Beyaz Toroslar mı, keskin nişancılar mı?

En son, Şırnak Silopi de Üç Kürt Kadın Fatma Uyar- Pakize Nayır-Seve demir AKP hükümetinin abluka politikasın da keskin nişancıların hedefi olmuşlar. Önce yaralanmışlar. Sonra ikici taramada hepsi ölmüş ya da öldürülmüşler. Kadınlar yaralı iken birçok yere haber vererek bunlar bizi öldürecekler diye bilgi vermişler. Buna rağmen ölümden kurtulma şansını yakalayamamışlar! Demek ki bunların öldürülme emri kesinmiş!

Devlet güçleri bunları Gayet bilinçli şekilde bilerek,isteyerek, planlı şekilde gerçekleştirmişler. Bunun nemi cimi yok. Her şey ortada! Yandaş medya olaylara yer vermeyi dahi gereksiz görmüşler. Fethullah Cemaati ve PKK aleyhine yazılar yazarak toplumsal algıyı başka bir noktalara evirmek istemişler. Çünkü yapılanlar ortada! Suç büyük. Yalanla, dalavereyle işin üzerini örtmeye girişmişler.

Mesela Yeni Akit Gazetesi “Dünya Osmanlıya Hasret” diye başlık atmış. Osmanlı işgalciliğinin talan politikasını şirin göstermek için de tespih taneleri gibi diyerek işgal edilmiş devletler sıralanmış” , onun güzellemesini yapmış. İşgalin güzellemesiyle günümüzdeki vahşi kıyımı görünmezliğini hedeflemiş oldular.
HDP Belediyelerine yönelik İçişleri Bakanlığı denetim başlatmış. Güya bu belediyeler ellerindeki kaynakları başka yerlere aktarıyorlarmış(!!!) yalanını yaygınlaştırmak istemişler. Sanki bu Belediyelere para veriyorlar da kaynakları başka yerlere aktarıyorlarmış! Bu AKP’nin savaş politikasının algı yönetme hali olduğu her halinden belli oluyor.

Habertürk Gazetesinin Haberine göre AKP Belediyelerinde yolsuzluklar ayyuka çıktığı için Başbakan Celallenmiş: “O evi derhal yenileyin ” demiş!!! Ceyhan, Elbistan, Ayaş Belediyelerinde yolsuzluk soruşturması başlatmak zorunda kalmışlar. Artık yolsuzlukta mızrak çuvala sığmaz olmuş!
HDP Belediyelerinde yolsuzluk soruşturmalarını tutulamadıkları için de belediye Başkanlarına örgüt üyesi olmaktan ceza vermekte sınır tanınmaz olmuşlar(!!!)
Yine bu karanbolde ASELSAN cinayetlerini babaların ağzından dillendirmişler. Bu zamana kadar bulamadıkları cinayet faillerini bir çırpıda bularak ilan etmişler. Fethullah Gülen Cemaatine bağlı olan Paralel yapı cinayetlerin failleriymişler! Bu duruma gülerimsin yoksa ağlarımsın! devleti yöneten kendileri işleri yapanlar başkaları oluyor.

Bölgedeki doktorlar da yine AKP çanak yalayıcı basının açık hedefi halinde. Güneş gazetesi hedefe doktorları koyarak “Hücre yapılanması altında Hastane oluşturmuşlar” diyorlar! Doktorların PKK’lileri tedavi ettiklerini söyleyerek algı yönetmeye öyle uğraşmaktalar.

Nereden bakarsak bakalım adamlar suçluluk psikolojisi içinde sağa, sola saldırıya geçmişler. Aslında ne yaptıklarını çok iyi biliyorlar! 17-25 Aralık Operasyonu sonunda bütün cilaları döküldü. bunların din arkasına gizlenerek bu ülkeyi soydukları bütün açıklığıyla ortaya çıktı. İktidardan düşseler hapishaneyi boylayacaklar. Onun için her türlü numarayı çekerek iktidarda kalmaya çabalamaktalar.

Tahir Elçi öldürüleli 40 günü geçti. Bu öldürme polisin gözü önünde oldu. failleri yok. Tahir Elçiyi polisin öldürmediğini söyleyecek bir yetkili makam var mı? Yok. Bu cinayet herkesin gözü önünde gerçekleşti. 217 Sivil Kürdün katilide yine devlet ve ya AKP Hükümeti!!! Bunun da kaçarı göçeri yok. Abluka politikası, gerilim inşa ederek toplumu susturmak istemekteler. Üç HDP taraftarı kadını da öldüren DEVLET.

İnsanları aylardır ateş altında tutan da, aç, susuz bırakan bu devlet. Toplam da kaç insan öldürüldüğü bugün tam olarak bilinmiyor. Kürt ya da Türk bütün ölenler Tayyip Erdoğan’ın kişisel emelleri için öldürüldüğü çok açık. Başkanlık sistemini bu topluma dayatan da kendisi, insanları uymadığı Anayasaya ya da yasalara uydurmaya çalışan da kendisi. insanların bu yasalara uymadığı için yargılatan da öldürten de yine kendisi. Kendisinin uymadığı yasalara başkalarını uydurmaya çalışması düpedüz haddini bilmezliktir. Af edersiniz ama terbiyesizliktir.

Bu terbiyesizliğin geldiği boyutta: Beyaz Torosların yerini KESKİN NİŞANCILAR aldı. Topluma ölümlerden ölüm beğenin dayatması hüküm sürüyor. Bu ölüm dayatmasının zincirlerini korku psikolojisi egemen kılıyor! O korku psikolojisi yıkılmadan da toplum kendisine gelemez…O duvarı yıkmak için de Kürtlerin ne yaşadıklarını Türklerin empati kurarak hareket etmelerinden geçer! Her gün yanı başımız da bir sevdiğimiz insanı öldürselerdi ne yapardık sorusunu sorarak işe başlanması yerinde olur.

__________________

7 Ocak 2016 Tahir Canan.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.