Bayilikten içki imparatorluğuna…

Bayilikten içki imparatorluğuna…

0
PAYLAŞ


1960’ların sonunda iki göz odada yaşayan 8 kişilik Hintli Mulchandani ailesi şimdi İngiltere’nin en büyük içki toptan satıcısı Imperial Cash&Carry’nin sahibi… Mulchandani kardeşler Gündem UK’yi depolarına konuk ettiler ve başarılarının sırrını  anlattılar…



Ali Turabi Akgöz – Faruk Eskioğlu (GÜNDEM UK-ÖZEL)


John Mulchandani ve kardeşi Manoher, Türkçe konuşan topluma hizmet eden marketçilerin yakından tanıdğı iki isim. İki Hintli kardeş, İngiltere’nin en büyük içki toptancı şirketlerinden Imperial Cash&Carry’nin sahibi.


Onlar da işinin işçisi olanlardan. Dev depoda sürekli müşterileriyle iletişim halindeler. Onlara ulaşmak için telefonunu çevirmek ya da Imperial Cash&Carry’ye uğramak yeterli. “Bardağın yarısı dolu” demeye hazır dinginlikte sizleri karşılayacaklardır.


Imperial Cash&Carry, sektörde bir imparatorluk. Öyküsünde ise karınca çalışkanlık, iş disiplini ve hoşgörü yatıyor.


GERÇEK BİR BAŞARI ÖYKÜSÜ


John Mulchandani, 1960’ların başında Hindistan’dan Batı Afrika’ya giden babası Ghanshandas’ın yine çalıştığı şirketin isteği üzerine Londra’ya geldiğini anlatıyor. Baba Mulchandani, bütün göçmenler gibi düzenini kurup kendi işyerini açınca 1968’de eşi ve çocuklarını Londra’ya çağırır. Manoher, babasının alt kattaki dükkanda içki sattığı iki odalı bir evi 8 kişilik ailenin paylaştığını söylüyor.


Oğullar 18 yaşına gelince Baba Mulchandani onlara da içki bayii dükkanı açar… Aynı zamanda toptan içki satıcılığı işine de girilir…


“Bundan tam 21 yıl önce diğer parekendecilerle haksız rekabet ettiğimizi düşünerek parekende işini tamamen bıraktık. Benim kurduğum Imperial Cash&Carry’ye kardeşim de katıldı” diyen John aslında bir şirketin yükselişinde etik değerlerin ne kadar önemli olduğu konusunda ipuçları da veriyor…


Bugün 52-54 milyon sterlin ciroya ulaşan Imperial Cash&Carry, 45,000 ft² depoda 20 çalışanıyla İngiltere çapındaki pub, hotel, restoran ve marketlerin aralarında bulunduğu 10 bin müşteriye hizmet ediyor.



Manoher (Kali) Mulchandani


MÜŞTERİLERİN ARASINDA TÜRÇE KONUŞANLAR DA VAR


John Mulchandani, müşterileri arasında Türkçe konuşan toplumun önemli bir yeri olduğunu belirterek, şu değerlendirmeyi yapıyor:


“1970-80’lerde Kıbrıslı bayiler içki satışlarında oldukça güçlüydü. Son yıllarda onlar bu işlerden çekildiler. Şu anda bu sektöre Türk ve Kürt iş adamları hakim. Türkçe konuşanların bizim sektörde biz Asyalıların 20 yıl arkasından geldiğini düşünüyorum. Bir diğer deyişle 20 yıl içinde onların da dev cash&carry’ler kuracaklarına inanıyorum… Onlar da bütün aile üyeleriyle birlikte uzun saatler boyunca çalışıyorlar.”


TESCO’NUN BASKISI


Mulchandani kardeşlere son finansal krizi soruyoruz, Manoher Mulchandani “Biz şirket olarak fazla etkilenmedik, ancak küçük bayiler bunun etkisini hissetmeye başladı” diyerek şöyle devam ediyor:


“Özellikle, Tesco gibi büyük süpermarketlerin yaygın olarak açılması onlar üzerindeki baskıyı artırıyor. Yine de, şirket olarak biz henüz krizin etkisini hissetmedik. Biz hala yılda ortalama yüzde 7-8 oranında büyümemizi sürdürüyoruz. Bu kurulduğumuz yıldan beri sürdü. Bundan gurur duyuyoruz. Bazı yıllar daha az bazen daha fazla ama büyüme hiç durmadı.”


John Mulchandani de sorumuz üzerine iş yaşamındaki başarının sırrını şöyle yanıtlıyor:


“Dört yıl önce yitirdiğimiz babamız da şirketin çalışmalarına aktif olarak yer alıyordu. Bu sektörde çalışanlar genellikle haftada 7 gün çalışır. Babam da öyleydi… Şirketin çalışanları, işin belkemiğidir. Herşeyi kendiniz yapamazsınız. Doğru elemanı doğru yerde çalıştırmak durumundasınız. Çalışanlarımuzı aileden sayıyoruz ve öyle hissetmeleri için de elimizden geleni yapıyoruz. Onlara desteğimiz normalde pazarın işçilere verdiğinin üzerindedir. Biz de onlardan aynı katkıyı bekleriz.”


“BİZE ULAŞMAK KOLAY”


“Böyle bir şirketin başarısı için uzun vadeli bir perspektifi olması gerekir. Müşterilerimize, çalışanlarımıza ve kendimize adil bir şekilde davranmamız  gerekir. Bu bir takım çalışmasıdır” diyen John Mulchandani şöyle devam etti:


“Mal sağlayıcılardan müşterilere uzanan zincirde herkesin memnun olması için çaba sarfederiz. Bu zincirde bir kopukluk, herkesi etkiler. ‘Kısa dönemde kar yapıp sonra ortadan çekilmek’ için bu sektöre girmedik. Uzun soluklu bi iş kurduk. Bu nedenle temeli sağlam olması gerekir. Organik büyümenin sürekli olabilmesi için bu önemlidir.”


Manoher Mulchandani de başarının sırrını anlatırken dürüst ve adil iş anlayışıyla iş dünyasına güven vermenin önemine değiniyor ve şöyle devam ediyor:


“Bizim şansımız biz bir zamanlar parekendeciydik. Onların sorunlarını ve nasıl düşündüklerini çok iyi biliyoruz. Onlarda konuşmak ya da fiyatta bir kolaylık istedikleri zaman, sekreter veya menejer yerine doğrudan bizle konuşabilirler. Evet doğru, bu tür büyük şirketlerde iş sahibiyle konuşabilmek için randevu almak gerekir. Bizde öyle değildir. Müşterilerimiz bize gelebilir. Başarımızın sırlarından biri de bu belki…”


Baba mesleğini büyüterek sürdüren kardeşlerden John Mulchandani’ye “Üçüncü kuşak hazır mı” diye soruyoruz. O da gülümseyerek sorumuzu yanıtlıyor:


“Bu tür işlerde genellikle çocukların bir yerde şirketi devralması beklenir… Bizim de böyle bir beklentimiz var ama onları buna zorlamayız. Eğer isterlerse ya da kendi mesleklerinde başarısız olurlarsa şirkete katılabilirler. Onlara gerekli eğitimi verdik ve bağımsız yetiştirdik. Karar onlarındır…”


FOTOĞRAF: John Mulchandani

BİR CEVAP BIRAK