Bakan Eroğlu halkı yanıltıyor!

Ankara’da enerji sektörüyle ilgili kamu kurumlarını bir araya getiren toplantıda konuşan Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, HES yatırımcısı firmaların önünde büyük engeller olduğunu ancak yapılan toplantılarla bürokrasiyi azalttıklarını söyledi. Bakan Eroğlu’nun tartışma yaratan açıklamalarına tepkiler ise gecikmedi. Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, konuyla ilgili yaptığı açıklamasında, asli görevi Orman ve Su İşleri Bakanlığı olan Veysel Eroğlu’nun kamuoyunu yanıltmayı sürdürdüğünü ve ‘HES ve Enerji Bakanlığı’na soyunduğunu ileri sürdü.

‘BAKAN EROĞLU ENERJİ VERİLERİNİ YALANLIYOR’

Bakan Eroğlu’nun her fırsatta HES’leri ‘şirin’, ‘çevreci’ ve ‘zorunlu’ göstermeye çalıştığını savunan DEKAP Sözcüsü Şan, Ankara’da Devlet Su İşleri (DSİ) konferans salonunda yapılan ‘HES Projelerinde Problem ve Çözüm Önerileri’ konulu toplantıda yine Türkiye’nin ‘enerji açığı iddialarını’ gerekçe göstererek HES’leri savunduğuna işaret ettiği açıklamasında, “ Bakan Eroğlu’nun ‘HES’ler olmasa ülkemizin enerjide dışa bağımlılığı daha büyük ölçüde olurdu’ yönündeki açıklamaları, Enerji Bakanı Taner Yıldız’ı ve EİE Genel Müdürlüğü verilerini de yalanlar nitelikte. Zira Enerji Bakanı Yıldız, daha önce yaptığı açıklamalarda ülkemizin ‘elektrik enerjisi açığı olmadığını ve hatta elektrik enerjisi üretiminde fazlası olduğunu’ vurgulamıştı. Keza yine EİE Genel Müdürlüğünden yapılan açıklamada ülkemizin ‘elektrik enerjisi’ açısından tüketim oranından daha fazla üretimi ve üretim potansiyeli olduğu vurgulanmıştı” diye konuştu.

‘BAKAN EROĞLU HES’LERİN NE KADARINA ORTAK?’

Aynı toplantıda konuşan Bakan Yıldız’ın bu konulara hiç değinmeden HES’lerin önünü açabilmek için yaptıkları yasal değişikliklere ve toplantılara, önlerine çıkan engelleri ve sorunları iktidarın gücü ve dayatmasıyla nasıl aştıklarını anlattığını dile getiren Şan, yanlış hesaplamalarla kamuoyu yanıltıldığını öne sürdüğü açıklamasında, “ sanki bütün HES projeleri kurulu kapasiteleri oranında elektrik üretecekmiş gibi rakamlar veriliyor. HES projelerinin geliştirildiği hiçbir dere veya akarsu üzerinde öyle anlatıldığı gibi yıl 12 ay, her saat enerji üretemeyecektir. HES projeleri, Sayın Bakan’ın anlatmaya çalıştığı gibi ‘kurulu kapasiteleri’ oranında hiçbir zaman enerji üretemeyecektir! Bütün bu açıklama ve gerçeklere karşın Bakan Eroğlu’nun hala, HES’leri ülkemiz için zorunlu bir kaynakmış ve hatta ‘temiz ve yenilenebilir bir enerji kaynağı ve çevreci’ olduğu gibi göstermeye çalışmasının ardında başka nedenler olduğu endişesi duymaya başladık! HES’lere karşı, doğal yaşam alanlarına verilecek geri dönüşümsüz zararlara karşı suyuna, toprağına, koruma öncelikli doğal yaşam alanlarına, tarihine, sosyal ve kültürel değerlerine sahip çıkan insanlara karşı ‘vatan sevmez, çapulcu, bir takım lobilerle bağlantılı ve dışarıdan yardım alan’ nitelemeleriyle suçlayıp eleştiren Sayın Bakan acaba HES’lerle ilgili hangi rant çevrelerinin lobiciliğine soyunmuş? Kendi ağzıyla itiraf ettiği gibi HES’lerin ne kadarına ortak? Kendisi bu projelerden ne kadar pay alıyor? Sürekli Türkiye’nin ‘enerjide dışa bağımlı’ olduğundan söz eden Sayın Bakan, hangi enerji çeşitliliğinden söz ediyor? Sözünü ettiği ‘enerji talebindeki riskler’ nelerdir?” diye konuştu.

