İNGİLTERE… Ben kimim?

Merhaba arkadaşlar, bugün size bu hafta izlediğim Oscar Wilde tarafından yazılan ‘The Importance of Beign Earnest’ isimli oyundan bahsetmek istiyorum. Öncelikle bizi oyuna davet eden oyunun yapımcısı Zeynep Dalkıran’a teşekkür etmek istiyorum.

Beni oyunla ilgili en çok etkileyen şeylerin başında İngilizlerin çok sevdiği ve çok çok iyi bildiği bir oyunu İngiltere’de 6’sı Türkiyeli 8 kişilik bir ekibin oynaması ve çoğunluğunu İngilizlerin oluşturduğu seyircilerin oyunu bu kadar beğenmesi oldu.

Ekibin bu cesareti ve başarısı bence oyunun anafikrine de çok uygun düştü. Sıklıkla kullandıkları “Maşallah” gibi çok bize has kelimelerin yanısıra belirgin Türk aksanları ve arada yaptıkları göndermelerle oyunu klasik halinden çıkardılar ve bence çok güzel bir etki yarattılar. Bu beklenmedik hamlelerle özellikle İngiliz seyircileri gerçekten güldürmeyi başardılar.

Oyunun başlamasını beklerken babamla birlikte birşeyler içiyorduk ve birden içeriye elinde çayıyla oyunculardan Ada Burke geldi, makyajı ve kostümüyle adeta küçük bir fragman yapıp izleyicilerin arasında dolaştı ve gitti, oyun başlamadan hepimizi havaya sokan bu hareket beni çok etkiledi.

Oyunun sahnelendiği mekanın hemen önündeki pub, salona girdiğimizde oyuncuların haraketsiz bir şekilde sahnede dururken arada bir çılgınca titremeleri ve oyuncuların üzerindeki kostümler sanki “yüzyıl önce bir pub’ın arkasında korkunç bir oyun seyrediyormuş” gibi bir etki yarattı bende.

Bu köşe yazımda tabii ki oyunun tamamını anlatacak kadar yerim yok ama yine de kısaca oyunun konusundan bahsetmek istiyorum, oyun Algernon ve Earnest isimli iki yakın arkadaşın sohbetiyle başlıyor. Ana karakter olan Earnest bebekken bir valizin içinde Victoria Station’a bırakılıyor ve biyolojik ailenisinin kim olduğunu hiç bilmiyor. Bazı sosyal sorumluluklarından kaçmak için uydurduğu hayali bir kimlik ve ona uygun hayali bir dünya yaratıyor, bütün ailesini bilmesine rağmen en yakın arkadaşı Algernon da benzer bir hayali arkadaşa sahip olduğunu itiraf ediyor. Bence bu iki karakterin temel farkı Earnest kim olduğunu biliyor ama nerden geldiğini bilmiyor, Algernon ise nereden geldiğini biliyor ama kim olduğunu bilmiyor ve bu hikaye kimliklerini tamamlama maceralarını anlatıyor.

Oyun ilerledikçe Earnest’in hep olmak istediği adam yani hayalinde yarattığı karakterin aslında gerçek kimliği olduğu ortaya çıkıyor. Burada bize Oscar Wild’in söylemeye çalıştığı şey, senin kim olduğunu belirleyen nerden geldiğin değil, senin kim olmak istediğin ve kim gibi davrandığın seni gerçekten sen yapıyor.

Oyun bütün olarak bence çok başarılıydı, ses sisteminden kostümlere, makyajından dekoruna her şey çok etkileyiciydi. En önemlisi de tabii oyuncular muhteşemdi, oyunun başından sonuna kadar seyirciyi hep canlı tuttular, hem çok eğlendim ve güldüm hem de çok etkilendim.

Bütün ekibin tıpkı oyunun yazarı Oscar Wilde gibi göçmenlerden oluştuğu, kendilerini yeniden yeni yerlerde varedebilen bu güzel insanların oynadığı bu oyun sadece üç gece sahne aldığı için ne yazık ki artık izleme şansınız yok ama umuyorum ki bu ekibin ilerde başka güzel eserlerini izleyebileceğiz. Başta Zeynep Dalkıran olmak üzere bütün ekibe hem davetleri için hem de bu güzel deneyim için tekrar teşekkür etmek istiyorum.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here