Bencilliklerimiz

Bencilliklerimiz

0
PAYLAŞ

Kendimizi çok düşündüğümüzde başkasını o kadar düşünmeyiz. Daha da ileriye giderek bazen kendimizi o kadar çok düşünürüz ki başkasının varlığı bizim için hiç önemli olmayabilir. Birkaç adım daha ileriye gittiğimizde sancılı bir alana girmiş oluruz: başkasını ya da başkalarını kendimize engel görebiliriz. O zaman o başkasını ya da başkalarını etkisiz kılmanın ve yapabilirsek onları gidermenin yollarını ararız. Bencillik tehlikeli eğilimlere yol açabilen ve öncelikle ahlak değerlerini zorlayabilen hatta kökten sarsabilen bir insanlık durumudur. Dünyanın birçok sorununda bencilliklerimizin katkısı vardır hatta doğrudan bencilliklerimiz belirleyicidir. Örneğin yalanlarımızın asıl kaynağı bencilliklerimizdir. Cinayetleri besleyen güç de bencilliklerden gelir.  Biz bencilliklerimizle birilerini yaralarız, birileri de bencillikleriyle bizi yaralar. Bencillik insani dayanışmanın sağlayacağı iyilikleri olanaksız kılar, ayrıca insanları çok zaman birbirlerine düşman eder. Bakarsınız adam dün sıkı sıkı sarıldığı kadının boğazını kesiyor. Neresinden bakarsanız bakın bencillik bir yetersizlik hastalığıdır, belki de insan olmakla hayvan olmak arasındaki uzun çizgide hayvanlığa yakın bir takılma noktasıdır.

Her aklı başında insan ruhundaki boşlukları kapamak isterken bencilliğiyle de hesaplaşır. Kendilerini gözden geçirmeyi bilmeyen, kendilerinin denetçisi olamayan insanlar bencillikleriyle sorunlu değillerdir, bencilliklerini bir doğallıkta yaşarlar. Gündelik bilinçle yaşayan insan için bencil yaşam doğru yaşamdır. Oysa bencillik insanı yanlışların kucağına atar. Çünkü o öyle bir duygudur ki bizim insan olma yolunda edinmiş olduğumuz nice yetenekleri öldürmek istercesine tehlikeli bir eğilimle donanmıştır. İnsanlar başlarına gelen birçok kötülüğün kendi bencilliklerinden geldiğini düşünmezler. Bencilliğin kökeninde korunma içgüdüsü vardır. Bencilliği korunma içgüdüsünün hastalıklı bir biçimi diye düşünebiliriz. Hayvanlarda korunma içgüdüsü ve bencillik bir bütün oluşturur, oysa bu iki özellik bilinçli bir varlık olan insanda ayrışır. Korunma içgüdüsü yaralanabilir bir varlık olan insanın kaçınılmaz özelliğidir. Ruhsal açıdan hastalanmamış bütün insanlar kendileri için zararlı olacak şeylerden doğal olarak korunmak isterler. Hatta yetkin bilince ulaşmış kimselerin kendilerini kendilerinden korumak gibi bir kaygıları da vardır. Aklı başında her kişi denetleyemediği bencillikleri yüzünden yanlışlara düşmekten korkar, bu yüzden duygularını düşüncelerini davranışlarını gözden geçirir.

İnsan istemli bir varlıktır, isteyen bir varlıktır. Onun güzel şeylere yaraşır olduğunu söyleriz her zaman. Yazık ki her insan her zaman güzelliklere eğilimli olamıyor. Bunun temel nedeni sağduyumuzun gerektirdiği çabayı göstermek yerine istediklerimizi kolay yoldan elde etmeye kalkmamızdır. Kolay yollar her zaman vardır ve bu kolay yollar insanlara güç yollardan daha çekici görünür. Bir garip mantıkla ama sağlam görünen bir mantıkla pekçok insan kolay yollar varken zor yollardan gitmenin ziyanlık olduğunu düşünür. Kolay yollardan elde edilenlerin insana iyilikler getirmediği açıktır. Kolay yollardan elde edilenin vergisi çok ağırdır, kolay yoldan elde edilenin astarı yüzünden pahalıdır. Kolay yoldan gidenler baştan az öderler ama sonra önlerine kocaman bir ödeme emri geliverir. Bunu inanç kitapları dar kapıdan geçmek gerekir, geniş kapıdan geçenler çoktur diye belirtirler. Gerçekte hepimiz dar kapılardan geçmeyi göze alsaydık dünya tadından yenmez bir dünya olurdu.

Her insan ister istemez biraz bencildir, her insan ben’i için güzellikler iyilikler düşünmekle yükümlüdür. Kendini gözden çıkarmış insanlar insanlıktan çıkma yoluna girmiş kimselerdir. Her insan biraz bencil de olsa her insan her şeyi kendisi için isterken başkalarıyla birlikte ister ya da başkaları için de ister. Bencillikle işi olmayanlar yetinmeyi bilen kimselerdir. Onların çok şeyde gözleri yoktur. Dünyanın bütün nimetlerinden tatmaya hazır oldukları halde bir şeyleri elde etme yolunda bir şeyleri yıkıp geçme gibi bir telaşları yoktur. Onlar yalan söylemezler çünkü yalan söylemeleri gerekmez. Onlar bölüşmeyi paylaşmayı bilirler. Onlar kimsenin malına canına göz dikmezler. Sorun özellikle bir aile eğitimi sorunudur. Ailede başkalarına saygılı olmayı öğrenmiş kimselerin bencilliklerle işi olmaz. Aklı başında aileler yarışan değil paylaşan çocuklar yetiştirirler. Bencilliklerden uzak durma eğitimi özellikle gözütok ailelerin sofralarında kendiliğinden gerçekleşen bir eğitimdir. Bencilliğin ne kadar kötü bir şey olduğunu belli bir yaşa gelmiş insanlara anlatmaya kalkarsanız hiçbir sonuç alamazsınız. Hele öğüt verme yoluyla insanlara bir takım değerleri benimsetme çabalarının hiçbir anlamı yoktur.

BİR CEVAP BIRAK

fifteen − fourteen =