Bakan Eroğlu’nun ‘uygun’ bulduğu o proje yargıya taşındı!

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – Mimarlar Odası, Bartın’da yaptığı teknik incelemenin ardından Güzelcehisar kumsalında inşa edilen demir platformlu yürüyüş yolunun iptali ve sorumluların yargılanması istemiyle dava açtı.
 
Bartın’da Güzelcehisar kumsalında yapılan 850 metrelik demir platformlu yürüyüş yoluna tepkiler gelmeye devam ediyor. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun “İmar planına uygun” dediği projeyi yerinde inceleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Kent İzleme Merkezi, teknik incelemenin ardından Bartın Valiliği ve ilgililerle görüştü. İncelemenin ardından bir basın açıklaması yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi Başkanı Tezcan Karakuş Candan, bölgedeki lav kayalıklarını turizme açmak amacıyla uygulanan projenin mimarlık-mühendislik bilimine aykırı ve dehşet verici olduğunu savunarak, “Yapım ihalesinin yürütmesinin durdurulması ve bu sürecin başından sonuna kadar karar mekanizması içinde bulunan tüm bürokrat ve teknokratlara suç duyurusunda bulunduk. Projenin durdurulması ve ihalenin iptaline ilişkin de dava açtık. Kıyı kenar çizgisinin ihlali konusunda tereddütlerimiz var, incelemelerimiz devam ediyor. Bu konuda da ilgili tüm resmi birimler hakkında işlem tesis edilmesini sağlayacağız. Kamunun hakkını ve doğamızı korumaya devam edeceğiz” diye konuştu.
 
BAKAN EROĞLU TEPKİ ÇEKEN PROJEYİ UYGUN BULDU
Bartın Güzelcehisar’daki 80 milyon yıllık lav kayalıklarının turizme kazandırılması amacıyla kumsalda 850 metrelik demir platformlu yürüyüş yolu yapılmasına yönelik tepkiler sürüyor. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, bölge halkının tepkisini çeken yürüyüş yolunun turizm için şart olduğunu ve imar planına uygun olduğunu savunarak, “Bunlar bütün dünyada yapılıyor. Avrupa’da, Amerika’da turistlerin gelip rahatça yürüyeceği yerler var. Ben inceledim, usulüne uygun yapılmış. Biz burayı korumakla kalmayacağız, bütün dünyaya tanıtacağız” ifadelerini kullanmıştı.
MİMARLAR ODASI TEPKİ ÇEKEN PROJEYİ YERİNDE İNCELEDİ
Ancak tepki çeken uygulamayı yerinde inceleyen Mimarlar Odası Ankara Şubesi Kent İzleme Merkezi, çalışmanın mimarlık ve mühendislik bilimine uygun olmadığını açıkladı. Güzelcehisar’daki teknik incelemenin ardından Bartın Valiliği, İl Özel İdaresi ve Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü yetkilileriyle görüşmeler yapan Mimarlar Odası Ankara Şubesi’nin konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Yeryüzü harikası bir kıyı bölgemiz ve nadide bir koyun olduğu Güzelcehisar sahili kamu israfı bir yatırım ve akıl almaz bir proje ile karşı karşıya. Bartın Valiliği’nin bu proje için 2.3 milyon liraya varan bir yatırım yaptığını görüyoruz. Ölçeksiz, detaysız, ne yapılacağı belli olmayan; böyle bir proje ekosisteme ve kıyılarımıza telafisi mümkün olmayan zararlar verecektir. Bartın Valiliği, derhal bu garabet bir yapı olarak karşımıza çıkan demir boru yığını projesinden vazgeçmeli, 1.derece doğal sit alan olan Güzelcehisar kıyılarından elini çekmelidir” ifadelerine yer verildi.
PROJENİN İPTALİ VE SORUMLULARIN YARGILANMASI İÇİN DAVA AÇILDI
Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, projenin danışma kurulu üyesi akademisyenlerce de değerlendirildiğine dikkat çekerek, “İhalenin uygulamasını, ihale dosyasını da inceleyerek ve kıyı-deniz jeolojik mirasımıza ve varlık değerlerimize sözde turizm amaçlı proje ile yapılanların dehşet verici olduğunu gözler önüne sermiştir. Mühendislik ve mimarlık bilimine aykırı bir proje söz konusudur. Yapım ihalesinin yürütmesinin durdurulması ve bu sürecin başından sonuna kadar karar mekanizması içinde bulunan tüm bürokrat ve teknokratlara suç duyurusunda bulunduk. Projenin durdurulması ve ihalenin iptaline ilişkin de dava açtık. Kıyı kenar çizgisinin ihlali konusunda tereddütlerimiz var, incelemelerimiz devam ediyor. Bu konuda da ilgili tüm resmi birimler hakkında işlem tesis edilmesini sağlayacağız. Kamunun hakkını ve doğamızı korumaya devam edeceğiz” dedi.
‘BU ÜLKENİN VARLIKLARINDAN ELİNİZİ ÇEKİN’
Valilik ve il kültür müdürlüğünün, yeryüzü harikası olan bazalt sütunlarında geriye dönüşü olmayan zararlara neden olacak projeye sahip çıkmasının büyük bir gaflet olduğunu savunan Candan, tüm olumsuzluklara ve halkın tepkisine rağmen Bartın Valisi’nin hala sustuğunu ihaleyi durdurmadığını belirterek, “Bu tutumu anlamakta güçlük çekiyoruz. Bartın İl Özel İdaresi tarafından ihale edilen proje, çizim ve sunum tekniğine de aykırı. Fikir projesi olması bile tartışılır bir çizim ile 2.3 milyon lira değerinde bir ihale dosyası nasıl hazırlanmıştır? Uygulama projesi aşamasında bugüne kadar karşılaşılmayan bir biçimde 1/1000 ölçekte detay ve kesit ile keşif ve metraj nasıl yapılmış, yaklaşık maliyet nasıl bulunmuştur? Bu durumu mühendislik ve mimarlık camiasında tartışmaya açıyoruz. Bir yaklaşık maliyetin nasıl bulunabildiği şaşkınlığı yaşarken aslında tüm incelemelerimiz sonucunda görülen o dur ki tuz kokmuştur. Bilime ve tekniğe aykırı icraatlarla basiretsiz projelerinizi bu ülkenin varlıklarından çekin” diye konuştu.
‘BARTIN VALİSİ AKLIMIZLA DALGA GEÇİYOR’
Güzelcehisar’daki lav sütunlarının dünyanın en gelişmiş doğal oluşumlarından olduğuna dikkat çeken Mimarlar Odası Ankara Şube Başkanı Tezcan Karakuş Candan, tarih ve doğanın iç içe olduğu sahilde yapılan proje hakkında söylenecek çok söz olduğuna değinerek, şunları dile getirdi: “Bu proje deniz-kıyı-sahil jeolojik formasyonun yarattığı coğrafik bütünlüğünü ve siluetini bozacak. Bugün 2.3 milyon, ancak sözleşme bedeli 2.7 milyon liralık projenin keşif artışları ile karşımıza daha ne kadar artı maliyet getireceğini de bilemiyoruz. Demir borularla 6 metreye kadar yükselen yürüyüş platformu, seyir terası adı altında kayaların delik deşik edildiği bağlantı çalışmaları, deniz üzerinde ahşap köprü, festival alanı, yürüyüş yolları ile karşınıza ortaya karışık bir proje çıkıyor. Vali, ‘mevcut ekolojik sisteme zarar vermeyecek’ şekilde uygulanacak diyor. Bartın Valisi adeta aklımızla dalga geçiyor.”
 
