Balbay çocuklarını okula götürdü

Ergenekon davasının tutuklu sanıklarından CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, Sincan’daki cezaevinden tahliye edilmesinin ardından çocukları Yağmur ve Deniz Balbay’ı Başkent Üniversitesi Özel Ayşeabla Okulları’na götürdü.

Okul çıkışı gazetecilerin sorularını yanıtlayan Balbay, “Ben her şeyden önce bir öğrenci velisiyim. Tutuklandığımda ilk aklıma gelen ‘Eyvah çocuklarımı sağlıklı okutamayacağım’ korkusu oldu. Çok güzel bir başlangıç, yeniden hayata başladım” şeklinde konuştu.

Okulda hem kızının hem oğlunun sınıfına giren ve orada öğrencilerle sohbet eden Balbay, öğrencilere “‘Her şey çok güzel olacak’ bir film adı olarak kalmayacak” dedi.

4 yıl 277 günün ardından ilk kez dün geceyi ailesiyle geçiren Balbay, duygularını “Cezaevinde ranzaya elinize attığınızda soğuğa çarparsınız, dün gece sevdiğime çarpmak çok güzeldi. Ranzada gözünü açtığınızda 80 parmaklıklı bir demir karşılar sizi. Bu sabah gözümü açtığımda avize ve güzel tablolarla uyandım” şeklinde ifade etti.

Balbay, Nazilli’de bekleyen anne babasını ne zaman göreceği sorusuna, “İlk fırsatta gideceğim. Tutukluyken, ilk aileme teslim olacağım demiştim. Sonra anne ve babama, sonra büyük ülkeme, sonra Cumhuriyet gazetesine, sonra CHP’ye teslim olacağım. 4 tutuklama daha beni bekliyor ama tabii ki bunlar güzel şeyler. Ben zaten bunlarda tutuklu kaldım” diye yanıt verdi.

Mustafa Balbay okul ziyaretinin ardından Cumhuriyet gazetesine gitti. Balbay, orada da açıklama yaptı.

İşte Balbay’ın açıklamasından satır başları:

“5 yıl boyunca yazdıklarım ortada. Hiç umudumu kesmedim. İnsan kendisini yalnız hissettikçe umutsuzlaşır. Ben de zaman zaman yalnız hissettim, ama hiç kalıcı bir yalnızlık değildi. Sonunda hep o beklediğim sesi duydum.

Ben her şeyden önce gazeteciyim, kalemi elden bırakmayacağım. Hapiste oyun yazmasını da öğrendim. Aziz Nesin gibi usta olmak gerekmiyor, ben yaşadıklarımdan bir oyun yazacağım.

Bundan sonra siyaette de varım diyorum, ama haddimi de biliyorum. Yerel seçimlerde her belediye başkan adaylarımızın yardımcısı ben olacağım. Bu ülkede çok şey yapabiliriz. Bir planınız yoksa başkasının planının parçası olursunuz.

Bu Gezi eylemlerinin Türkiye’nin bütün illerinde olması uyanışın bir ispatıdır. Bundan sonra özgürlükler konuşulsun diyorum. Atatürk’ün “Basından kaynaklanan sorunların çözümü basın özgürlüğüdür” sözü, yaşamın her alanına uygulanabilir diye düşünüyorum.

Hukuk o kadar üstün ki ulaşmak mümkn değil. Son Anayasa Mahkemesi’nin kararı her şeyi bir yana bırakıyorum ‘Mustafa Balbay milletvekili olduğunda bırakmalıydınız’ diyor. Demirel aradı, ‘sizden özür dilenmesi gerekir’ dedi. Ben bu toplumda özgürlükler konuşulsun yeter diyorum, benden özür dilenmesin.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.