Benim tek bir hayatım var!

Bu günkü yazıma her şeye rağmen insanın mucizevi  ‘yaratım’  gücünden bahsederek başlamak istiyorum…

Biz insanlar tek tek inanılmaz güzellikler,  harika eserler üretebiliyor,  eşsiz yetenekler sergileyebiliyoruz hayatta…

Bir araya gelerek de başka türlü MUCİZELERE neden olabiliyoruz…

TARİH BİR SÜRÜ KAZANILMIŞ ORTAK MÜCADELELERLE DOLU…

Seçimlerde binler demiyorum, milyonlarca insan ‘daha yaşanılır bir gelecek’ , ‘ daha adaletli bir Türkiye’ için canla başla çalıştı; tek istenilen ülkenin başına gelen kötü kaderi değiştirmek,  saplanılan  bataklıktan kurtulmaktı….

AMA ŞUNU ANLAMAK GEREKIYOR Kİ, İYİLİKLE, DÜRÜSTLÜKLE AŞILAMAYACAK GÜÇLER VAR BU DUNYADA….

SÖZ KONUSU OLAN HEPİMİZİN GELECEĞI OLSA BILE!

Bizim adımıza dünyayı yönetenlere bu gücü verenler de ne yazık ki, yine bizim gibi kaybedenler olup aslında bunun farkında olmayanlar…

BÖYLE BİR YIĞININ BİZİ DE KENDİ BATAKLIĞINA SÜRÜKLEMESİ…

İŞTE EN ACI GERCEK BU BENCE….

Bununla birlikte,  ‘HAYAT DEĞİŞTİREMEYECEĞİMİZ ŞEYLERE TAKILIP KENDİMİZİ KAHRETMEMEMİZ GEREKECEK KADAR ÖZEL VE DEĞERLİDİR…’

Size de tavsiye ederim, eğer bir şey vicdaninizi rahatsız ediyorsa, adalet duygunuzu rencide ediyorsa, yani ortada bir haksizlik varsa önce yapabileceğiniz her şeyi yapın, durumun düzelmesi için sonuna kadar mücadele edin…Ama apaçık gücünüzü aşan bir şeyler olduğunu, değiştiremeyeceğiniz koşulların varlığını  fark ederdeniz,  o zaman da gerçekleri kabullenin, hayata küsmeyin; boş yere kendinizi kahredip durmayın. Kendinize steril, soluk alabileceğiniz, dostlarınızla, sevdiğiniz insanlarla örülü,  korunaklı bir alan oluşturmaya çalışın…

En azından mevcut koşullarda en yaşanılabilir hale getirmeye çalışın hayatınızı.

CUNKU KAYBETTIİĞİNİZDE TEKRARI OLMAYACAK KADAR DEGERLI BİR ARMAĞANDIR HAYAT…

Seçim ertesi ben öyle yaptım.   Akşamki seçimin gerginliğini, yorgunluğunu, uykusuz ve moral bozucu geçen tüm o kötü  anları geride bırakıp, YENİ BİR YAŞAMA BAŞLIYORMUŞ GİBİ sevdiğim bir arkadaşımı birlikte kahvaltı etmek için aradım. Her zamanki Cafe’miz MAISON’da sevgili Nuray’ın hazırladığı nefis kahvaltı sofrasında kah ülkeye kızarak, kah politikacıları yerden yere vurarak kah kendi halimizle dalga geçerek güle oynaya sohbet ettik. Sonra kahvaltıyı  kim ödeyecek diye tavla oynadık. Sonra da Balat sahilinde biraz yürüdük.

Oh mis, eve geldiğimde hiç bir kızgınlık, kırgınlık, öfke kalmamıştı içimde.

Üstüne bir de harika bir film izledim evde…

‘DISARDAKİ  KİRLİ DÜNYA HAYATIMI ZEHIRLEMENE İZİN VERMEYECEĞİM, SENIN KİRİN, PİSLİĞİN  BİTMEZ  AMA BENİM TEK BİR HAYATIM VAR’ deyip

Gülümsedim ve yoluma devam ettim…

Ve sonraki sabah  internette gezinirken harika bir yeteneğe rastladım… Sevgili Nesrin,  doğduğum köyden, Sarp’tan  komşumuzun kızı, nasıl güzel bir ses, nasıl özel bir yetenek…  Hemen Facebook’taki sayfamdan aşağıdaki paylaşımı yaptım:

“BAKIN BU GUZEL YETENEKLER BİZİM ÇOCUKLARIMIZ!

