Barışı kucaklayabilmek…

Barışı kucaklayabilmek…

0
PAYLAŞ

Savaş ölüm getirir, kan gölleri yaratır.
Savaş gözyaşı üretir, kin ve nefreti körükler.
Savaş ve savaşların geleceği belirsizdir.
Martin Lüther King yarım asır önce ne demiş?
“ Savaşlar daha büyük bir savaşlar getirir, bir şekilde bu zinciri kırmalıyız aksi halde hepimiz karanlık imha çukurunu boylayacağız.”
Evet, dünyanın her kıtasında savaşlar yaşandı…
Hala yaşanıyor.
En önemlisi, bizim topraklarımızda 30 yıldır adı konmaktan korkulan, çekinilen bir savaş var.
Bu savaş bizi de giderek “imha çukuru”na doğru sürüklüyor…
Şimdilerde ise dünyada ve ülkemizde barışa giden yollar tartışılıyor.
Çıkış yolları aranıyor.
Kanın durması amaçlanıyor.

“Medyada haber değeri taşıyan olaylar kan, şiddet ve öfkeden değil, bu dünyada savaşlar, savaşçılar olduğu kadar barışseverler ve arabulucular da var ve dünya barışı için asırlardır mücadele ediyorlar. Bu mücadele anlamaya ve anlaşılmaya değer” diyerek yola çıkan yapımcı Esra Bayhan ve yönetmen Hamdi Ekin, “Barış Muhabirleri” adını verdikleri projede dünyanın dört bir yanından barış öykülerini “seri belgesel” olarak ekranlara taşıyacaklarını açıklıyor.
“Barış Muhabirleri” çekimleri Ortadoğu, Amerika ve Avrupa’da yapılacak olan “Cennetin Anahtarı” ismindeki ilk bölümde dinler arası tanışıklığa dikkat çekiyorlar.
Özellikle son günlerde tekrar gündeme gelen başka din mensuplarına saygısızlıkların söz konusu olsa da , bunun tam tersi olarak başkalarının dinlerini kutsal sayıp onları koruyan insanların da var olduğunu ve özellikle toplumsal kutuplaşmadan uzaklaşmak için bu örneklerin medyada yer alması gerektiğini ifade ediyorlar.
Belgesel ikinci bölümde, Barış Gelini Pippa Bacca’nın , barış yolculuğuna yeni “Barış gelinleri ve damatları” ile devam edecek. Yolculuk boyunca barış ve Pippa gibi barışseverler ile ilgili bildiriler yayınlayacaklar ve barış hakkında farkındalık oluşturmak üzere yolculuk güzergahı üzerinde, halkın da katılım sağlayabileceği çeşitli aktiviteler gerçekleştirecekler.
Üçüncü bölümü Hindistan’dan ve dördüncü bölümün de Afrika’dan sıra dışı öyküleri ekrana taşıyacak ekip “Nerede barış mücadelesi, orada biz varız” diyor.
Esra Bayhan ve Hamdi Ekin “Barış Muhabirleri” fikrinin bir barış projesi olduğunu ve mesleği, etnik kökeni, dini, cinsiyeti ne olursa olsun barışı duymak, barışı duyurmak isteyen herkesin bu projeye bir şekilde dahil olacağını ifade ediyorlar. Hatta belgeselin müzikleri için usta sanatçılardan bizzat destek talep edeceklerini belirtiyorlar.
Barış projesi, barışa giden yolda nelerle karşılaşacaklarını bilmeyen “Barış Muhabirleri” Projesinin doğaldır ki “Savaş Muhabirleri”nden esinlenmiş olmalı.
Her savaşta görevlerini yaparken, haberlerini üretip görüntüleri ülkelerine yetiştirmek için cephede adeta savaşan savaş muhabirleri kadar bu dünyanın” barış muhabirleri” ne ihtiyacı olduğu ortada.
Haber uğruna görevleri başında onlarcası ölen savaş muhabirliği ne kadar zor bir meslekse, barışa gidene yolun “insanlık taşlarını” örmek de zor.
“İnsan ırkı olarak hala neslimiz devam ediyorsa bunu barışa borçluyuz” diyen Esra Bayhan ve Hamdi Ekin, bütün savaşlara inat, dünyanın en mistik , en tehlikeli ve farklı coğrafyalarından barış haberlerini iletmeye kararlılar.
Evet, onlar şimdi barışı aramaya gidiyorlar.
Aslında barışla “savaşmak” de denebilir buna.
Ya da savaşarak barışa ulaşmak.
Savaş çıkararak, insanları öldürmek asrımızda çok kolay.
Önemli olan zoru seçmek ve insanlığa hizmet etmek.
Barışı rüya olmaktan çıkarıp gerçeğe dönüştürmek.

BİR CEVAP BIRAK