Bakanları yanıltabilirsiniz ama bizi asla!

Bakan Eroğlu’nu gerçekleri çarpıtmak ve HES’leri şirin göstermekle suçlayan Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP) Sözcüsü Ömer Şan, özellikle Doğu Karadeniz Bölgesi’nde HES’ler nedeniyle kuruyan derelerin fotoğraflarını da paylaşmıştı. Şan’ın eleştirilerine yanıt veren Bakanlık yetkilileri, HES’leri savunan bir açıklama daha yaptı. Ancak DEKAP Sözcüsü Ömer Şan’ın bu açıklamaya yanıtı da gecikmedi: “Bakanları, milletvekillerini yanıltabilirsiniz ama bizi inandıramazsınız!”

‘BAKANLIK ORMAN VE SULARA BAKMIYOR’

Orman ve Su İşleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin orman ve sularına “bakmamakla” ve yaşamın gerçeklerini saklamaya çalışmakla itham eden DEKAP Sözcüsü Ömer Şan, “Orman ve Su İşleri Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden, açıklamalarımızın haber yapıldığı gazetelere gönderilen açıklama metninde yine HES projeleri şirin gösterilmeye çalışılarak, kamuoyu yanıltılmaya çalışılmıştır. Söz konusu açıklama, kendi içerisinde de çelişkilerle doludur! Doğal yaşam alanlarımızda, vadilerimizde, yaylalarımızda, derelerimizde yaşanan gerçeklerle hiçbir şekilde örtüşmemekte, formaliteden, kâğıt üzerinde kalan söylemlerden öteye geçememektedir” dedi.

BAKANLARI YANILTABİLİRSİNİZ AMA BİZİ İNANDIRAMAZSINIZ

Yaşamı, doğayı, tarihi, sosyal ve kültürel değerleri katlederek geri dönüşümsüz zararlar veren hiçbir projenin kalkınma kaynağı, yatırım veya ‘temiz enerji kaynağı’ olarak gösterilemeyeceğine vurgu yapan Şan, Bakanlığın açıklamalarına sert üslupla yanıt vererek, “Sayın Bakan ve Bakanlık yetkilileri belki bu açıklamalarıyla kabineyi, milletvekillerini ve konuya duyarsız kitleleri ve kamuoyunu yanıltabilir ama doğal yaşam alanlarında, vadilerinde, köylerinde ve yaylalarında yüzyıllardır üreterek yaşamı var eden bizleri, su gözelerinin başında, derelerinin kenarında nöbet tutan köylüleri, yaşanan gerçekler karşısında anlattıklarına inandıramaz” ifadelerini kullandı.

İŞTE BAKANLIK VE DAKAP ARASINDAKİ HES ATIŞMASI

Orman ve Su İşleri Bakanlığı: “Ülkemizde geliştirilen hidroelektrik potansiyelin büyük bir kısmı içme suyu, sulama, taşkın zararlarından koruma, sanayi tesislerinin ihtiyacı olan suyun karşılanması ve benzeri faaliyetler için de kullanılmakta olan çok maksatlı depolama tesisleridir. Bu tesisler ayrıca bulundukları bölgelerde balıkçılık, ulaşım, turizm gibi yeni gelir getirici faaliyetlere de zemin hazırlamaktadır.”

Derelerin Kardeşliği Platformu (DEKAP): “Özellikle Doğu Karadeniz Bölgesinde geliştirilmekte olan, ‘baraj tipi’ olanlar hariç HES projelerinin hiçbirinde suyun depolanması, sulama, taşkın koruma ve benzeri faaliyetler için kullanım söz konusu değildir. Bakanlık, bu projelerin ‘tünel tipi’ projeler olduğunu görmezden gelmektedir. Yani bu tüneller boyunca su, dere yatağından alınıp, kilometrelerce taşınarak, hem dere yatağı ile ve hem de asli unsuru olduğu ekosistem ile bağlantısı tamamen kesilerek, türbinlere taşınmaktadır. Bu projelerin bulundukları bölgelerde balıkçılık, ulaşım ve turizm gibi gelir getirici faaliyetlere zemin hazırladığı iddiası ise tamamen boş ve asılsızdır. Derelerinde sadece bir tek balık tutan köylülere 600 Lira civarında para cezaları veren ilgili kuruluşlar ne yazık ki, HES’lerin kuruttuğu dereler ile bu balık ölümleri karşısında gereken işlemlerde yetersiz kalmaktadır! Turizme gelince; böyle bir iddia Doğu Karadeniz Bölgesi gibi bölgeler için çok komik kaçmaktadır. Dünyadaki 5 ‘biyosfer rezerv alanından’ birisi olarak koruma altına alınması gereken Maçahel’deki HES projeleri hangi turizm olanaklarını yaratabilir?”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı: “İyi tasarlanmış bir HES, çevresiyle bütünleştirilebilmekte ve çevre üzerinde asgari düzeyde olumsuz tesirde bulunmaktadır. HES’lerin çalışma sisteminde bilinmesi gereken en önemli unsur sudan değil, suyun gücünden faydalanıldığıdır.”

