Başbakan’dan ‘akil’ sanatçılara jest

Başbakan’dan ‘akil’ sanatçılara jest

0
PAYLAŞ

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, uzun süredir kamuoyunda tartışılan ve önceki gün isimleri açıklanan “Akil İnsanlar”la dün akşam Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde bir araya geldi. Toplantıya katılanlara “Sevgili dostlar” diye hitap eden Erdoğan, “Hayırlı bir iş için bir araya geldik” dedi.

Erdoğan, “Şimdi ayrılıklara vurgu yapmanın değil ortaklıklara vurgu yapmanın, acıları öne çıkarmanın değil ortak zaferleri, ortak sevinçleri öne çıkarmanın zamanı. Şimdi ayrıştırmanın değil bayramlaşmanın, müsafahanın zamanı, hesaplaşmanın değil helalleşmenin zamanı” diye konuştu. 1919 Erzurum Kongresi sonrasında yayınlanan beyanname ve 1920’de Meclis açılışına atıfta bulunan Erdoğan, “Cumhuriyetimizin kuruluşundaki o ruh, o irade, o kardeşlik anlayışı bize fazlasıyla yeter” dedi.

Dolmabahçe’deki Başbakanlık Ofisi’nde gerçekleşen ‘Çözüm Süreci Akil İnsanlar Heyeti İstişare Toplantısı’nın açılışında konuşan Erdoğan, “Öncelikle çağrımıza olumlu yanıt verdiğiniz için bu sürece yüreğinizi koyduğunuz için Türkiye umutla geleceğe ilerlerken tarihin yapımında görev üstlendiğiniz için her birinize ülkem ve milletim adına tek tek teşekkür ediyorum” diye konuştu. Erdoğan, özetle şunları söyledi:

‘Hayırlı niyetler için’

“Kamuoyunu, özellikle medyamıza, yazarlarımıza ve yorumcularımıza şu çağrıyı da yapmak istiyorum: Hayırlı iş için bir araya geldik. Hayırlı niyetler için bir araya geldik. İşin magazin boyutuna isim boyutuna, kim vardı, kim yoktu, boyutuna takılıp hedefin ve niyetin arka plana itilmesine, sulandırılmasına lütfen müsaade etmeyelim. Zira geçmişte bunu çok yaşadık. Çok can alıcı, çok acil bir meseleyi çözmek için istişare toplantıları yaparken niyet unutuldu, hedef unutuldu, yapılanlar konuşulanlar ne yazzık ki magazin, sulandırma hep ön plana çıktı. Hem buradaki heyetin hem dışarıdaki dost ve kardeşlerimizin zarf ve çerçeveyle ilgilenmeyi bir kenara bırakıp özle ilgilenmelerini sürecin önemi ve hassasiyeti açısından çok hayati bulduğumu ifade etmek istiyorum.”

‘Ortak nokta dert edinme’

“Burada bulunan insanların ortak noktası, kangren olmuş bir sorunun çözüme kavuşmasını istemeleridir. Can kaybına, kan kaybına yol açan bir meselenin sona erdirilmesini dert edinmeleridir. Bu heyetin içinde ya da dışında söyleyecek sözü olan varsa, önerisi olan varsa, eleştirisi olan varsa dikkatle dinleriz, dinliyoruz ve hiçbir komplekse kapılmadan dinlemeye devam edeceğiz. 76 milyonun tamamını ilgilendiren bir meselede tamamına kulak verebilmek için nasıl hassasiyetle çalıştıksa bundan sonrada aynı hasasiyetle aynı sabırla aynı kucaklayıcı tavarlı çalışmaya devam edeceğiz.”

‘Her bahane teferruat’

“Türkiye’nin can alıcı, can yakıcı bir meselesinde her ne şekilde olursa olsun çözüm arayışlarının uzağında kalmak için hiçbir bahane geçerli olmaz. Kan akmaya devam ederken her bahane teferruattır. Terörün sebepleri, sonuçları, çözüm yöntemleri ve çözüm muhtevası konusunda herkes fikir ve değer dünyasına göre farklı perspektifler ortaya koyabilir. Ama hepimizin ittifak edebileceği konu kanın durmasıdır, hakkın ve hukukun üstün tutulmasıdır, ileri demokrasinin hayat bulmasıdır. Bu salonda bulunan insanlar sadece akil değil, aynı zamanda cesurdur, yüreklidir, idealisttir, barışseverdir. Bir kere böyle bir tablonun oluşması, en başta Türkiye’yi yüreklendirmiş, milletimizi umutlandırmıştır.”

