Bayram hatırası

PAYLAŞ

Çünkü üzerinde en güzel duranlarını tercih etmişlerdi.


Akşam çok erken yatmak için odasına geçti torunları. Biricikti torunları onlar için. Evlatlarının ve de gelinlerinin hediyesiydi o


Dedesi,  yarın dedi,  erken kalkacağız, bayram namazına gideceğiz dedi . . Torunu aynı babasıydı sadece tamam dedi. Babası rahmetlide hiç cevap vermezdi babasına. Çok saygılıydı büyüklerine.


Örnek evlattı o, tüm mahalledeki akranları içinde.


İyiler erken ölürmüş dedi dedesi. Torunumun sorumluluğu bende diye üstüne titriyordu


Torunları yatmadan alınan yeni elbiseleri ve ayakkabılarını önce oda da defalarca giydi, çıkardı. her giyiminde bayramı yaşıyordu sanki. Her giyimin sonunda bir başka oluyordu. Yattıktan sonra bir türlü uyku tutmadı.Yatakta döndü durdu.


Sabah erkenden kalkma niyetindeydi, çünkü bayram gelmişti, hemde kurban bayramı. Arife günü almış olduğu bayramlıkları giymek için hayatının en kısa uykusunu uyudu o gece. Uyudu demek doğru olmaz. Hiç uyuyamadı.


Heyecan bu , uyunur muydu hiç?


İlk defa yeni elbise giyecekti. Kurban bayramının önemine binaen çok itinalı davranıyordu. İki yıl önce anne ve babasını kaybetmişti torunları , dedesiyle ninesi kol kanat oluyordu kendisine.


Torunları bir yana, dünya bir yanaydı onlar için.


Torununun istekleri ve dede ve ninenin istekleri birbirleri için çok önemliydi.


Önemli olmasın mıydı?


Nasıl olmasındı oğlunun canıydı o. Dedesinin ilk kucağına aldığı torunuydu. İlk torunun yeri başka derdi kendi kendine, dedesi. Oğlumun kokusu var diye içinden geçirirdi.


Ninesi içinde çok önemliydi torunu , çünkü aynı sofrayı, kaderi paylaştığı eşinin ismiydi ,torunun adı.


Sabah erkenden kalktılar.


Elbiselerini giydi. Bambaşka olmuştu torunları. Çoraplarını giydi. Çok hoşuna gitmişti, çorapları. Hep dedesi anlatırdı, biz yalın ayak büyüdük.


Çorabım bile olmadı derdi.


Ayaklarımız çarık gördü diye.  Elbisenin içinde ki torunlarını, dedesi ve ninesi candan, içten öptüler. Torunları da elbisenin ne kadar yakıştığının farkındaydı. O da dedesinin, ninesinin ellerini öptü.


Oğlumuzun yadigârı derlerdi torunları için. Oğlumuzun acısını torunumuzla sarıyoruz, derlerdi soranlara.


Sonra dedesi ve torunu caminin yolunu tuttular. Erken gittiklerinden sabah namazını kıldılar. Kürsüye vaiz çıktı. Dualar etti. Öğüt vermeye başladı.


Çocuk babam olsaydı da, yanımda otursa diye içinden geçirdi. Dedesi hiç üzmezdi. Ama babanın yeri ayrı derdi hep hanımına.


Bayram namazından sonra camiinin avlusunda topluluk bayramlaştılar. Çocuk giyimiyle dikkatleri üzerine çekiyordu.Camiden çıkanlar helal olsun dediler.Dede dediğin böyle olur diye.


Dedesinin gururuydu o. Eve geldiklerinde ninesinin elini tekrar öptü. Kurbanlıklarını incitmeden kesileceği yere götürdüler.


Acıyı gören, acıya razı olmazdı. Sonra tekbirlerle dedesi kurbanlığı kesti. Beraber yüzdüler. Dedesi bu arada Allah için şükür namazını eda etti.


Kurbanın etinden yediler. Sonra torunlarına kurbandan belli kısmını ayırarak poşette verdiler. Akrabalarından kurban kesemeyene gönderdiler.


Dedesi oğlum dedi komşusu açken kendisi tok yatan hayırlı insan değildir.


Akrabamız ,kurban kesme imkânı bulamadı. Onun için onlara da kurbandan hisse vermeliyiz.


Çocuk hem dedi elbiselerimi görürler diye sevindi. Ama birden bayramlıklarını çıkardı. Çünkü dedi onlar fakirdir, bayramlık almamışlardır. Üzülürler diyerek , normal elbiselerini giyerek , kurbandan hisselerini götürdü.


Dedesi ve ninesi bu kadar çok düşünceli olan torunlarını bir kere daha öptüler.

CEVAP VER