DEKAP: “‘İyi tasarlanmış bir HES’ ile ne kastedilmektedir? Demek ki böyle bir proje yoktur? Çevresiyle nasıl bütünleştirilebilmektedir böyle bir HES? Biz bütünleştiremiyoruz! Aynı zamanda Bakanlık yetkilileri de bütünleştirememiş ki, çevre üzerinde olumsuz tesirleri olduğunu kabul etmişler. HES’lerdeki en önemli unsurun su olmadığı ileri sürülürken, suyun gücünden faydalanıldığı kaydedilen açıklamada, su olmazsa suyun gücünden nasıl faydalanılacağına ise herhangi bir açıklama getirilmiyor!”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı: “Nehir tipi HES’ler, suyun tabii akışından faydalanılarak elektrik üretmekte olup, aslında oldukça eski bir teknolojinin, un değirmenlerinin gelişmiş halidir. Nehir tipi HES’ler büyük miktarda suya ihtiyaç duymaz ki bu ‘çevre dostu’ olarak tanımlanmalarının temel sebebidir.”

DEKAP: “Madem öyle, o zaman neden derelerimizdeki sular kilometrelerce uzunluktaki tünellere alınıp, asli unsuru olduğu ekosistemle ilişiği kesiliyor veya neden Deriner Barajı gibi dünya ile ölçüştürülecek büyüklükte barajlar yapılarak suyun önü kesiliyor? Hani HES’ler suyun tabii akışından faydalanıyordu? HES’lerin benzetildiği ‘un değirmenleri’ şimdi ne haldedir? Tarihi ve kültürel değerlerimiz arasında yer alan su değirmenlerini çalıştırmak için derelerimizde veya köylerimizde su kalmamıştır veya çalıştırmak için HES’lerden izin alınması gerekmektedir? HES’ler hangi tarihi, sosyal ve kültürel değerlerimizin gelişmiş halini oluşturmaktadır?”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı: “HES tesislerinde türbinlere zarar vermemek için akarsudaki kum, çakıl gibi maddeler tutulur, askıdaki sedimentler çökeltilir ve böylece türbinlere giren ve türbinlerden çıkan su, tabii halinden daha temiz olarak akarsuya döner. HES’lerin inşası esnasında ortaya çıkan hafriyat da çevresel etkiye sebep olmadan izinli alanlarda depolanmakta veya köy yollarında kullanılmaktadır.”

DEKAP: “Bu açıklama da yaşanan gerçeklerden ve bilimsellikten uzaktır. Doğal akışkanlığı içerisinde derelerimizden, nehirlerden veya akarsulardan gelen kum, çakıl gibi maddeler, askıdaki sedimentler, içerisindeki oksijen doğal yaşama can verip, deniz sahillerinde kumsallar oluşmasını, taşıdığı alüvyonlarla birlikte tarımsal alanların gelişmesini, içerisinde barındırdığı birçoğu endemik olan balık ve benzeri canlı türlerini, organizmaları, toprağı ve dahası yaşamı besler. Evet, türbinlerden çıkan suyun tabii halinden eser kalmaz! Doğallığından tamamen temizlenmiş, içerisinde yaşama can verecek herhangi bir madde kalmamıştır. Bu suyun tekrar eski haline, doğallığına dönebilmesi için en az 2 km boyunca serbest akış yapması, oksijen barındırması için ise doğal düşüş gerçekleştirmesi gerekmektedir! Ancak, birbiri ardına dizilmiş HES projeleri sayesinde suya böyle bir olanak bırakılmamıştır!”

Orman ve Su İşleri Bakanlığı: “Zaman zaman bazı derelerdeki su seviyelerinin düşüklüğü HES projelerinden kaynaklı olmayıp, mevsimsel olarak yağış azlığından kaynaklanmaktadır. Düşük olan su seviyelerinin yağışlı döneme girilmesi ile tekrar eski seviyesine yükselmesi beklenmektedir.”

DEKAP: “İşte burada yine kendisiyle çelişiyor Bakanlık! Bizim fotoğraflarıyla ortaya koyduğumuz bütün dereler, HES projeleri ile kurutulmuştur! Ancak doğrudur ki, zaman zaman yağış azlığı nedeniyle ülkemiz genelindeki birçok dere, akarsu ve nehirde su seviyelerinde düşüklük yaşanmaktadır. Derelerimizde akan su seviyeleri, dünya genelinde yaşanan ve adına ‘küresel ısınma’ denen, teknolojik gelişme ve bu gibi hunharca geliştirilen projeler sayesinde zaten her geçen gün azalmakta ve hatta kuruma tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. HES projeleri ise bu tehlikeli gelişmeyi tetiklemekte ve hızlandırmaktadır!”

Yeşilirmak Tozanlı

Solaklı’da sabah müadahalesi

Güneysu İnceleme

Diyoban HES

HES yol

Antalya Kumluca Alakır Deresi

İkizdere

‘Balık tutmak yasak’ tabelası

Salarha balık yavruları

Salarya HES regulator

Kemer köprü

Deriner barajı

Değirmen

EnerjiSA Arkun HES İspir

Erenler

Artvin HES

Kayacık Kerentaş HES

İkizder Rüzgarlı Deresi regulatör sonrası

Fındıklı dere

İkizdere

Çayeli Şenöz Vadisi Çataldere

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.