Banal şarklı mıyız, sanal garplı mı?

Yunanlılar ülkelerinde bütün gün siesta yapıp, akşamları da en lüks tavernalarda sirtaki oynarlarken, AB ağası ülkelerden Yunan adalarına tatile gidip, en paspal mekanlarda 1 bira ile gece boyu idare eden abiler, şimdi de birbirlerine kartopu atmaya başladılar çığa çanak tutarcasına… AB’nin açılımı “ Artık Bıktık “ oldu… “ Amerika’nın Bokyedibaşısı” olsaydı da uyardı kısmen… İngiltere ile Fransa paylaşamama travması yaşıyorlar krize soktukları Dünya’larını, onca haksız ganimete rağmen… Öküz her kimse, ölmek üzere olmalı ki, ortaklık da zortlamakta teke zortlaması gibi…

Bu, halkı sindiren kapitalizmin sindirilemeyişidir… Paranın paralanmasıdır… EU’nun çökmeye başlayışının ayak izleridir… Ekonominin ekolojiye yenilişidir… Ergonominin zaferidir… Milyonlarca gencin kapitalizme karşı haklı ve dik yürüyüşlerinin onanmasıdır… Beyaz Saray’ın önü, Versailles sarayının arka bahçesi, Trafalgar meydanı… hepsi mübarek birer Tahrir meydanı olabilir yakında… Refah toplumu ! İngilizler mutlu insanları “ marry ” diye damgalıyorlar, mutluluk coşkusu artık insansı değilmişçesine… Amerika’lı zenginler maldan mülkten kurtulmaya çalışıyorlar insanlığa dönebilmek için, Fransızlar ise henüz Fransızlar dünyaya… Sarkozy’den, Berlosconi’den lider olursa, o liderlerin zirvesi de bu kadar olur işte…

Dünya’ya ağalık yapan ABD’nin durumu medya ağası Acun’un durumundan daha beter… Haksız olan, halk sürünürken halkın sırtından hakedişler sağlanması değil sadece, sistemce halkın sırtına yapıştırılan parazitler… İstiap haddi dolmakta ve geri tepme hali başlamakta… anlayana…

Dünya malında gözü olmayanların! bir dünya dünyalık yapma ihtirasıdır Dünya’nın çakılma nedeni… Dünyevi muhterislikle edindikleri lümpen refahları halkın tabanına yayamayınca başladı tabana çakılmalar… Tavana zaten daha önce çarptıkları için, şimdi sıra duvarlardaki çatlakların büyümesine geldi, dar alanlarda aşırı genleşmeden dolayı…

Okan’ın devreye bütün cüssesi ile girişi de buna denk gelmekte… ki manic depresif enerjinin halkın yararına kullanıldığında ne kadar ulvi olabileceğinin timsalidir kendisi… En zirvedeki kanalda hazıra konmaktansa, bir kanalı sekiz olmuşluktan çıkarıp zirveye taşıma çabasının kutsiyetidir bu… Siestacılara kapak olsun, fiestacılara da Vopak olsun… Vopak burada kafiye olsun diye değil… Bakınız, Marmara’nın katli projesi…

Acun ile Okan’ın farkı da işte Yunanistan ile Almanya’nın durumuna benziyor… Biri hazır akan musluktan ne bulsa yeme içme kaygısıyla sineğin kanadına tamah edip insanlığı yüzsüzce maddeye indirgerken, diğeri emek üretip katma değerler katma peşinde dizginlenemez evrimine… Yunanlılar buzukiyle birlikte alınlarına kara çalıp oynarken, Almanlar çalışa çalışa karaya vuruyorsa, Dünya gençliği demek ki, bu Dünya’nın düzenine kafa tutmakta haklı … Ki onlar sadece çalışabilmek istiyorlar saf saf, gelecekleri çalınmadan…

Bilmiyorlar ki kendilerini düzen düzenler, düzenbazlar türetip dümdüz ediyorlar densiz dengeleri… Düzensizliğin düzen olduğu düzenlerde, düzeni düzeltmeye çalışan düztabanlar, düzgün dizginleyemedikleri zaman dizginleri, düzenin düzeni daha da düzülüyor, o zaman, o zamanın dizginsiz dengesizleri türüyor… Bilmiyorlar ki , densizler beceriyor da düz durmayı, düpedüz düzüyor birileri düzülenleri. Dozunu dengeleyemeyen üzülüyor, düzen düzüyor, düz duran düzülüyor…

Bilmiyorlar ki o salaklar, yasal asalaklar var oldukça sorup duracaklar… Hangisi insan hakları ? Hangisi haklı yasaklar? Yasaklar mı korur hakları? Yoksa, haklılar mı koymakta yasakları ?
Yasaklamadan hakları haklamalı mı yasakları? Yasaların hakkı var mı salaklatmaya halkları yasaklayarak hakları ? Yoksa hak mı saklamak yasal asalakları?

Peki bizde durumlar nicedir diye sorarsanız… Halk siesta… saray fiesta… lümpenlik alesta… Boşa kostaklanma kostak değilsin balam… Gaydırıguppak halimize güleriz biz Dünya ağlarken… Hem banal şarklıyız, hem sanal garplı…

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here