SARP’TAN, MEMLEKETİMDEN KOMŞUMUZUN KIZI…

Böyle sahipsiz kaldığı için heba olacak binlerce, yüz binlerce yetenek var ülkemizde…

ONLARIN HAYATINI KARARTMAYA KİMSENİN HAKKI YOK…

Sen bir mücevhersin küçüğüm, bu sistem ne kadar üzerini örtmeye çalışırsa çalışsın, değerin kaybolmayacak, her ortamda pırıl pırıl parlayacaksın: UMUDUNU ASLA YİTİRME… Senden her şeyini alabilirler ama  yeteneğini asla, o  sadece sana ait”..

 

 

Çok kısa süre içinde sevgili Nesrin Massenger’dan bana ulaştı, uzun uzun konuştuk, geleceğini, şu an neler yaptığını, yeteneğini değerlendirmesi için neler yapması gerektiğini…

O kadar mutlu olmuştu ki Paylaşımımdan.

Duyarlı  bir insan yüreğinin yeteneğine, varlığına dokunmasından…

Bazen bir sinerji oluşur, üst üste güzel olaylar birbirini izler ya, aynen öyle, Nesrin’le konuşmamızın ardından ARİF SAĞ KÜLTÜR MERKEZİ’ nden eğitim alan bir başka yetenek benim sayfama davet gönderdi ve ben de sırf müzikle uğraştığı için kabul ettim kendisini.

Massenger’dan tanışıp konuştuk sonra onunla da…  Nesrin’den ve yeteneğinden bahsettim, o da hemen benim sayfamdan Nesrin’in paylaştığı videoyu izledi,  Nesrin’in büyülü sesini dinledi…

Çok etkilenmiş olmalı ki,  sonradan Nesrin beni aradı, Çiğdem abla senin bir arkadaşın bana massenger’dan ulaştı, Arif Sağ Kültür merkezinden bahsetti diye…

GÜRÜYORSUNUNZ YA KÜÇÜK BİR ÇABAYLA KÜÇÜK DOKUNUŞLARLA HAYAT NASIL DEĞİŞEBİLİYOR…

Birilerine yardım etmek, yolunu açmak, umutlanmasını sağlamak için aslında öyle büyük çabalara gerek yok…

UFAK BİR İLGİ, ‘BAK BEN FARKINDAYIM’ DEMEK BİLE YETERLİ…

Diğer yandan, bütün bu olanların bir başka boyutu da, eğer bugün ben seçimlerde istediğimiz sonucu alamadık diye hayata küsüp günümü kızgınlıkla, kırgınlıkla kendimi kahrederek geçirseydim, tercihim bu yönde kullansaydım, bütün bu üst üste yaşadığım güzellikleri yaşayamayacaktım; Nesrin’in bu güzel yeteneğini keşfedemeyecek, onun hayatına o umut vaat eden dokunuşu yapamayacaktım…

NESRİN DE BELKİ DE ÖNÜNÜ AÇACAK DEĞERLİ BİR FIRSATTAN YOKSUN KALACAKTI…

HAYATIMIZI  ZİNCİRLEME YAŞAYACAĞIMIZ BİR MUTLULUĞA MI YOKSA YENİLGİLERİMİZLE KAHROLACAĞIMIZ BİR CEHENNEME Mİ ÇEVİRİP ÇEVİRMEYECEĞİMİZ BİZİM ELİMİZDE…

Bunu unutmamanızı diliyorum…

Ve son söz olarak da tekrarlıyorum:

‘DISARDAKİ  KİRLİ DÜNYA HAYATIMI ZEHIRLEMENE İZİN VERMEYECEĞİM, SENIN KİRİN, PİSLİĞİN  BİTMEZ  AMA BENİM TEK BİR HAYATIM VAR’

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

nineteen − fifteen =