Binlerce doktoru işsiz bırakacak düzenleme geri çekildi

YUSUF YAVUZ / AÇIK GAZETE – AKP’nin Meclise sunduğu sağlıkla ilgili kanun teklifi kabul edilerek yasalaşırken, tasarının kamudan ihraç edilen hekimlerin özel sektörde çalışmasını engelleyen 5. maddesi geri çekildi…
AKP’nin hazırlayıp Meclise sunduğu ‘Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’ TBMM Genel Kurulu’nda süren tartışmalı görüşmelerin ardından kabul edilerek yasalaştı. Düzenlemenin, kamudan ihraç edilen hekimlerin özel sektörde çalışmalarına sınırlama getiren 5. Maddesi ise muhalefet partilerinin ısrarlı tutumuyla geri çekildi. Tasarının 5. maddesine muhalefet eden isimlerden biri olan İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, tartışmalı maddenin geri çekilmesiyle çok büyük bir yanlıştan dönüldüğünü belirterek, “Doğası gereği insanlara hizmet etmek, hayat kurtarmak, şiddete maruz kalanlara el uzatmak için yaşayan bir insana yapılacak en büyük kötülük hayatını adadığı mesleğini elinden almak olacaktır. Ancak şu anda fiiliyatta savunması dahi istenmeden ihraç edilen, hakkında adli işlem yapılmamış, kovuşturmaya gerek yok kararı alınmış, beraat etmiş hekimlerin hiçbir yerde çalışmamalarını sağlamak toplumda kırılmalara ve adalet duygusunda zedelenmeye sebep olacaktır” diye konuştu.

İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, TBMM Genel Kurulu’nda tartışmalı geçen görüşmelerin ardından kabul edilerek yasalaşan ‘Sağlıkla İlgili Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi’nin 5. Maddesinin geri çekilmesiyle çok büyük bir yanlıştan dönüldüğünü dile getirdi.

‘5. MADDE ORGAN MAFYASINA KALİFİYE ELEMAN SAĞLAMAYACAK MI?’

KHK ile kamudan ihraç edilen hekimlerin özel sağlık kuruluşlarında çalışmalarının da önüne geçen düzenlemeyle ilgili görüşmeler sırasında İYİ Parti Grubu adına söz alan Antalya Milletvekili Dr. Tuba Vural Çokal, en az 6-7 bin doktorun işsiz kalmasına neden olacak düzenleme için, “Böyle bir meslek grubunu basit siyasi gerekçelerle, ispatlanmamış bir takım yasal nedenlerle, ithamlarla bir anda sokağa bırakmak hiçbir vicdanın kaldıracağı bir şey değildir. Yaşam hakkı diyen, hastaları yaşatmaya çalışan doktorlar için şu anda getirilen yasa bu doktorlar için ölüm yasasıdır; içinde şiddetle ilgili maddeler bulunmasına rağmen bu yasa teklifi, doktora en büyük şiddeti getiren bir yasa teklifidir. 5’inci madde kabul edildiği anda terörle mücadele etmiş olmuyorsunuz, aksine organize suç ve terör örgütlerine yetişmiş kalifiye eleman sağlama ihtimalinin önünü açmış oluyorsunuz. Mesela mafya örgütleri, terör örgütleri ve organ nakli kaçakçıları ucuza, karın tokluğuna çalışacak yetişmiş eleman elde etmiş olmayacak mı?” ifadelerini kullanmıştı.

TASARI YASALAŞTI, 5. MADDE MUHALEFETİN BASKISIYLA GERİ ÇEKİLDİ

AKP’nin hazırladığı kanun teklifi tartışmalı görüşmelerin ardından önceki gün TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilerek yasalaştı. Muhalefetin tepkileri nedeniyle kanun teklifinden geri çekilen 5. Maddeyle ilgili büyük bir yanlıştan dönüldüğünü dile getiren İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, “Binlerce sağlık çalışanının yanı sıra tüm hasta ve hasta yakınlarını da ilgilendiren bu düzenlemeye karşı verdiğimiz mücadele sonucunda tasarı geri çekildi. Ancak AKP’nin bu girişimi ve komisyon toplantıları sırasında yaşanan olaylar ise hafızalarda ve vicdanlarda yer etti” diye konuştu.

ŞİDDETİ ÖNLEMEK İÇİN SUNULAN TASARI ŞİDDET ARACI HALİNE GELDİ

TBMM Sağlık komisyonundaki görüşmeleri 52 saat süren tasarıdaki 5. Maddenin, sağlık çalışanlarına yönelik şiddetin engellenmesi amacıyla hazırlanan kanun teklifini doktorlara yönelik en büyük şiddet aracı haline getirdiği görüşünü savunan Milletvekili Çokal, “Bir doktor 23 yılda yetişiyor. Akademisyenliği tercih ederse süre çok daha fazla uzuyor. Doğası gereği insanlara hizmet etmek, hayat kurtarmak, şiddete maruz kalanlara el uzatmak için yaşayan bir insana yapılacak en büyük kötülük hayatını adadığı mesleğini elinden almak olacaktır. Devletimize karşı suç işlemiş olan ve bu suçu yargı kararı ile kesinleşen hekimlerin cezalarını çekmeleri elbette gerekir. Biz İyi Parti olarak suçluyla suçsuzu bir an evvel ayırt edip suçsuzların mağdur edilmesini istemiyoruz. Ancak şu anda fiiliyatta savunması dahi istenmeden ihraç edilen, hakkında adli işlem yapılmamış, kovuşturmaya gerek yok kararı alınmış, beraat etmiş hekimlerin hiçbir yerde çalışmamalarını sağlamak toplumda kırılmalara ve adalet duygusunda zedelenmeye sebep olacaktır” diye konuştu.