‘Helalleşmenin zamanı’

“Şimdi ayrılıklara vurgu yapmanın değil ortaklıklara vurgu yapmanın, acıları öne çıkarmanın değil ortak zaferleri, ortak sevinçleri öne çıkarmanın zamanı. Şimdi ayrıştırmanın değil bayramlaşmanın, müsafahanın zamanı, hesaplaşmanın değil helalleşmenin zamanı. Şimdi artık sosyal restorasyon dönemini başlatıp kararlılıkla büyütme zamanı. Şunu herkes bilmeli ki Türk ile Kürt’ün tarihi son 29 yıl üzerinden özellikle ‘29 yıl yeterlidir’ veya ‘29 yıldır’ gibi bir yaklaşım doğru bir tarih tespiti değildir. Yaklaşık bin yılı bir kenara koyup 29 yıl üzerinden fitne üretenler, bu kadim dostluğu, bu kadim kardeşliği anlayamazlar. Ortak geçmişimizi görmeyenler ortak geleceğimizi de anlayamazlar. Size ben bu akşam burada Malazgirt demeyeceğim, size Çaldıran, Kut’ul Amare, Sarıkamış, Çanakkale demeyeceğim. Cumhuriyetimizin kuruluşundaki o ruh, o irade, o kardeşlik anlayışı bize fazlasıyla yeter. 7 Ağustos 1919’da daha meclis açılmamıştı. Cumhuriyet ilan edilmemişti. Erzurum Kongresi yapılıyor. Ve bir beyanname yayınlanıyor. Şu ifadelere özellikle dikkatlerinizi çekiyorum; ‘Trabzon vilayeti ve Samsun Sancağı ile doğu vilayetleri adını taşıyan Erzurum, Sivas, Diyarbekir, Elaziz, Van, Bitlis vilayetleri ve bu çevrenin içindeki bağımsız livalar hiçbir sebeple, bahaneyle birbirinden ve Osmanlı camiasından ayrılmak imkanı tasavvur edilmeyen bir bütündür. Bu bölgeler halkı saadet ve felakette tam bir beraberliği kabul eder ve mukadderatı hakkında aynı hedefi amaç olarak alır. Bu çevrede yaşayan bütün İslam unsurları yürekleri birbirine karşı fedakârlık duyguları ile dolu birbirlerinin içtimai ve ırki özelliklerine saygılı öz kardaştırlar.’ Evet, bu ifadeler, tekrar ediyorum, 7 Ağustos 1919 Erzurum Kongresi sonrasında yayınlanan beyannamede yer alıyor. Ardından 23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açılıyor. Mecliste sınırlarımız dahilinde yer alan inanç bakımından, mezhep bakımından, ırk bakımından herkesi temsil eden mebuslar bulunuyor.”

Sanatçıların isimlerini saydı

Başbakan Erdoğan konuşmasında Akil İnsanlar’da yer alan sanatçıların isimlerini tek tek göndermeler yaparak saydı. Erdoğan, şunları söyledi: “Tüm annelerin melek olduğunu hepimize anlatan değerli sanatçımız Hülya Koçyiğit’ten, Anadolu’nun Trakya’nın melek misali annelerinin gözyaşlarını dindirecek yeni bir rol bekliyoruz. O unutulmaz Tatar Ramazan rolünde ‘Bir ekmeği beraber bölüşerek yemektir hüner’ diyen sevgili Kadir İnanır’dan bir sofraya oturup bir somunu paylaşan 76 milyonun kardeşliğine yeniden vurgu istiyoruz. ‘Dertler benim, hasret benim, ömrüm senin olsun’ diyen sevgili Orhan Gencebay’dan dertleri de hasreti de ortadan kaldıracak yen bir duruş bekliyoruz. Vizontele filminde ‘Bir yerde mutlu mesut olmanın ilk şartı orayı sevmektir. Burayı seversen burası dünyanın en güzel yeridir’ diyen sevgili Yılmaz Erdoğan’dan daha fazla seveceğimiz, daha fazla mutlu mesut olacağımız bir Türkiye’nin inşasına yeni katkılar bekliyoruz….”

Geniş güvenlik önlemi alındı

-Başbakanlık İstanbul Ofisi’nin bulunduğu Beşiktaş ile çevre yollarda güvenlik tedbirlerini uygulamaya koyan polis, bölgede geniş önlem aldı.

-Başbakan Yardımcıları Bülent Arınç, Beşir Atalay ve Bekir Bozdağ, Adalet Bakanı Sadullah Ergin, Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, İçişleri Bakanı Muammer Güler, Ak Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, MİT Müsteşarı Hakan Fidan da toplantıya katıldı.

-Akil İnsanlar Heyeti’ne davet edilen isimler, kimlik kontrolünün ardından Başbakanlık Ofisi’ne kabul edildi. Heyet üyeleri, toplantı saati öncesinde fuayede bekledi.
-Toplantı saat 18.00’de başladı. Salona giren Başbakan Erdoğan, “Akil İnsanlar”la tek tek tokalaştı ve bir süre sohbet etti.
-Toplantıya katılanlar görevlendirildikleri bölgeye göre oturdular.

BİR CEVAP BIRAK

sixteen − 14 =