Bakan Eroğlu’na ‘orman rantı’ sorusu

Bakan Eroğlu’na ‘orman rantı’ sorusu

0
PAYLAŞ

ÖZEL AĞAÇLANDIRMA İZNİNİ SORDU

Ormandan sayılmayan makilik alanların başını çektiği bölgelerde rekor başvuruya ulaşan ‘özel ağaçlandırma’ tartışmaları meclise taşındı. Balıkesir ve Muğla ile birlikte Türkiye’nin en çok özel ağaçlandırma başvurusu yapılan illerinin başında gelen Antalya’da yüzlerce başvuru olduğu belirtiliyor. Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu’nun sözlü olarak yanıtlaması istemiyle TBMM’ne soru önergesi veren CHP Antalya Milletvekili Arif Bulut, ‘Özel Ağaçlandırma’ kapsamında kiraya verildiği belirtilen Atatürk Mahallesi Uzunburun Mevkii’ndeki toplam 29 bin 634 metrekarelik alana ‘özel ağaçlandırma’ izni verilmesinin amacını sordu.

‘ÇAMLARLA KAPLI ARAZİ RANTA MI AÇILACAK’

Önergesinde, arazinin zaten çam ağaçlarıyla kaplı olduğunu belirten Bulut, “kiraya verdiğiniz bu arazi üzerinde ranta yönelik herhangi bir tesisleşme yapılacak mı? Eğer yapılmayacaksa araziyi kiralayan kişi ve kuruluşlar hangi amaçla kiralamışlardır? Kiraya verdiğiniz bu arazinin devletimize getirisi nedir?” sorularının yanıtlanmasını istedi.

DOÇ. DR. ÇAĞLAR: ‘TOPLUMSAL SONUÇLARI SORGULANMALI’

Ormancılık konusunda kapsamlı çalışmaları bulunan Orman Yüksek Mühendisi Doç. Dr. Yücel Çağlar, 2009 yılı sonu rakamlarına göre ‘devlet ormanı’ sayılan yerlerde özel kişi ve kuruluşlara tahsis edilen alanlardaki özel ağaçlandırmaların yüzde 26’sının fıstıkçamı, badem, ceviz, defne, kavak, harnup, kestane, antepfıstığı, melengiç ve zeytin türleriyle gerçekleştiğini belirtiyor. Türkiye’deki orman ekosistemlerinin ağaç ve ağaççık türü çeşitliliğinin de değiştirildiğini ancak bu değişimin yol açtığı ekolojik, ekonomik ve toplumsal sonuçlar gerektiğince sorgulanmadığını savunan Çağlar, bu konuda yalnızca ağaçlandırma yapılan alanların genişlikleriyle övünüldüğünü anımsattığı değerlendirmesinde, “bu değişimler, başta ormancılık çalışmaları olmak üzere insan etkinlikleriyle hem hızlandırılmakta hem de yönlendirilebilmektedir. Artık, ‘ormanlarımızdaki’ yönlendirilmiş değişimlerin ve yol açtığı ekolojik, ekonomik, toplumsal ve hatta kültürel sonuçların sorgulanması da gerekmektedir” görüşünü savunuyor.

ORMAN EKOSİSTEMLERİ DEĞİŞİYOR

Hukuksal olarak ‘orman’ kapsamına giren ağaç ve ağaççık türlerinin kimilerinin artık ‘orman ağacı ve ağaççığı’ sayılmayabildiğini vurgulayan Çağlar, bunun, Türkiye’de ‘orman’ sayılabilecek yerlerin daraltılmasına yönelik girişimlerin sıkça başvurduğu yollardan biri olduğunu savunuyor. 2009 yılı sonu rakamlarına göre yüzde 93’ü, resmi kurumlarca olmak üzere toplam 3,5 milyon hektar orman ekosistemi oluşturma amaçlı ağaçlandırma çalışması yapıldığını vurgulayan Çağlar, bu çalışmalar sırasında doğal türlerin yanı sıra orman ekosistemlerinde doğal olarak bulunmayan çeşitli ağaç ve ağaççık türleri de kullanıldığını belirtiyor. Bu girişimler sonucu orman ekosistemlerinin ağaç ve ağaççık türü çeşitliliğinin de değiştirildiğini ifade eden Çağlar, Batı Karadeniz Bölgesi’ndeki meşe, gürgen ve benzeri geniş yapraklı ağaç türlerinin oluşturduğu karışık orman ekosistemleri kaldırılarak yerine Türkiye’de doğal olarak yetişmeyen ancak hızlı büyüyen çam türleriyle ağaçlandırmalar yapıldığını, ancak bu yolla oluşturulan orman ekosistemlerinin böcek ve mantarlardan büyük ölçüde zarar gördüğünü söylüyor.

DEĞİŞİMİN SONUÇLARI DA KAMUSAL

Ormanların, hem doğası hem de ülkemizdeki egemen mülkiyet biçimi gereği kamusal varlıklar olduğunu kaydeden Çağlar, söz konusu değişimlerin hemen hemen tümüyle kamusal kaynaklar kullanılarak gerçekleştirildiğini, bunun sonuçlarının da en geniş anlamıyla kamusal olduğunu belirterek, “bu değişimlere yol açan uygulamalar da en az, sözgelimi HES’ler, ‘2-B’ uygulamaları, ormancılık dışı etkinliklere arazi tahsisi denli önemlidir” değerlendirmesinde bulunuyor.

BİR CEVAP BIRAK

2 + 1 =