Bekleyin daha neler olacak!

Van Cumhuriyet Başsavcısı, Kara kuvvetleri Komutanı Orgeneral Yaşar Büyükanıt Paşa hakkında, Şemdinli olaylarına dayalı olarak iddianame düzenlerken, bunun ülkede gerilimi ciddi ölçüde artıracağını kestirememesi söz konusu olamaz.


Savcı’nın, 100 sayfalık iddianamesinde, Büyükanıt Paşa hakkında ileri sürülen suç gerekçelerinin, iddianameyi okumadığımız için, bu aşamada yanlış ya da doğru olduğu yönünde bir yorum yapabilmemiz söz konusu olamaz.


Ancak, iddianameyi okuyanların gazete yazılarında ya da televizyonlardaki söyleşilerinde yapmış olduğu açıklamalarından, 39 sayfasının Diyarbakır’lı bir iş adamının Büyükanıt Paşa hakkında ciddiye alınması olanaklı görülemeyen savları ile dolu olduğunu öğrenmiş bulunuyoruz.


Ordunun tepe noktasındaki bir komutanın örgüt kurup çete oluşturması iddiası, normal koşullarda hiçbir zaman kabul edilmeyecek bir tezdir.


Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) nin bir kuvvet komutanı, kendini Genel Kurmaydan soyutlayarak, nasıl tek başına örgüt kurup da çete oluşturabilir, Hiç olanaklı mı?  Peki bu çete neden oluşturulmuş? Amacı, hedefi ve eylemi ne imiş? Kime hizmet ediyormuş? Olacak şey değil!


Çete kurup gizli işler peşinde olabilecek bir kuvvet komutanının varlığını, daha doğrusu TSK’da var olabileceğini nasıl düşünebiliriz? Böyle bir iddiaya hangi Türk vatandaşı inanır?


Nereden bakarsanız bakın, olay ülke adına son derece üzücü!


Ülkenin başında ABD ve AB gibi bir bela varken (tabi her ikisini de hala ülkemiz için bela olarak görmeyenler ne yazık ki var) ve ülke Türkiye’de gözü olan dış güçler ve içerideki işbirlikçilerce adım adım bölünüp parçalanma sürecine doğru sürüklenirken, Güneydoğu’da Kürt devleti kurmanın planları açık ve sinsi olarak yürütülürken, vatanın koruyucusu ve kollayıcısı Türk Silahlı   Kuvvetleri’nin huzursuzluğa itilmesi ve içerisine nifak sokulması son derece talihsiz bir olay değil midir? 


AKP iktidarına başlangıçtan beri kimi konularda güven duyulmuyordu. Gelişen olaylar karşısında güvensizlik deyim yerindeyse perçinleşmiş durumda. Öyle ki seçim yaklaştıkça AKP’nin oy kaygısı ve tabanına mesaj vermek anlamında tepki duyulacak icraatlarına tanık olmaya devam edeceğiz. Özellikle türban konusu iyice kaşınacak.
Son bir yılda her bakımdan iyice tükenen AKP hükümeti, icraatsızlığını ve başarısızlıklarını ideolojik anlamda ki çıkışlarıyla gidermenin yollarına başvuracaktır. Giderek daha açık olarak belli oluyor ki, ülkenin AKP iktidarıyla kalıcı huzur ve istikrara ulaşabilmesi olanaksız.


Bir kere, bu partide tepe noktadakiler dahil çok büyük çoğunluğun Atatürk’e samimi duygularla bakmadığı konusunda ki kamuoyu kanaatı çok yaygın. “Biz değişerek geliştik” sözleri, hiçbir zaman laik görüşlü, Atatürkçü, demokrat ve sağduyulu kesimlerce inandırıcı bulunmadı ve bulunmuyor. Bugün bu yönde değişenlerin ya da değiştik diyenlerin, yarın yine eskiye dönme biçiminde tekrar değişmeyeceklerini kim garanti edebilir?


Devlet kadroları son birkaç yılda neredeyse tamamiyle AKP yandaşları tarafından doldurulmuş durumda.
“AKP iktidarının üç yılında 16 kritik bakanlıkta 6 bin 656 bürokrat ya görevinden alınmış ya da yeri değişmiş. 1.125 günde gerçekleşen atama tablosu: 1.750 bürokrat görevinden alındı, 4.906 sının yeri değişti. 812’si yargı kararıyla geri döndü. En çok operasyonun yapıldığı sağlık bakanlığı dahil edilince uçan koltuk toplamı 10 bini buluyor” (Akşam – 19 Şubat 2006)    


Ülke bu dönemde ki kadar garip bir durumla karşılaşmadı.
Allahınızı severseniz şu iki mesaja bakın.
Erdoğan; “Milletin yüzünü güldürdük!”
Sinan Aygün; “Durum 2001’den de kötü”


Bu iki başlık, 8 Mart 2006 tarihli Gözcü Gazetesi’nin ayni (ekonomi) sayfasında yer alıyor. Başbakan nerede önüne bir kürsü konulsa milletin yüzünü güldürdük diye açıklamalar yapıyor, öbür yanda Ankara Ticaret Odası Başkanı Sinan Aygün, bugünkü koşullar 2001 krizinden daha kötü diye feryat figan hükümete esnafın, tüccarın ve iş aleminin sesini duyurmaya çalışıyor.


Ayni sayfada başka bir haber başlığı:
“İki aylık kira artışı enflasyonu karşıladı.”


Ne deniyordu?  2006 yılı zor geçecek!
Bekleyin daha neler olacak! Göreceksiniz!


İslamcı yazarlar bile yolsuzlukların her yeri kapladığından şikayet eder duruma gelmişse varın gerisini siz düşünün!


Büyükanıt Paşa’ya yönelik tutum ve davranışlar, onu halk indinde daha da sahiplenir duruma getirdi. Bu millet şerefli Türk Ordusunun değerli bir komutanını bağrına basmaya her zaman hazırken; iktidarın, hakkında çeşitli iddialar bulunan Maliye Bakanı’nı ise hiçbir zaman vicdanında aklamayacak ve gerçekleri unutmayacak denli duyarlıdır.
Bu böyle biline!


E-mail: burhanaozbey@yahoo.com 


 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.