‘VERDİĞİMİZ FETÖ  VE 15 TEMMUZ ÖNERGESİNİ AKP VE MHP REDDETTİ’

Yapılan düzenlemenin Anayasaya ve insan haklarına aykırı olduğunu savunan İYİ Parti Antalya Milletvekili Tuba Vural Çokal, partisinin grubu adına yaptığı konuşmada, şunları kaydetti: “Yasama yılının başında bir araştırma önergesi vermiştik. 15 Temmuz ihanetinin sorumlusu olan FETÖ’nün siyasi ayağının, meclis tarafından araştırılmasını istedik. Bu hain örgütün eğitim, yargı, emniyet ve ordudaki ayakları tespit edildi. Çaycısı, çorbacısı bulundu. Ama gelin görün ki siyasi ayağı hala ortaya çıkarılamadı. Ahtapot gibi her tarafı sarmış bu örgütün, siyasi ayağının olmaması mümkün mü? Genel Başkanımızın söylediği gibi, Bu ihanet şebekesinin hiç mi milletvekili yoktu? Hiç mi grup başkanvekili yoktu? Hiç mi bakanı yoktu? Biz bu sorulara cevap istiyoruz. Bu yüzden verdiğimiz önerge AKP ve MHP oylarıyla reddedildi.

‘KHK KANUN DEĞİL, FERMANDIR’

KHK, kanun olmayıp, kanun hükmünde olduğunu, eski lehçede adına ‘ferman’ dendiğini, çağdaş toplumların kanunla, eskiçağ toplumlarının fermanla yönetildiğini ve kanunun ise günümüzde sadece Meclis yoluyla, milli irade sayesinde yapıldığını ifade etmek istiyorum. Özetle meclisimiz var ve biz hekimler Kanun ile yönetilmek istiyoruz. Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir. Bu ucube yaklaşım derhal tamir edilmelidir. Bu bir gaflet durumudur. Medeni devlet için tarih yazdı atalarımız. Gafleti derin olanın devleti yok olur.”

Önceki haberİmar affı geleceğe ihanettir!
Sonraki haberAvustralyalı aktivist Filistin için 727 kilometre yürüyecek
Yusuf Yavuz
YUSUF YAVUZ (GAZETECİ-YAZAR) Isparta, Sütçüler'de doğdu. 1990’da edebiyatla ilgilenmeye başladı. Deneme ve inceleme tarzındaki ilk yazıları 1996 yılında 'Atatürkçü Ses' Dergisi’nde yayımlandı. Aynı yıl yerel ölçekte yayın yapan kanallarda 'Dönence' başlıklı radyo ve televizyon programları hazırlayıp sundu. 1999 yılında Antalya'da kurulan Müdafaa-i Hukuk Dergisi’nde yazmaya başladı. 2001’de Gazete Müdafaa-i Hukuk’ta Muhabir-Temsilci olarak görev aldı. Daha sonra adı 'Yeniden Anadolu ve Rumeli Müdafaa-i Hukuk' olan dergiyle bağını temsilci-yazar olarak sürdürdü. 2001-2007 yılları arasında Kaş Kitap Şenliğini organize ederek başta çocuklar ve gençler olmak üzere yöre insanının kültür, sanat ve edebiyat çevreleriyle buluşmasını sağladı. 2005 yılında Muğla ve Antalya arasındaki sahil bandında yaşanan yabancılara toprak satışına ilişkin yaptığı araştırmalar önemli etkiler yarattı. Deneme, inceleme, röportaj, düz yazı, haber ve yorumları; Cumhuriyet Akdeniz, Odatv, Yeni Harman, Edebiyat ve Eleştiri, Yolculuk, Evrensel, Atlas, Magma, Aydınlık, Birgün, Açık Gazete gibi dergi ve gazetelerde yayımlandı. Antalya merkezli VTV Televizyonunda, Pelin Gel Ağan'la birlikte 'İki Ağaç İçin' adıyla 16 bölümden oluşan bir program hazırlayıp ve sundu. Kanal V Televizyonunda, Biyomühendis Çağlar İnce ile birlikte, Yörük kültürünü ve tarihsel köklerini ele alan 'Islak Çarıklar' adlı belgesel haber programı hazırlayıp sundu. Araştırma yazılarından bazıları, 'Yer Bize Çimen Verdi' ve 'Darağacına Takılan Düşler' adıyla belgesel filmlere de konu olan Yavuz, şu sıralar 'Islak Çarıklar' adlı bir belgesel haber programı için çalışmalarını sürdürüyor. Ağırlıklı olarak arkeoloji, çevre, kentsel dönüşüm ve tarım konularını ele alan çalışmalar yapmayı yazılı ve görsel medyada sürdüren Yavuz, yıkım politikalarıyla tarımdan hayvancılığa, kültürden mimariye kırsal yaşamın dönüşümünü ele alan araştırma yazılarıyla tanınıyor. Ziraat Mühendisleri Odası Basın Ödülü, Çağdaş Gazeteciler Derneği Belgesel ödülü, Türkiye Ziraatçılar Derneği Tarım ödülü, Kubaba Derneği kültür hizmeti ödülü'nün yanı sıra Türkiye Ormancılar Derneği gibi çeşitli meslek odası, kurum ve kuruluşlar tarafından ödüle layık görülen Gazeteci Yusuf Yavuz, Likya'dan Teke yöresine uzanan coğrafyadaki su kültürüne ilişkin uluslararası bir sanat projesinin de danışmanlığını ve metin yazarlığını üstleniyor.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here