BBC: THY ve Pegasus bu krizin üstesinden finansal olarak gelebilecek mi?

Uçuşların yeniden başlamasına rağmen havayolu şirketlerinin tam kapasite ile ne zaman uçmaya başlayacağı ve bu şirketlerin finansal olarak bu krizi nasıl atlatacağı halen tartışılan konular arasında.

Havacılık sektörü analistleri olan İş Yatırım Menkul Değerler’den Araştırma Müdür Yardımcısı Esra Şirinel ve Deniz Yatırım Menkul Değerler’den Kıdemli Hisse Senedi Analisti Gaye Yalçın bu konudaki sorularımızı yanıtladı.

“Koronavirüs krizi Türkiye havacılık sektörü için neden bir risk teşkil ediyor?” İş Yatırım Menkul Değerler’den Araştırma Müdür Yardımcısı Esra Şirinel, bu soruya şu şekilde yanıt veriyor:

“Nisan ve mayıs aylarında her iki havayolu da salgının yayılmasını önlemek amaçlı ülkelerarası uçuş yasakları nedeniyle filolarını yere indirmek zorunda kaldı. Havayolları uçuş yapmadığı sürece personel giderleri, finansal kiralama ödemeleri ve bazı bakım giderler gibi sabit giderlere katlanmak zorundalar.

“Yeni normalde zayıf yolcu talebi, kapasite yönetimi, yeni uçak teslimatlarının ötelenme ihtiyacı ve artan maliyetler göz önünde bulundurulduğunda havayolu sektörünü önümüzdeki en az 1-2 yıl zorlu süreçler bekliyor.”

THY’nin ilk çeyrek bilançosu nasıl geldi?

THY’nin ilk çeyrek zararı 2020’de geçen yılın aynı dönemine kıyasla %61,5 artarak 2,02 milyar lira oldu. İş Yatırım’dan Esra Şirinel, THY’nin birinci çeyrekte yüzde 20 gerileyen yolcu trafiğinin dolar bazında yolcu gelirlerinde %12 düşüşe neden olduğunu açıklıyor.

Diğer yandan Şirinel’e göre bu dönemde THY’nin kargo gelirlerinde ise yükseliş yaşandı:

“Salgın sırasında tıbbi malzeme taşımacılığına artan taleple yükselen birim kargo gelirleri, THY’nin kargo gelirlerinin aynı dönemde dolar bazında %15 artmasını sağladı; bu da yolcu gelirlerindeki kaybı kısmen dengeleyerek şirketin konsolide gelirlerinin yıllık bazda %8,5 gerilemesiyle sonuçlandı.”

Pegasus’un ilk çeyrek bilançosu nasıl geldi?

Pegasus’un ilk çeyrekteki net zararı bir önceki yılın aynı dönemine göre yaklaşık yüzde 88 artarak 401,5 milyon TL’ye ulaştı. İş Yatırım’dan Esra Şirinel, salgını önlemek amaçlı mart ayı ortasında başlayan uçuş kısıtlamalarının açıklanan 49 milyon euro zararda etkili olduğunu belirtiyor.

Şirinel’in paylaştığı verilere göre birinci çeyrekte yolcu sayısı yüzde 10 düştü; ancak yan gelirlerin katkısının artmasıyla (gönüllü bilet iptal bedelleri nedeniyle) toplam satış gelirleri euro bazında sadece yüzde 1 geriledi.

THY ve Pegasus, finansal olarak bu krizden nasıl etkilenecek?

Deniz Yatırım Menkul Değerler’den Kıdemli Hisse Senedi Analisti Gaye Yalçın, 2020 yılı için THY’nin toplam satış gelirleri ve VAFÖK (Vergi, amortisman, faiz öncesi kâr) rakamının 2020’de TL bazında sırasıyla %11 ve %15 oranlarında daralmasını beklediklerini belirtiyor.