‘ÜÇ MİLYONLUK DEVLET KAYNAĞI ÇÖPE GİDECEK’
Neredeyse yarı imalatı bitmiş, demir borular çakılarak oluşturulan ve 6 metreye kadar yükselen platformun yapıldığı alan 1. Derece doğal SİT alanı olduğunun altını çizen Candan, şöyle konuştu: “Bartın için iktidarın yerel güçleri hızını kesmemiş, 13 Kasım 2017 tarihinde İmar Kanunun 18 Uygulama Planını yapmış ve ilk önce yapılması gereken plan şimdi gelmiş. Orman ve Su İşleri Bakanlığı 8 Kasım 2017 tarihinde Güzelcehisar Bazalt sütunları ‘Tabiat Anıtı Yönetim Planı Yapılması İşi’ adı altında bir ihaleye daha çıkılmıştır. Bu yönetim planı, ‘Farklı ölçeklerde hazırlanan bu yürüme yolu ve festival platformları projesine uygun değildir’ derse ne olacaktır ve bir yönetim planı 1. Derece doğal sit ve tabiat anıtı dedikleri yerde bu projeyi entegre edebilecek bir sonuca giderse zaten yanlış yapmış olacaktır. Durum her iki anlamda da kamu zararı doğuracaktır. Kabul ederse doğal alanda telafisi onarılamayacak bir sonuç kabul etmezse ise 3 milyona yakın devlet kaynağı çöpe atılacaktır.
 
‘KOMİSYON TEKNİK BİLGİDEN YOKSUN’
Burada sorulması gereken ve altında neler olduğunun sorgulanması gereken birçok konu var. Mimarlar Odası Ankara Şubesi 1. Derece doğal sit alan olan Güzelcehisar lav sütunları ve sahil bandında neler yapılmaya çalışıldığını hukuk önünde sorgulayacaktır. Kent İzleme Merkezimizin yaptığı görüşmeler, yerinde incelemeler ve edindiği belge ve veriler; plan ve proje yapım süreçleri ile birlikte ihale edilme koşullarının oluşmadığını göstermektedir. Bu proje yeryüzünde birkaç örneği bulunan bir jeolojik oluşum olan bazalt lav sütunları ile birlikte bir deniz-kıyı ekosisteminin kaderini belirleyecek. 1/1000 ölçek olması sebebi ile uygulama projesi niteliğini asla taşımayan bir sözde proje ile 1. Derece sit alanda hareket edilemeyeceğini bilemeyecek kadar teknik bilgiden yoksun bir komisyonla karşı karşıyayız. Bu komisyona bu ülkenin varlıkları nasıl teslim edilmiştir?
 
‘PROJEYE İMZA ATANLARI BİLİMSEL DOĞRULARA DAVET EDİYORUZ’
İncelenecek olan proje bir peyzaj projesidir ve doğal varlıklarımız üzerinde tarihi bir kararı verecek olan komisyonda mimar ve peyzaj mimarı yoktur. Komisyon böylesi bir ihtisas grubundan danışmanlık almayı bile düşünmemiş, kendisini tam yetkili kılmış ancak çok büyük bir hata yapmıştır. Komisyonda inşaat mühendisi, su ürünleri mühendisi (bulunmadı), şehir plancısı, ziraat mühendisi, avukat, çevre ve orman mühendis bulunmakta iken işin gerçek sahiplerinin bulunmayışı manidardır. Bu projeye imza atan Bartın Üniversitesi öğretim görevlilerini, meslek etiğine ve saygınlığına, bilimsel doğrulara uygun davranmaya, toplumun tepkilerine neden olan bu projede nasıl imzalarının bulunduğunu kamuoyu ile paylaşmaya davet ediyoruz.”
Önceki haberRobotlar, işsizlik, yoksulluk
Sonraki haberİNGİLTERE… Göç ve 3KA
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.