Basında yükümlülük ve sorumluluk

elektronik medyada, hasbelkader yeteneklerimiz ölçüsünde görev yapıyoruz.


Görev yapmış olduğumuz süre içerisinde, ilk günden bu yana yer aldığımız gazete ve televizyonlarda, patron hegemonyasına bağımlı olarak yazı yazmayı ya da televizyonda program yapmayı, hiçbir dönemde denemedik ve düşünmedik.


Bindiğimiz dalları kesecek kadar, ilkelerimizden ödün vermeden sürdürmüş olduğumuz tavır ve kararlılığımız; faturası bize kimi yönleriyle ağır olduysa da bundan sonra da, hangi medya dalı içerisinde yer alıyor olsak da sürecektir. 


Her yayın organının tabi ki bir yayın politikası ve çizgisi vardır, olması da doğaldır. Ancak, bunun yanında, yayın organlarının, basın ahlak ve kurallarına uymak gibi,  yasal ve sosyal yükümlülüklerinin olduğu da bir gerçek. Onun ötesinde, dürüstlük ve halka karşı vicdani sorumluluk, basın patronlarının en önemli yükümlülüğüdür


Üzerinde durmak istediğimiz, medya patronlarının pek çoğunun, hatta (istisnalar dışında) hemen hepsinin, okurun karşısına çifte standartla çıkmış olmaları.


Dışa karşı demokrat, tarafsız, objektif görüntü vermenin çabası içersinde olunurken, ne yazık ki içeriye yani çalışan personeline ve köşe yazarlarına, baskıcı ve sansürcü tutum ve tavırlar uygulanması pek çok yayın organında “patron ilkesi” olarak karşımıza çıkmakta…


“Gazetemizin (televizyonumuzun – internet sitemizin)  her konuda tarafsız, objektif, demokrat, her zaman halkın yanında olarak, hiçbir siyasi düşünce ve gücün güdümünde olmadan, özgür ve gerçekçi haberlere dayalı yayın yapma kararlılığımız, vazgeçilmez ilkemizdir…”


Üstte ki paragrafta yer alan cümlelerle bezenmiş söz ve yazıların; birkaç kelime eksiği ya da fazlasıyla, çeşitli basın organlarının pek çoğunda zaman zaman karşımıza çıktığına, okurlar ve yazarlar olarak hepimiz tanık oluyoruz.  Soruyoruz size bu tür açıklamalar yaparak inandırıcılık kazanmak isteyen kaç yayın organının,  ilke diye ortaya koymuş olduğu iddialarına bağlı kalmış olduğunu gördünüz?


Kendimizi kandırmayalım!..
Gerçekler yüze vurulmasa da, her şey ortada.
Bu ülkede çalışanlarına, yazarlarına, televizyon programcı ve sunucularına gerçek manada özgürlük tanıyan ve baskı altında tutmayan, kaç tane basın patronu vardır, söyler misiniz Allah aşkına?


Patron açıkça; “gazete benim, televizyon benim, medya sitesi benim. Para kazanmak istiyorum, siyasi yatırım ve ikbal hesabım var. Amaca ulaşmak için hangi yol geçerliyse o yolun yolcusuyum, var mı bir diyeceğiniz?” Diyor ya da demeye getiriyorsa, ne diyecek siniz?


Böyle amaç taşıyan basın patronlarına şöyle dense, onun da geçerli olmayacağını biliyoruz:
“Sayın patron, hiç olmazsa kendin için ne yapacaksan yap ta, yayın organın (gazeten, televizyonun, internet siten) için tarafsızız, objektifiz, demokratız, her zaman halkın yayındayız, hiçbir siyasi düşünce ve erkin bağımlısı ve güdümünde değiliz diye ortaya çıkma bari.”


Yanıtı veriyor zaten muhterem; hedefe ulaşmak için her yol geçerli demiyor mu  ileri görüşlü ve hesap kitap adamı sayın patron!


Günümüzde, özellikle bıraktık geneli, kaç yerel gazete ve televizyon var ki, bugün belediyelerden reklam, ilan, vs. gibi rant beklentisi ve hesabı içerisinde olmasın.
Devlete sırtını dayayarak ekonomik yaşantısını sürdürme taktik ve hesabı, her dönemde olduğu gibi  bu iktidar döneminde de artan bir ivmeyle sürüyor.


Müteahhitler belediyelerden, il dahilindeki resmi kuruluşlardan ihale kapmanın, esnaf, tüccar, Sanayici belediyelere ve resmi kuruluşlara mal satmanın, yerel basın (televizyon ve gazeteler olarak) belediyelerden reklam ve ilan koparmanın hesap ve planı içerisinde…


İnternet medyasında, bakıyorsunuz site sahibi bir patron, bütün hatlarıyla “sitesini işgal etmiş” durumda. Kelimenin tam anlamıyla böyle, “sitesini işgal etmiş” durumda.. Site her şeyi ile bağırıyor “ bu sitenin kralı Ahmet, ya da Mehmet beydir!..” diye… Yazarlar sitenin adet yerini bulsun konumundaki dolgu maddeleri gibi ya da baştakinin birer piyonu durumunda sanki!


Sitede sabah akşam ayni tablo ile karşılaşırsanız ne düşünür sünüz? “Aman alsın sitesini çalsın başına”, dersiniz öyle değil mi? İşte bunlar da ne yazık ki İnternet medyasının eksileri.


Geçtiğimiz günlerde internet medyasının sahipleri ya da yöneticileri bazında yaşanmakta olan kimi gerçekleri dile getirdiğimizde, olumlu çok sayıda mesajlar alırken, “site kralı” konumunda ki yönetici ve patronlardan rahatsızlık duyanlar oldu. Anladık ki, gerçekleri duymaları ve bizim de kamuoyuna duyurmuş olmamız işlerine gelmemiş. İşini doğru yapan, vicdanı rahat olan, özü ve sözü bir olan, hiçbir patron ne yazılarsa yazılsın rahatsız olmaz. Çünkü yazıların kendisi ile ilgisi olmadığını bilir.


Sevgili okurlar,
Basın sırtını devlet dayayarak yaşamını devam ettirme hesap ve planı içerisinde olduğu sürece,  özellikle yerelde, ne gazeteler güvenilir gazete olarak, ne de köşe yazarları inanılır ve saygı duyulur bir yazar olarak, kendilerini okura lanse edemezler.


İnternet medyası gelişimini hızla sürdürürken, bugün bile basın kulvarına kaya gibi oturmuş durumda. Anadolu’da çıkar hesaplı patron hegemonyasında faaliyetlerini sürdürmeye devam eden yerel gazete ve televizyonların ömrü, tutumları böyle sürdüğü sürece ne yazık ki internet gerçeğinden ötürü beklenenden önce tükenecektir.
Genel basın yönünde ki acı gerçek, zaten apaçık ortada…


Burhanaozbey@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.