Bilinçaltındaki görüntüler

gazel okuyacaklar.


Çağın sınırlarını geçmiş çağlara doğru zorlamaktan müthiş keyif almaktalar. Yazarlara çizerlere gazetecilere sanatçılara bilim insanlarına acı çektirdiklerinde bir göbek atıp oynamadıkları kalıyor. Belki yüzyıllardır renklendirmede yararlanılan bir kozmetik ürünü bile kullanıyorlardır.


Bu yapılan tatsız uygulamaların nedenine nezaket sınırları içinde şöyle psikolojik bir ışık tutuyor Güneri Cıvaoğlu:


“Sanatçıya ve bilim insanına hoyratlığın kökeninde bugün, egemen konumda olanların, çocukluk ve gençlik yıllarında bilinçaltlarına kaydedilmiş görüntüler vardır.”


***


“KART” HOSTESLER


Türk Hava Yolları, yirmi altı yaşından gün almış hostesleri emekliye ayırmayı planlıyormuş. Emekli olanların yerine de anaokullarından sınavla hostes mi alacaklar diye düşünüyorsanız yanılıyorsunuz.


Emekliye ayrılan hosteslerin yerine ‘steward’lar, erkek uçuş elemanları, alınacakmış.
Steward’larda yaş sınırı aranmayacak.


Bu biraz masraflı olmayacak mı? Onca ‘kart’ hostesi emekliye ayırıp emekli maaşı ödeyeceksiniz, bizim paramızla ödüyorsanız da, daha pratik bir yolu vardı a benim akıllı yöneticilerim!


Kadın ‘cemaat’ için özel camiler yapmayı düşünüyorsunuz da, uçaklarda bu uygulamayı neden düşünmüyorsunuz. Yani hosteslerin çalıştığı uçaklarda kadın yolcuları taşırdınız. Yandaşlarınız olan steward’ları ille de işe alacaksanız, onların çalışacağı uçaklarda da erkek yolcuları taşırdınız.


Gerçekten siz, bırakalım Freud okumayı, hiç psikoloji okumadınız mı?


***


DÖNÜŞÜ MUHTEŞEM OLUR


Rektör Yücel Aşkın Tarihi Eser Kaçakçılığı Davası’ndan aklandı. Van cumhuriyet başsavcılığı ne mi yaptı?


Yücel Aşkın hakkındaki aklanma kararını temyiz etti. Karar temyizden olumsuz olarak dönerse ne olur? Yani başsavcıya göre:


Dönüşü muhteşem olur.


***


BAŞKASINA GEREK YOK ZATEN


Yirmi birinci yüzyılın başbakanlarından Tayyip Erdoğan aşkla, şevkle, içinden gele gele şunları söylüyor:


“Kimsenin Türkiye’yi karanlığa gömmesine izin vermeyeceğiz!”


Başkasına gerek var mı ki?


***


“AZ ZAMANDA BÜYÜK İŞLER BAŞARDIK”


Söz yirmi birinci yüzyılın başbakanından açılmışken bir özdeyişini daha aktaralım:


“İktidarda olduğumuz sürede, elli yılda yapılamayanı yaptık!”


Buna kimsenin itirazı yok zaten. Herkes de sizin gibi düşünüyor.


Karikatürlere karşı amansız bir savaş açtınız.
Öğretmenleri dünyanın gözü önünde, Kızılay’da ‘terbiye’ ettiniz.
Devlet kurumlarında kadrolaşmayı büyük bir başarıyla, yüzde yüz doluluk oranıyla gerçekleştirdiniz.
Elli yıldır gerçekten de kimsenin akıl edemediği bir ilki yaşama geçirdiniz. Alkollü içeceklere sürgün cezası vererek.
Her demecinizden sonra, siz doğru anlattığınız halde halk yanlış anladığı için, bir ‘yeniden düzenleme’ açıklamalarını gelenek durumuna getirdiniz.
AB kısaltmasının içini boşaltarak bu harflere zaman içinde ‘Arap Birliği’  imajını yüklediniz.


Çok da iyi ettiniz diyoruz. Ve de yaptıklarınız yapacaklarınızın teminatıdır diyoruz.. Tanrı yolunuzu açık etsin!


Bir de özür dileyerek bir soru sormak istiyorum, ‘Batıya doğru giden bir geminin içinde doğuya doğru koşmak’ nasıl bir duygu?

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.