Beni farket anne…

Bir anlatılması imkansız mutluluğun içinde bulmuştum kendimi.Ama anne itiraf ediyorum.,Mutluluk senin sevgin,senin şevkatin.Şimdi sevgi ve şevkatine daha çok ihtiyacım var.Beni kurtar anne.

Sadece paylaşmaktı amacım.Çok acıdım gördüğümde.Sakın dedi bana sakın sen yapma.Gözlerini kıstı dişlerini sıktı vururken acıyla.dişlerini sıktı gözlerini kıstı.Damarları dışarı fırlamış kollarını görünce çok korktum.Onu anlamaya çalıştım, yapığını hafifletmeye çalıştım.kalbim iyilik akıyordu nehir nehir.Dünyadaki her şey var olan her şey bir dağın arkasına saklanmış, bir ben bir o ve onun acıları acılarına inat korkutucu mutluluğu kalmıştık ve benim yufka yüreğim.Neden dedim.Böyle mutluyum bu olmazsa çok acıyorum.Ama varlığı da iyi değil aslında..Çünkü rüya gibi hiç bitmesini istemediğin.Bazen canımı çok sıkıyor,rahat olmak özgür olmak istiyorum.Gezmek eğlenmek çalışıp para kazanmak sosyal olmak…Fakat bensiz kalamıyor terk etmeme dayanamıyor.İntikamcı bir sevgili gibi. Ben aşkı bile böyle yaşamadım.Direniyorum.dayanayım diyorum,olmuyor.Çektiğim tarifi imkansız acıları anlatmak istemiyorum.Sakın sen sakın deneme.

Evet denemeliydim,hayır denememeliydim.Çok abartmıştı doğrusu.Böyle bir şey mümkün değildi.Zayıftı çaresizdi. Olmuyor diyordu,bırakamıyorum.

Mutsuzdu.Annesi ve babası yoğun çalışan hayatı idame ettirmeye çalışan insanlardı .Çok sevdikleri bir kardeşi vardı.O da seviyordu kardeşini ama, sanki daha akıllı bir çocuktu.Sanki anne ve babasına daha çok benziyordu.Söz dinliyor,aykırı fikirlerini sevimlilikle ifade ediyor.pratik zekasının ışıltısı ailenin tüm fertlerinin gözlerini kamaştırıyor ve onu fark etmiyorlardı bile.Küskün.hüzünlü acı çeken biri olmuştu.Böyle olunca iyice itici olmuştu.Derslerinde başarısız,sönük,tedirgin.Ve günlerden bir gün gençliğin perişan edici yalancı mutluluk şırıngalarıyla tanıştı.O da ne idi öyle.Hiç bilmediği bir alemde takılıp bulutların peşine nereye istersen oraya gidiyor, hangi sevgiyi düşlerse orada kalıyordu.Sonra inişe geçiyordu.Hızla açılıyor perdeler katmer katmer, birden, hiç olmadık anda o tatsız gerçeğin içinde buluyordu kendini.Kulakları uğulduyor.Sesler iki misli zonkluyor yokluk büyüdükçe büyüyordu.Midesi bulanıyor başı dönüyordu bu katlanılmaz duruma.Yürüyecek mecali kalmıyor,resmen ağır bir hasta gibi oluyordu.Hemen satıcıyı arıyor,sanki adam doktormuş gibi çare istiyordu.Çare satıcıdaydı,nankör adam ağzının suları akarak sözüm ona mutluluk iksirini tutarından biraz da ikram yaparak iyice bağlıyordu bu zavallı genç insanı.Ah bilse annesi babası,affetmez evlatlıktan bile reddederlerdi.Ama şimdi kendi dünyasında idi işte.Sorulara cevap vermek zorunda hissetmiyordu kendini hatta zaten pek te fark etmemişlerdi yokuğunu onlar üç kişilik aileleriyle mutlulardı işte.

Çevresi genişlemeye arkadaşları farklılaşmaya başlamıştı.Arkadaşları da kendi gibiydi,aynı duyguları paylaşıyor aynı yoksunluğu yaşıyor kader birliği ediyorlardı.Satıcıları doktorlarıydı artık.Hem iyi kalpliydi bak,paraları olmadığı zaman bedava veriyordu.Bu mutluluğa para da dayanmıyordu ki.Bir gün annesi sorguladı”Ne bu senin dalgın yorgun halin pek de sessizsin .Sen bir işler çeviriyorsun ama dur bakalım yakında çıkar kokusu.”İçinde bir kahkaha tufanı dalgalanmıştı.Kahkahalarla gülmüştü hayalinde,hayaliydi gülen çünkü gülmeye bile dermanı yoktu.

