Bana dair…

Elli yıla yaklaşan meslek yaşamında ideolojik duruşum konusunda takiye yapmadım.
Yalan söylemedim.
Kıvırmadım.
Dönek değilim.
Fırıldak hiç olmadım.
1960 yılı ihtilali benim ideolojik duruşum, yaşam felsefem açısından miladımdır.
Yani eski Demokrat Partiyi, yani çok partili düzeni, yani demokrasiyi benimsedim, savundum.
Lise sıralarında nasılsam, üniversite sıralarında da demokrat kalmayı yeğledim.
Zaten mesleğe de Demokrat Partili milletvekillerinin Yassıada yargılanmalarına karşı çıkan, bu yolda mücadele bayrağı açan tek gazete Son Havadis gazetesinde müsahhih (düzeltmen) olarak işe başladım.
1973 yılına kadar da sağdaki gazetelerde her kadamede muhabirlik yaparak piştim.
Son Havadis, Tasvir ve Adalet Gazetelerinde çalışırken  halkımız (o zaman da halkı CHP temsil ediyordu) tarafından Ankara Rüzgarlı Sokak’da taşlandık. CHP gençliğini eğer polis zar-zor engellemeseydi, belki de linç edilenler arasında kimvurduya gidecektik.
Özetle sağcıyım.
Ama MHP’li değil.
Şu anda  Menederes’ten sonra bayrağı devralan Demirel ve sonrasına tekabul eden bir sağcıyım.
Biraz da Özal’a yakın sağcılık sayılır bu.
Yani değişime açık biriyim ve liberal demokrat tanımı daha yakışıyor bugünlerde ben ve benim gibi düşünenlere.
Dinci değilim.
Mütedayyin bir aileden geliyorum. Şu anda çizgimi sürdürüyorum. Beş vakit namaz kılmıyorum. Hacca gitmeyi düşünmüyorum.
Dincilere karşı sonsuz kinciyim. Hatta peşin hükümlüyüm. Erbakan ve onun kafasındakilere karşı sonuna kadar mücadele ettim, giderek artan dozda devam etmeye de niyetliyim.
Suudi ve Iran yönetimleri kadar, Libya’nın yönetim biçimine özetle din ile yönetilen ne kadar ülke varsa hepsine karşıyım.
Irkcı değilim ve hiç olmadım.
AK Parti’li hiç değilim ve olamam da. O kafanın değişeceğine baştan beri inanmıyorum. Kafa arkalarındakı gizli ajandayı ve niyetlerini okuma gereği bile duymam. Dincilerle mücadelede ülkem, halkım ve yönetimlere güveniyorum. Tabii en başta şanlı ordumuza sonsuz güvenim var.
Bazen tesadüf, ya da yasal boşluklar veya eski yönetim zaaflarından kaynaklanan kaosu iyi değerlendirip iktidara gelen Ak Parti’nin geldiği gibi gideceğine inanıyorum. Ama yasal yoldan. Seçimle geldi, seçimle gitmeli.
Gelelim buraya nereden geldim, neden geldim?
Beni bu köşede yazmaya davet eden değerli meslekdaşım Faruk Eskioğlu Hürriyetzedelerden eski bir meslekdaşım.
Ben de Hürriyet ve bağlı kuruluşlarında 30 yıla yakın süre çalıştım  10 Yıl Tempo Dergisi, gerisi Hürriyet, Hürriyet Haber Ajansı Ankara Temsilcisi, Son Havadis Gazetesi (Doğan grubunun Mustafa Özkan’la ortak olarak 1996’da Hürriyet çatısı altında çıkardığı) Ankara Temsilciliği ve ArtıHaber (Milliyet çatısı altında yayınlanmıştı) Dergisinde 2001 yılına kadar meslek yaşamını sürdürdüm. Simavi’ler dahil Doğan grubunda çalışırken 6 kere gittim, 7 kere geldim aynı çatı altına. Demirel’i bu açıdan geçmiş sayılırım. Ama hiç bir zaman şapkamı alıp kaçmadım.
1973’de Hürriyet’e Haber Ajansı Ankara Temsilcisi olarak göreve ilk başladığımda (ANKA Ajansından transfer) sağcıydım. Sağcı olduğumu bile bile aldılar beni işe ve gazete çalışanlarının yüzde 50’den fazlası CHP ve sol eğilimli olmalarına rağmen sağcı-solcu tartışması yaşamadım, eziklik duymadım.
Haberlerimde, yazılarımda, fıkralarımda (Bir Günün Hikayesi Köşesinde 3 bine yakın fıkram isimsiz olarak yayımlandı) kişisel görüşümü karıştırmadım. Yorumu okuyucuya bırakan makaleler, fıkralar yazmayı tercih ettim.
Son 4 yıldır Hürriyet’im com. tr’de  sevgili meslekdaşım Serdar Devrim’in köşesinde sanırım binden fazla fıkram yayınlandı. Ama bu sayfaya atanan yeni garnizon komutanı, daha neferleri (!) ile tanışmadan bizleri kapının önüne koydu.
Kovulduk.
Yani, yeni bir madalyamız daha oldu.
Ben, Faruk Eskioğlu’nun eskiden beri gazetesini, izliyor, beğeniyordum. Bu gazeteyi, tam bağımsız, inandırıcı ve en önemlisi çok güvenilir  bir tartışma alanı olduğu için tercih ettim.
Davetine gözü kapalı evet dedim ve başladım.
Tabii meslekdaşım Birsen Hocam’ın (Altıner) burada sorumluluk almış olması da geliş nedenlerim arasındadır. Çünkü kısa dönem tanışmamıza rağmen devamlı destek ve teşvikini gördüm, inkar edemem.
En son not: Son beş yıldır Ankara Gazi Üniversitesi İletişim Fakültesi’nde son sınıf öğrencilerine Dergi Gazeteciliği-Haberciliği konusunda ders veriyorum. Öğrencilere bir de kitap hazırlıyorum yayınlanmak üzere. Ve boş zamanlarımda devamlı okuyor, öğreniyor ve yürüyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.