Baykal'dan hükümete Ermenistan uyarısı

CHP Genel Başkanı Baykal, CHP Parti Meclisi toplantısı öncesinde gazetecilerin sorularını yanıtladı. Cumhurbaşkanı, Başbakan ve Dışişleri Bakanının Ermenistan'a ziyaret planının anımsatılarak, "Siz de maçı izlemek için Ermenistan'a gidecek misiniz, bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz?" sorusuna Baykal, bu durumun bir süreden beri hazırlanmakta olan yeni bir politikanın eseri olduğunu söyledi. Şimdi topluma bu politikayı kabul ettirme aşamasına gelindiğini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:


"Şimdi bir maç vesilesiyle Türkiye, Ermenistan ile yeni bir ilişki düzeni içine girme maksadındadır. Bugüne kadar bizim Ermenistan'a karşı izlediğimiz politika niçin öyle şekillenmişti? Yani niçin Ermenistan ile ilişkilerimizde bizim belli bir dikkat, mesafe ve talep içerisinde durmamız zorunlu sayılmıştı? Ermenistan ile neden Azerbaycan ile kurduğumuz ilişkiyi kurmamıştık, neydi bunun gerekçeleri? Gördüğümüz üç temel gerekçe var. Bir; Ermenistan, Türkiye'nin daha ulusal sınırlarını tanımış değildir. Türkiye'nin toprak bütünlüğü Ermenistan tarafından kabul edilmiş değildir. İki; Türkiye'ye karşı soykırım iddiasını Ermenistan bütün olanaklarıyla desteklemektedir, takip etmektedir. Üç; Ermenistan, Azerbaycan topraklarını, Yukarı Karabağ'ı işgal etmiştir, bu işgal fiilen devam etmektedir. Bu 'işgal' sözü, bizim değerlendirmemiz değildir. İlgili tüm uluslararası kuruluşlar, BM'den AGİT'e kadar tüm kuruluşların ortak nitelemesidir. Azerbaycan toprağı, Ermenistan tarafından işgal edilmiştir. Biz de bu tablo karşısında demekteyiz ki Ermenistan'a, 'Seninle komşuluk ilişkilerimizi geliştirmek isteriz ama bir bekleyişimiz var; Türkiye'nin ulusal sınırlarını tanıdığını beyan edeceksin, soykırım iddiasından vazgeçeceksin, Yukarı Karabağ'daki işgaline son vereceksin, onu bir an önce ortadan kaldıracak müzakerelere gireceksin.' Bu üç talebe de Ermenistan 'hayır' demiştir ve demektedir. Bu defa Türkiye'ye dostlarımız, müttefiklerimiz, büyük ülkeler, 'Sen büyüksün, aldırma; Sen Yukarı Karabağ işgalini görmemezlikten gel, soykırım iddialarını duymazlıktan gel, sen yürü cumhurbaşkanı düzeyinde -daha ortada dışişleri bakanı düzeyinde bir gezi yok, başbakan düzeyinde bir gezi yok, doğru dürüst karşılıklı diplomatik bir ilişki yok- tepeden inme bütün bu pozisyonu ortadan kaldıracak hamle yap. Sen Erivan'a git, birlikte maç izleyin, oturun konuşun' diyor."


Baykal, dış politikanın böyle "ahbap-çavuş" ilişkileriyle gitmeyeceğini ifade ederek, izlenen politikaların ciddi nedenleri olduğunu kaydetti. Kafkasya'nın, Türkiye ve dünya için olağanüstü önemli bir yer olduğunu vurgulayan Baykal, Türkiye'nin; Kafkasya'nın, Orta Doğu'nun, Balkanların ve Ege'nin içerisinde bulunduğu bu güç coğrafyada kendisine dost olan komşusu Azerbaycan'ın bulunduğunu belirtti. Baykal, Azerbaycan halkının, iktidarıyla, muhalefetiyle, tüm kesimleriyle Türkiye'nin gerçek dostu olduğunu vurguladı. Baykal, "Kendi ifadeleriyle, 'Biz iki devlet, bir milletiz…' Bunu inançla söylerler. Gerçekten bizim tarihi, kültürel, siyasi nedenlerle çok yakın ve sıcak ilişki içinde olduğumuz en önemli ülkedir Azerbaycan" dedi. 


Azerbaycan ile ilişkilerin çok üst düzeyde seyrettiğini anımsatan Baykal, son zamanlarda Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı (BTC) ile Azerbaycan'ın petrol zenginliklerinin Türkiye üzerinden dünyaya taşınır hale geldiğini söyledi. Bu durumun Türkiye'nin dünyadaki konumunu çok olumlu etkilediğini ifade eden Baykal, BTC'nin son zamanlarda herkesi mutlu eden bir gelişme olduğuna dikkati çekti. 


Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü: 


"Bunun gerisi de gelecektir. Hazar'daki büyük petrol kaynakları önümüzdeki dönemde, Hazar paylaşılınca, Azerbaycan tarafından çok büyük ölçüde kullanılır hale gelecektir. Azerbaycan, Türkiye için ekonomik, güvenlik, siyaset, kültür… Her açıdan olağanüstü önemlidir. Şimdi böyle bir ülkeyle ilişkinize en küçük bir zarar getirecek adım atmak, bizim başka çıkarlarımızın ötesinde mutlaka gözden kaçırılmaması gereken bir konudur. O bakımdan ben, Azerbaycan'a zarar verecek her hareketten hükümetin uzak durmasını isterim. Yani soykırım iddiasını kaldıracakları yolunda bize açıkça ya da gizlice taahhütte bulunsalar dahi, Yukarı Karabağ'daki işgali ortadan kaldırma konusundaki talebimizi Azerbaycan ile takip etmeye devam etmeliyiz diye düşünüyorum. Bu nedenle bizim burada, ayaküstü sırtımızı birileri sıvazladı diye, 'Yürüyün' dedi diye böyle temaslara yönelmemiz çok iyi düşünülmesi gereken, ciddi sorunlar yaratabilecek, bölgedeki güveni sarsabilecek bir konu niteliğindedir. O nedenle bir doğal maç ziyareti olarak görmek mümkün değildir. 


Bana 'Erivan'a maça gider misiniz' diyorsunuz, Bakü'ye maça gitmeyi tercih ederim."

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.