Bir gece gözlerini ether,oksijen kokulu florasan lambalarının aydınlattığı bir odada açtı.Annesi ağlamaktan şişmiş gözlerle ve hırsı ve hayal kırıklığından incelmiş dudaklarıyla, bir kaşı havada, dalgın mutsuz yerde bir noktaya bakıyordu.Babası beyaz gömlekli bir adamla kapının önünde konuşuyor,kardeşi gözleri şaşkınlık ve korkudan büyümüş halde ona bakıyordu.

Kardeşi o bebek kardeşi saf anne ve babasının kirletmeye çalıştığı kardeşi.Hayır izin vermeyecekti onu da bozamayacaklardı.”Hah! uyandı işte”dedi sevinçle biricik kardeşi.Annesi ani bir bakışla deldi gözlerini,o bakıştan kin akıyordu,utanç akıyordu,çaresizlik akıyordu,hayal kırıklığı,pişmanlık akıyordu.”Ah! ben doğmanı hiç istememiştim zaten hep babanın yüzünden.Ne zaman zamanlaması iyi oldu ki”Bir den haykırmaya başladı babaya dönerek”Al hadi al turşusunu kur oğlunun.O senin oğlun.Sakın tek kelime etme.Al onu da düzelt öyle gelin eve.İstemiyorum ben bu yarayı, istemiyorum” Kendinden geçti anne düştü yere, kuyulara doğru yuvarlanmaya başladı.Bağırıyor bağırdıkça hırıltılar çıkarıyordu.Doktor ve hemşireler hemen toplayıp götürdüler anneyi. Baba da yaşlı gözlerle koştu arkalarından kayboldular.

Kardeşiyle kaldı o da,gülümsedi tatlı tatlı.Çocuk olgun gözlerle baktı ağabeyine,anlarmış gibi.Olgun ruhu anlıyordu.Sordu “Ölmeyeceksin değil mi”Elini uzattı kardeşine “Gel,korkma ben iyiyim.Seni çok seviyorum.Biz farklıyız Zaten gideceğim kendi hayatıma,rahat kalacaksınız.Sadece en çok seni sevdiğimi unutma ve hep dua edeceğim iyiliğin için.”

Onları son görüşüydü bu.Hastahaneden kaçmış ve kaderine doğru yolculuğa çıkmıştı.Onu son yolculuğuna yakın tanımıştım.Hep kurtulacağı günü bekledi.Hep bir gün kazanacağını bağımlı olmayı bırakıp en çok da anneciğine kendini kanıtlayacağını düşlüyordu.Annesinin kendisiyle gurur duymasını istiyordu. Kardeşini çok özlemişti çok zayıflamıştı.Bitiyordu.Tek dostu en büyük düşmanıydı.Tek düşmanı en büyük dostu.Başka kimsesi kalmamıştı.Ve Allah daha çok acı çekmesine izin vermedi ve yanına aldı.

Yaşanan ne varsa ve ne kadar mücadele ediliyorsa her ne oluyorsa sonuç önemli.Ben ne mi oldum.Beni duyan bir annem olduğunu öğrendim.Bana inanan fark eden.Meleğim diğer melekten daha dayanıklıydı sadece.Meğer kocaman bir kız olmuş.Halbuki ben korkmuştum duyunca korkudan ölür diye.Hastaneye ilk yattığımda “Meğer sen büyümüşsün,ben seni daha küçücük bir kız sanıyordum,benim korumam gereken “demişim.Hatırlamıyorum ama öyle düşünüyordum minik anneciğim için.Şimdi görüyorum ki bir minik devmiş o .

O zaman bağımlı ise çocuğunuz,kulak verin onun iç sesine,ve güvenin yavrunuza hayata.Ona ne kadar ihtiyacınız olduğunu hissettirin,onsuz olmayacağınızı.

Beni fark et anne.Ben söyleyemem sen beni anla.Ama duyunca ölme olur mu üzüntüden.Kızma bana anne,inan bilmiyordum canımın bu kadar acıyacağını.Bir anlatılması imkansız mutluluğun içinde bulmuştum kendimi.Ama anne itiraf ediyorum.,Mutluluk senin sevgin,senin şevkatin.Şimdi sevgi ve şevkatine daha çok ihtiyacım var.Beni kurtar anne.

Çağımızın bu perişan eden,susturan.,bitiren gerçeğine karşı duyarlı ve çocuklarımıza yardımcı ve dost olalım sevgili anne ve babalar.Büyük anneler büyük babalar, akrabalar, eş dost, insanlık, tüm dünya. Sevgilerimle.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

9 − one =