‘HES’LER TAŞKINDAN KORUMUYOR, AKARSULARI KURUTUYOR’

HES projelerinin, Bakan Eroğlu’nun ileri sürdüğü gibi ‘sel ve taşkınlardan’ korumadığını aksine birbiri ardına dizildikleri bölgelerde, suları kilometrelerce tünellere hapsederek doğal ortamından kopardığı gibi vadi ve yaylalardaki akarsuların ve ırmakların kurumasına neden olduğu görüşünü savunan Şan, “HES’ler, bulundukları bölgelerde çevreyi, dereleri, fauna ve florayı, endemik türleri katletmekle kalmıyor; bu alanlarda yaşam alanlarını oluşturan köylülerin tarihi, sosyal ve kültürel değerlerini de yok ediyor; insanlarımızı yurtsuzlaştırıyor. HES’lere karşı sürdürülen bilimsel, demokratik ve hukuksal mücadelede ortaya konulan bilimsel raporlar, yaşanan gerçekler ve yargı kararları ile defalarca kanıtlanan ve ortaya konulan bu durumun yanında; yargının verdiği gerekçeli kararlarda HES projelerinin yasalara, yönetmeliklere, uluslararası anlaşmalara ve açıkça hukuka aykırı olduğunun vurgulanmasına karşı Sayın Bakan’ın hala HES’leri ‘şirin ve zorunlu yatırımlar’ olarak göstermeye çalışmasına başka bir anlam verilemez!” dedi.

‘YABANCI FİRMALARLA DIŞA BAĞIMLILIKTAN NE KADAR KURTULACAĞIZ’

Enerjide dışa bağımlılıkta söz eden Bakan Eroğlu’nun sayıları 2 bin 300’leri bulan HES projelerinde, uluslararası anlaşmalar gereği ‘tahkim’ ve ‘karbon salınımını önleme’ çalışmaları doğrultusunda oluşturulan ‘rant piyasaları’ ile birlikte geliştirilen HES projelerindeki uluslararası sermaye guruplarının ortaklıklarını görmezden gelmesinin de oldukça dikkat çekici olduğunu kaydeden Şan, “kaldı ki yabancı firmalar tarafından geliştirilen HES projelerinin üreteceği enerjinin ülkemizi ne kadar ‘dışa bağımlılıktan’ kurtaracağı da manidardır. 49 yıllığına yapılan ‘Su Kullanım Anlaşmaları’ sayesinde bu projeler ile ayrıca su kaynaklarımız, akarsularımız ve içme sularımız da aynı zamanda ‘dışa bağımlı’ hale getirilmiyor mu? Suyun ticarileştirilmesinin ön ayağı olan HES projeleri ile yaşamın ve ekosistemin asli unsuru olan su, salt bir enerji kaynağı, alınıp-satılan bir meta olarak görülmüyor mu? Bu durumun hem yasa ve yönetmeliklere, hem hukuka, hem uluslararası anlaşmalara, hem akla ve bilime ve hem de doğanın değiştirilemez kanunlarına aykırı olduğunu göremiyor mu Sayın Orman ve Su İşleri Bakanı? Sayın Bakan’ın açıklamalarından anlaşılacağı üzere artık, ‘Orman Alanları’ da bakanlığın yetkisine girmiş” görüşünü dile getirdi.

‘BAKAN EROĞLU’NU HALKI YANILTICI AÇIKLAMALAR YERİNE HUKUKA SAYGILI OLMAYA ÇAĞIRIYORUZ’

Geçtiğimiz günlerde TBMM’de HES’lerin orman alanlarındaki paylarının yüzde 1 civarlarında olduğunu ve yaşanan bütün orman ve ağaç katliamlarına karşın, ormanlara ve ağaçlara zarar vermediğini anlatan Bakan Eroğlu’nun, son açıklamalarında orman alanları içerisinde geliştirilen 300-350 adet HES projesine izin verdiğini ballandırarak anlattığını dile getiren DEKAP Sözcüsü Şan, açıklamasını şöyle sürdürdü: “hani ormanlar bizim ciğerlerimiz idi? Damarlarımızda dolaşan kan gibi olan sularımızın yanında artık ciğerlerimiz olan ormanlarımızı da HES projelerine, rant ve çıkar paylaşımlarına açıyorlar! HES’lerin elektrik üretimine cüzi bir oranda, yüzde 1’lik oranla ülke büyümesine ve yüzdesi bile değersiz oranda istihdama katkı sağladığını ileri süren Bakan Eroğlu’na bu kadarcık oranlar karşısında paha biçilemeyen doğal yaşam alanlarını, dereleri, sosyal ve kültürel değerlerimizi katletmeye değer mi, diye sormak gerekiyor! Doğal yaşam alanlarını ve çevreyi katleden HES projelerine yapılan milyarlarca dolarlık yatırım karşısında, Sayın Eroğlu’nun başında bulunduğu Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın, ‘koruyup-kollama’ asli görev ve sorumluluğunda bulunan ormanlarımız ve sularımızda, koruma öncelikli doğal alanlarımızda yok edilecek olan sadece bir endemik türü yeniden var edebilmek için kaç milyar dolar gerekiyor? Sayın Bakan’ı bu halkı ve kamuoyunu yanıltıcı açıklamalarının ardından bir kez daha akla ve bilime, yasalara ve yönetmeliklere, bağımsız yargı organlarının verdiği hukuk kararlarına ve doğanın değişmez kurallarına saygılı olmaya ve gereklerini yerine getirmeye çağırıyoruz. Derelerin Kardeşliği Platformu olarak, başta HES’ler olmak üzere doğal yaşam alanlarımızı katleden maden arama ve çıkarma çalışmaları, taşocakları, nükleer ve termik santrallere karşı demokratik, yasal ve hukuksal mücadelemizi bütün bu projeler iptal edilinceye kadar ödünsüzce sürdüreceğimizi bir kez daha vurguluyoruz.”

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

8 + sixteen =