“Ben çevreciliğin ne olduğunu bilirim”

“Ben çevreciliğin ne olduğunu bilirim”

0
PAYLAŞ

Maçka’daki Swiss Oteli’nde yapılan ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın da katıldığı Avrupa Birliği Bakanlığı “Küresel Sorunlar Karşısında Türkiye ve Avrupa Birliği İçin Ortak Gelecek” konferansı başladı.

Başbakan AB – Türkiye ikili ilişkilerini esas aldığı konuşmasında Gezi Parkı Direnişi ile ilgili açıklamalarda da bulundu. İşte Başbakan’ın söyledikleri:

Son dönemde Taksim Gezi Parkı bahanesiyle yaşanan olaylar yanlış düşüncelere neden olmasın. Çünkü burada korkunç dezenformasyonlar var. Sosyal medyanın korkunç bir yalan kampanyası var. Hepsinin kanıtı elimde, biliyorum. Her şeyden önce muhatabınızı bileceksiniz. Burada böyle bir muhatap söz konusu değil.

“ÇEVRE DUYARLILIĞI OLAN KARDEŞLERİME SESLENİYORUM”

Hükümet olduğumuz günden beri her kesimle, sorunların çözülmesi noktasında görüşmeler yaptık. Milletin parlamentodaki vekilleri ne işle meşguller diye sormaz mısınız? Taksim’le ilgili projeleri ben 2011 seçimleri öncesinde animasyonla gösterdim. O gün kimsenin sesi çıkmadı. Ben çevre duyarlılığı olan kardeşlerime sesleniyorum; eğer çevrecilikte ortaklık yapacaksanız gelin benimle yapın. Ben çevreciliğin ne olduğunu bilirim.

“ÇÖZÜM SÜRECİNİ İSTEMEYENLER OLAYLARIN İÇİNDE”

Çözüm sürecini istemeyenler bu olayların içinde yer alıyor. Çevreci olmak kamu mallarına zarar vermek değildir. Çevreci olmak ağaçları, saksıları yakıp yıkmak değildir. Çevreci olmak insanları öldürmek değildir.

Bize ders vermeye gayret edenler ABD’deki Wall Street olaylarını nereye koyacaklar. Biber gazı olayı, 17 kişinin ölümü orada oldu. (ABD HEMEN AFAKİ KONUŞMADAKİ BU RAKAMI YALANLADI) Bütün bunlara karşı tepki ne oldu? Bizim karşı olduğumuz şiddettir, terördür, vandallıktır. Yoksa demokrasi talebi diye bir taleple karşımıza çıkacak olanlara canım feda. Neymiş yapamadıklarımız bize bunları anlatsınlar başımız gözümüz üstüne.

“AKM DEPREME DAYANIKLI DEĞİL”

Şimdi biz referanduma da karşıyız diyorlar. Karşı olma o zaman. AKM diye şu anda depreme dayanıklılığı olmayan bir kültür merkezimiz var. Yıllar önce dedik ki bu yapı bize sıkıntı yaratır. Yapının kullanışlı olmadığını da çalışan sanatçılardan biliyorum. Barok mimariyle bütünlük arz edecek şekilde buraya dev bir opera binası yapalım. Türkiye’de opera binamız yok. Bir ilkin adımını atmak istiyoruz. Vandalizmin mensupları çıkıyorlar, ‘yıktırmayız’. Böyle bir şeyin kararını vereceksek seçim öncesinde vermişiz. O zaman da halkımın kahir ekseriyeti bize desteğini vermiş. Daha güzel bir Taksim istiyoruz biz. Trafiği yerin altına alıyoruz. Benim vatandaşım gelsin rahatça gezsin diye.

“AVM OLMASI MÜMKÜN DEĞİL”

Gezi Parkı’na fark edecek bir ağaçlandırmayı ortaya koyalım. Bir ara taktılar AVM’ye. Zaten metresiyle falan Topçu Kışlası’nda AVM olması mümkün değil. Söylediğimiz bir ifadeydi. Buranın bir şehir müzesi olabileceği düşüncesi de var.

“ÜZÜNTÜMÜZÜ SÖYLEDİK”

Olayların ilk başında yapılan müdahaleyle ilgili üzüntümüzü ve gerekenin yapılacağını söyledik. Avrupa’nın neresinde böyle şeyler olsa bizdekinden daha sert müdahaleye maruz kalıyor. 10,5 yıl içinde çok çeşitli şekillerde anti demokratik saldırılara muhatap kaldık. Partim hakkında kapatma davası açıldı. Benim partimin suçu neydi? Tabanımızı asla meydanlara dökmedik. Hukuk içinde kalarak mücadelemizi verdik.
Her birinin farklı bir ambalajı var ama niyetlerinin aynı olduğunu her zaman gördük. Bundan sonra da bu saldırıların tamamına göğüs gereceğiz.

“HESABI OLAN SANDIKTA GÖRÜR”

Türkiye demokratik bir ülkedir. Bizi millet getirdi. Eğer götürecekse millet götürür başkaları değil. Hükümetle bir meselesi olan bunu sandıkta görebilir. Hükümete hesap sormak isteyen vakti zamanı gelince sandıkta sorar. Haftanın üç günü parlamentoda esip gürlüyorlar. İstedikleri hesabı soruyorlar. Milli iradeye yönelik hiçbir saldırıya hangi kılıf altında olursa olsun boyun eğmeyiz.

“YÜZDE 100’ÜN PARTİSİYİZ”

Toplumsal hadiseleri okuruz, objektif biçimde değerlendiririz. Biz yüzde 50’nin partisi değiliz. Yüzde 100’ün partisi olarak ülkeye hizmet veriyoruz.

BİR CEVAP BIRAK