Pegasus için ise öngörüleri toplam satış gelirleri ve VAFÖK (Vergi, amortisman, faiz öncesi kâr) rakamının 2020’de TL bazında sırasıyla %18 ve %30 oranlarında daralması.

Yalçın, THY için daha düşük oranda bir daralma beklemelerinin sebeplerini şu şekilde sıralıyor:

– THY’nin kargo operasyonlarının devam etmesi
– 2020 akaryakıt kullanımının daha düşük bir bölümünün maliyetinin türev enstrümanlarla sabitlenmiş olması
– Daha geniş bir yurt dışı uçuş ağı bulunmasından dolayı salgının olumsuz etkilerinden yolcu trafiği düşüşü anlamında potansiyel olarak daha az etkilenmesi

THY ve Pegasus, finansal olarak bu krizi atlatabilecek güçte mi?

İş Yatırım’dan Esra Şirinel, hem THY’nin hem de Pegasus’un yurt dışı rakiplerine kıyasla rekabetçi maliyet yapıları olduğunu söylüyor. “Her iki havayolu da devletin kısa dönem çalışma ödeneği desteğinden üç aylık sürede faydalandı” diyen Şirinel, THY’nin birinci çeyrek itibarıyla 1,8 milyar dolar nakit rezervi bulunduğunu ve maliyet düşürücü tasarruf planları yaptığını vurguluyor.

Deniz Yatırım’dan Gaye Yalçın da Pegasus’un yılın birinci çeyreğini 486 milyon euro nakit pozisyonla kapattığını ve alınan önlemler ile aylık sabit ödemelerin 50 milyon eurodan 35 milyon euroya düştüğünü aktarıyor. Yalçın, “Sağlanan yeni krediler sayesinde her iki şirketin de nakit pozisyonunun yıl sonuna kadar yeterli olacağını düşünüyoruz” diyor.

Türkiye havacılık sektörünün uluslararası rekabeti nasıl etkilenir?

Konuştuğumuz iki analist de yolcu trafiğinin koronavirüs krizi öncesi seviyelere gelmesinin 2-3 yıl süreceği görüşünde. Artan maliyetler ve zayıf yolcu talebi yüzünden hem küresel havacılık sektörü hem de Türkiye’deki havacılık sektörünü zor bir dönemin beklediği açık. Ancak analistler, Türkiye’deki havacılık şirketlerinin rakiplerine göre avantajlı olduğunu düşünüyor.

İş Yatırım’dan Esra Şirinel, “Türk havacılık şirketlerinin rekabetçi ve esnek maliyet yapıları ile birçok kriz yönetimi tecrübelerinin olmasının, diğer uluslararası oyunculara kıyasla rekabetçi bir avantaj sağladığını düşünüyorum.” diyor.

Deniz Yatırım’dan Gaye Yalçın da THY ve Pegasus’un benzerlerine kıyasla avantajlı olduğu düşüncesinde. Yalçın, “Havayolu sektöründe arz talep dengesindeki değişimlere bağlı olarak zaman zaman bilet fiyatlarında baskı oluşabiliyor. Bu sebeple düşük maliyet yapısına sahip olan havayolları bu tarz dalgalanmaları daha az hasarla atlatabilmekte” diyerek pandemi sonrası düşük maliyet yapısına sahip olmanın daha da önem kazandığını belirtiyor:

“Hem THY hem Pegasus’un yurt dışı benzerlerine kıyasla avantajlı konumda olacağını düşünüyoruz. Son yıllarda düşük maliyetli havayolu modelinin ağırlığını artırmakta olduğunu görmekteydik, yaşanan pandemi sürecinin bu eğilimi destekler nitelikte olması beklenebilir.”

Sektörde satın almalar, birleşmeler ve küçülme olur mu?

Yalçın, “Yurt dışında yıllardır devam eden bir konsolidasyon süreci var, pandeminin bu tarz işlemleri artırmasını bekleyebiliriz. Türkiye’de ise yakın gelecek için böyle bir öngörümüz yok” diyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.