Benim aklıma gelen Türkiye’nin de aklına gelir

Sosyal medyada çeşitli paylaşımlar var. Herkes “Kıbrıs sorunu şimdi çözülmezse hiçbir zaman çözülemez” diyor.

Kathimeniri Gazetesinden bir gazeteci arkadaşımız Brüksel’deki o uzun gecede “Şayet Türkiye’de Kıbrıs masası olsaydı, bu iş bu gece çözülürdü” derken, bir başka akil adamımız “İsrail özür dilemiş, PKK ateşkes ilan etmiş, Rumlar can derdinde, şayet şimdi çözülmezse hiç çözülmez” ifadesini kullanıyor.

Haklı mı haklılar. Bende adanın çözüme en yakın olduğu bir dönemde olduğunu düşünmekteyim ama…

Ben bir vatandaş olarak bunları düşünürken koskoca Türkiye Cumhuriyetinin bunu görmemesi ve bununla ilgili olarak planlar yapmaması mantıklı gelmiyor elbet. İsrail’in günden güne daha karmaşık bir hal alan ve yarının ne getireceği belli olmayan Ortadoğu’da tutunacak dal olarak gördüğü Türkiye’den dilediği özür, Kürt sorununda atılan adımlar ve Güney Kıbrıs’ın çöküşü! Tesadüf mü? Zor! Bunların hepsine tekrar dönmek üzere konumuza gelelim.

***

İngiltere’nin, Güney Kıbrıs’ın içerisinde bulunduğu ekonomik krizin Kıbrıs sorununun çözüm süreciyle ilişkilendirilmesi yönünde kulis faaliyetleri gerçekleştirdiği konuşuluyor. Fileleftheros gazetesi “Memorandumdan sonra Kıbrıs Sorunu” başlığı altında verdiği haberinde, Güney Kıbrıs’ın tüm dikkatini ve gücünü ekonomik çıkmazdan kurtulmaya odakladığı bu dönemde perde gerisinde Kıbrıs sorununun çözümü müzakereleriyle bu ekonomik sorunların ilişkilendirilmesi çalışmalarının başladığını iddia ediyor.

Gazete, ABD’nin de onayını alan İngiltere’nin, Kıbrıs sorununu, yaz aylarından önce yeniden gündeme getirmek için kulis faaliyetleri başlattığını ve hedefin, Rum tarafının içerisinde bulunduğu ekonomik krizin, müzakerelerde ilerleme sağlanması amacıyla kullanılması olduğunu öne sürüyor.

Haberi BM kaynaklarına dayandırıyor… İngiliz diplomatların bu yöndeki düşüncelerini New York’a gerçekleştirdikleri bir ziyarette, BM ve ABD Dışişleri Bakanlığı’nda yaptıkları temaslarla dile getirdiklerini, İngilizlerin, -Türkiye’nin de tezi olan- garantiler konusunu müzakerelerin sonuna bırakma görüşünü de benimsediklerini belirtiyor gazete.
BM, İngiltere ve ABD’nin, müzakerelerin sonsuza kadar devam edemeyeceği görüşünü benimsediklerini ancak Rum tarafının tepkisini çekmemek için, gayrı resmi bir takvim sunmayı planladıklarını kaydeden gazete, BM Müzakere Grubu’nun, yeni bir müzakere sürecinin 2014 yılı sonuna kadar tamamlanması gerektiği görüşünü taşıdığını yazıyor.
Bunun yanı sıra Güney Kıbrıs’ın batışından –verilerden gördüğümüz kadarıyla- en fazla yara alacak ülke olan (tabi farklı bir senaryo yazılıp uygulanmadığı takdirde) Rusya’nın Başbakanı Dmitry Medvenev Rusya bankaları aracılığı ile ek bir kısım yardımların yapılması ile ilgili müzakereler yapıldığını ancak bunları kabul edemeyeceklerini söylüyor.
Sebebi Türkiye’nin de doğalgazda pay sahibi olması. Şöyle diyor Medvenev: “Bizim partnerlerimiz bir kısım önerilerle geldi. Bunların arasında Rusya’nın satın almasını düşündükleri varlıklar da var. Kıbrıs’ın doğalgaz yatakları ile ilgili teklifi var. Bu zor bir sorun. Öncelikle ben fiyatını anlayamıyorum. İkinci olarak, biliyoruz ki Türkiye ile sorunlar var.”

***

Gelelim bir başka konuya; Fransa haber ajansı bir harita yayımlamış. Haritada Güney Kıbrıs ve Kuzey Kıbrıs ayrı. Haritanın altındaki bilgilerde Kıbrıs’ın tarihi anlatılıyor. 1960’da Kıbrıs Cumhuriyeti’nin kuruluşu, 1974 Barış Harekatı ve 1983’de KKTC’nin kuruluşu gibi…

Tüm bu yaşananların ardından bu haritanın yayımlanmasını basit bir tesadüf olarak adlandırmak pek akıllıca gelmiyor bana. Çözüm inancının romantizmine kapılıp komplo teorileri üretecek bir ülkenin neferi olmadığımızdan birtakım olaylardan medet ummak gibi bir düşüncemiz yok ancak olaylar da “kör gözüm parmağına” cinsinden cereyan ediyor.

Sözün özü Güney Kıbrıs’ın taksitler halinde alacağı ekonomik yardımın Kıbrıs sorununda baskı unsuru olarak kullanılacağı ve sorunun “al kardeşim parasıyla değil mi” mantığıyla çözüleceği aşikar. Bu yüzdende Türkiye’nin ve KKTC’nin sessizliğini hayra yoruyorum. Ne yani benim, sizin, birçoklarının aklına gelen koskoca Türkiye Cumhuriyetinin mi aklına gelmeyecek?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.