Beynimiz tehlikede! 25. kare uygulamasına dikkat!

25. kare uygulamasını eskiden beri biliyordum. Çok ciddiye aldığım söylenemezdi. Ancak, Mümtaz İdil’in http://www.odatv.com/n.php?n=televizyon-izlerken-buna-dikkat-edin-0202101200 internet adresindeki sitesindeki makalesini okuyunca, küresel güçlerin karşısında beynimizin bile tehlikede olduğunu anladım. Doğrusu, endişeye de kapıldım.

Peki, TV izlerken beynimizin içine girenler, bunu nasıl yapıyorlar? Gelin, Mümtaz İdil’den dinleyelim:

“Bu programda sanal reklam uygulanmaktadır” diye
televizyonda alt yazı geçer bazen, rastlamışsınızdır.
Ne demek bu? Bilen var mı? Birkaç kişiye sordum, şöyle açıkladı: Sinema filmlerinde saniyede 24, televizyonda saniyede 25 kare geçmektedir. Subliminal Entertaintment adı verilen bir yöntemle, bir zamanlar ABD’de uygulama şöyleydi: Sinema filmlerinin her yirmidört karesinden birine veya televizyon filmlerinden yirmibeş karesinden birine bir imge yerleştirilir. Bu, reklamı yapılmak istenen bir objeye ait de olabilir, kişiye de.
Göz, bu görüntüyü algılamaz, ama beyin algılar. Diyelim ki, yukarıda sözü edilen filmde olduğu gibi, ilk yarım saat içinde filmi izleyen birine, 24 karede bir kare sürekli su içen bir adam veya akan bir su resmi konduysa, istemsiz olarak kişide bir susama veya benzeri bir istek yaratılabilir. Uzmanlar bunun olabileceğini kabul etmektedirler. Bu yüzden de, ABD’de bu tür reklam yapımı yasaklanmıştır.”

Düşünün ki, seçimlerden bir ay öncesinden itibaren 25. kare ile propaganda başlatılıyor. Bir siyasi parti ya da liderin gülen bir resmi beyninize kazınırken, başka bir partinin liderinin terörist kıyafetli resimleri ekranda beyninize kazınıyor. Böyle bir şey olamaz mı dersiniz ?

İnsanların beyinleri bile oyuncak gibi kullanılabilir hale geldiyse, işimiz kolay değil demekdir. Tutun ki, yerel televizyonlarımızda böyle bir uygulama olamaz. Ancak, uydular yoluyla binlerce kanalı izliyoruz. Bu durumda, düşman bir ülkenin kendi ülkeniz ve yöneticileriniz hakkında böyle bir propaganda yapması olanaksız mı? Kesinlikle olanaklıdır.

Ülkemizde bu tür teknolojik oyunları önlemek için bir birim var mı dersiniz? Bunu bilen, gerekli önlemleri alan bir kurum olduğuna inanıyor musunuz? Hiç sanmıyorum.

TV seyrederken beyninize kazınan 25. kare propagandalarından kaçınmanız mümkün değil. Ancak, bunu anlayabilirsiniz. Özellikle reklamlardan sonra aniden kola içmek ihtiyacı duyuyorsanız ya da bir konuda aşırı istek duyuyorsanız, 25. kare ile karşılaştınız demektir. Peki, çocukları bu uygulamadan nasıl koruyacağız? Çocukların reklamların başında saatlerce kalmasının nedeni, 25. kare olabilir mi acaba?

Düşünmeye ne dersiniz?

_____________________

* Doç. Dr.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.