Bereket

Bir Kızılderili duasıyla başlamak istiyorum yazıma’

‘Yüce Tanrı, Toprak Ana, Dört Yönün Güçleri, atalarım ve bütün sevenlerim beni duysun!’

Yüce Ruh, sabah uyandığımda ve havasını soluduğumda, gökyüzüne bakıp sabah ışığında senin yüzünü arıyorum. Ve seni gördüğümde bana gelen aydınlığının güzelliğine kalbimin derinliklerinde hissettiğim minnettarlığı sözlere sığdıramıyorum.

Bu dünyanın acısı ve karışıklığı içinde bazen yönümü şaşırıp ne yapacağımı bilemiyorum. O zaman sessizlik içinde oturup kuzey rüzgarları çam ağaçlarının arasında eserken, bana söylediğin şarkıyı dinliyorum. Ve kendi cehaletime şaşırıyorum. Böylece günler geçiyor. Kalbimin gösterdiği yolu izliyorum. Ve sana dua ediyorum, Yüce Ruh. Senden aldığım güce şükrediyorum.

Dört ayaklıların ve kanatlıların yaşamıma getirdiği sevince ve çevremdeki tüm varlıklara şükrediyorum. Onlardaki saflık bana seni hatırlatıyor ‘Biliyorum ki, onlar pırıl pırıl bir ayna gibi seni yansıtıyor. Biliyorum ki, benim yaşayabilmem için pek çok varlık beni destekliyor.

Varlığımda sürekli yeşeren gücüne şükrediyorum. Sen olmadan verdiğin güzellikleri göremezdim. Güneşi yüzümde hissedince senin sevginin sıcaklığını hissediyorum. Ve herşeyin mükemmelliğini anlıyorum. Güzelliklerle dolu yaşam yolumda, sana şükrediyorum. Ve her günümü seninle, senin için yaşıyorum”

Belki inanmayacaksınız ama, Tanrı bizim bereket içinde yaşamamızı istiyor, hem manen hem de maddeten’

Pek alışık olmadığımız bu olgunun doğruluğunu anlamak için bir ilk bahar günü o durdurulamaz yaşam kıvılcımıyla kendini tekrar yenileyen tabiattaki akıl almaz zenginliğe bakmak yetmez mi, sadece’

Geçen yüzyılın büyük düşünürlerinden Buckminster Fuller, ince bir hesap yapmış ve yeryüzündeki zenginlikleri 6 milyar insana bölüştürdüğünde hepimizin dolar milyoneri olabileceğini saptamış.

Karmik olguların ve toplumsal şartlanmaların etkisinde kalan insanoğlunu kıskıvrak yakalayan yoksunluk inancının artık tamamen bilincimizden silinmesi gerekiyor. Dikkat edecek olursanız, binbir kitap ve konferansla yeni çağ akımının aktardığı en önemli bilgilerin başında ‘bereket kavramı’ geliyor. Zira, bilgiyi irfana dönüştürmek suretiyle yaşamımızın dizginlerini yeniden elimize almak mümkün oluyor.

Şartlanmış düşünce ve inanç sistemleriyle, evrendeki enerjilerin doğal akışına engel olan insanoğlu, hayli zamandır aradığı çıkış yolunu bulmak üzere’Arayarak, öğrenerek ve deneyerek. Evrendeki bolluğun sonsuzluğuna inanabilmek ve bu olguyu bilincimizin derinliklerine yerleştirebilmek için ufak bir ritüel düzenlemenizi tavsiye ederim.

Hayatınızda para dahil eksikliğini hissettiğiniz ne varsa, bir liste yapın. Sonra oturup bunları elde etmenizi engelleyen düşünce ve durumları bir kağıda yazın. Göreceksiniz ki çoğu, geçmişteki olumsuz deneyimlerin etkisiyle korkulara dayanan hayalî engeller’ Elinizdeki kağıdı yakın. Eskiyi atarak, yeniyi kabul etmeye açık olduğunuzu bilinç altına geçirmenin bir formülüdür bu.

Dua ve meditasyonla enerjinizi besleyip yükselttikten sonra, ruhunuzun o pırıl pırıl parlayan ışığını tüm bedeninizle duyumsayın. Konsantre olmakta zorlanırsanız; kendi ruhsal rehberlerinizden, melek ve ışık üstatlarından yardım istemeyi ihmal etmeyin. Onların varlığı ışığı güçlendirerek, ruhunuzla kolay bir iletişim kurmanızı sağlayacaktır.

Ne yapmak istediğini; yaşamınızın bu kavşağında hangi yolu seçtiğini ruhunuza sorun. Cevaplar birer birer geldiğinde şaşırıp memnun kalmayabilirsiniz. Keza, ego ile ruhun arzuları genellikle farklıdır. Hele hele, engelleyemediğiniz derin bir tatminsizlik duygusundan yakınıyorsanız.

Ego, derhal bu konuşmayı bozmak için elinden geleni yapacak, ruhun istek ve çözümlerini dahiyane taktiklerle sabote etmeye kalkacaktır. Onun rahatını bozmaktan kaçındığını; alışılmışı benimseyip hep o yönde gitmeyi arzuladığını hatırlayarak, kendisini kaale almayacağınızı tavizsiz bir ifadeyle belirtin.
Ve ruhunuzu dinlemeye devam edin’

İçinize tatlı tatlı yayılan ‘sevinç’ titreşimlerine teslim olarak, ruhunuzun size söylediklerini olmuşcasına hissedin. Tanrı ile dans edin. Işığını bir elbise gibi giyin. O  kelimelerle ifade edilemeyen enerjinin gücüyle, ruhunuzun bütün arzularının şimdiden gerçekleştiğini bilin. Çünkü inanmak değil, bilmektir yaratmanın sırrı’

Verin; durmadan düşünmeden, hesap etmeden hep verin. Neye ihtiyacınız varsa, karşınızdakine onu hediye edin. Yaşamınızın her ânını, evrenin enerjilerine aracılık ederek değerlendirin. Yani, başkalarının maddi/manevi bereketine vesile olun. Mutluluğunuz için dış dünyaya bağımlı kalmaktan da vaz geçin. Zira, hayal kırıklığı ile sonuçlanan bu tür mutluluklar hep geçicidir.

Tek kaynağınızın sadece Tanrı olabileceğini ve her an sizi kollarına almak için beklediğini kendinize sık sık hatırlatın. Ve şükran dualarınızla yaşamınızdaki güzelliğe, berekete ve sevgiye sık sık teşekkür edin. Bazen insanın elindekini kaybetmemesi bile, büyük bir kazançtır. Unutmayın.

____________________________

*Işık Menderes’in bu yazısı Radikal Gazetesi Cumartesi ekinde yayımlanmıştır.

 

 

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.