölülerine yöneliyorsunuz…

Sonunda Türkiye savaşın eşiğine getirildi. Bugünkü İngiliz gazeteleri ateşin sınır ötesine yayılma tehlikesinden ve Türkiye’nin Suriye’ye müdahale eşiğine gelmesinden söz ediyordu… Ne yazık ki NATO ve ABD’nin gazıyla hareket eden AKP’nin Suriye macerasına dur deyecek iç dinamiklerden yoksunuz…

Ben bu sıcak gündemden soğumaya tutmuş eski bir gündem maddesini yazmak istiyorum. AKP Kongresi’nde bazı basın kuruluşlarına hem sansür uygulandı hem de bazı basın çalışanlarının Kongre’yi izlemesi Başbakan’ın talimatıyla engellendi… İşin en acı yanı da kendisine “demokrat” diyen bazı köşe yazarları bu antidemokratik ve diktatöryal davranışı görmemezlikten gelerek Kongre’ye övgüler düzdü…

Açık Gazete’de de yer alan bir haberde de okuyacağınız gibi Türkiye Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu, “Başbakanı haddini bilmeye çağırıyoruz” başlığıyla çok sert bir mesajla tepkisini duyurdu. Bir sivil toplum kuruluşunca, bir meslek örgütünce başbakana haddini hatırlatmak ciddiye alınması gereken bir olgu… Başbakanın bu talihsiz olayı tamir etmek yerine Sendikaya karşı “Bu olaylar bir yatışsın da ben size gününüzü gösteririm” diye düşündüğünü sanıyorum.

Ben yi de Türkiye Gazeteciler Sendikası Yönetim Kurulu’nun bu açıklamasını sizinle paylaşmak istiyorum… Sonuçta, “Söz uçar yazı kalır” di mi?

İşte o açıklama:

BAŞBAKANI “HADDİNİ BİLMEYE” ÇAĞIRIYORUZ

İktidar partisi AKP’nin pazar günü Ankara’da yapılan kongresine birçok yayın kuruluşunun temsilcisi, muhabiri, foto muhabiri, kameramanı ve köşe yazarının girişi doğrudan doğruya Başbakanın talimatıyla engellendi.

“İleri demokrasi”, “demokratik açılım” sözlerini dilinden düşürmeyen Başbakan ise bu antidemokratik uygulamayı savunmaya devam etmektedir.

Konuyla ilgili ilk açıklamasında “Bize hakaret edenleri özel günümüze almadık” diyerek AKP Kongresine “çeyrek altın günü” muamelesi yapan Başbakan, Salı günü partisinin TBMM Grup toplantısında ise kendilerine “hakaret ettiğini” öne sürdüğü basın kuruluşlarına “hadlerini bildirdiklerini” ifade ederek, haddini fazlasıyla aşmıştır.
Muhalif tüm sesleri susturmak için -gazetecileri, yazarları, aydınları, bilim insanlarını, sendikacıları, öğrencileri cezaevlerine koymak dâhil- her yola başvuran AKP iktidarı, son uygulamasıyla halkın haber alma hakkına da ambargo koymuştur.

Öncelikle, bir siyasi partinin kongresinin haber amacıyla izlenmesinin yasaklanmasını, “davet etmemek” olarak nitelendiren Başbakanın bu ifadeleri tam anlamıyla bir çarpıtmadır. Basın, kamuoyunu ilgilendiren etkinliklere “davet” edilmez; oraya gitmek ve halkın gerçekleri öğrenmesine aracılık etmek gazetecinin öncelikli görevidir ve kamuoyu adına hakkıdır.

Söz konusu olan bir “davet” meselesi değil, yürütmenin başı olan Başbakanın talimatıyla basına doğrudan doğruya “sansür” uygulanmasıdır.

AKP iktidarının, halkın gerçekleri öğrenme ve haber alma hakkını, basın ve ifade özgürlüğünü hiçe sayan uygulamalarını kınıyor; “hadlerini bildirdik” diyen Başbakanı, “haddini bilmeye” çağırıyoruz.

BİR CEVAP BIRAK