Binlerce kişi tek yürek: Teslim olmayacağız!

Birleşik Haziran Hareketi ve İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu’nun çağrısıyla dün Kartal’da “Teslim Olmayacağız” mitingi yapıldı. Farklı siyasetlerden binlerce kişinin katıldığı mitingde “Teslim olmayacağız”, “Tecavüz meşrulaştırılamaz”, “Demokratik siyaset engellenemez”, “Laiklik kazanacak”, “Baskısız, savaşsız, OHAL’siz, tecavüzsüz Cumhuriyet” yazılı dövizler taşındı. Konuşmacılar birlikte demokrasi mücadelesi çağrısı yaptı.

Birleşik Haziran Hareketi (BHH) ile İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu tarafından Kartal’da düzenlenen “Teslim Olmayacağız” mitingine katılan binlerce kişi ortak mücadele çağrısı yaptı. Birleşik Haziran Hareketi sözcüsü Erkan Baş, Kartal’da tüm Türkiye’yi birleştirmek için bir araya geldiklerini belirterek, “Bugün KHK’ler ile her istediklerini yapabileceklerini sanıyorlar. Dün nasıl Fethullah çetesine, onların komplolarına her tür alçaklığına karşı halkımıza gerçekleri anlattıysak, bugün de bedeli ne olursa olsun AKP iktidarının gerçek yüzünü anlatmaya ve aynı inatla, aynı kararlılıkla karşı durmaya devam edeceğiz” dedi. HDP İl Eşbaşkanı Doğan Erbaş ise cinsel istismar suçunda mağdurla failin evlenmesi durumunda cezanın ertelenmesini ön gören yasanın ardından partilerinin Meclis’teki oturumlara yeniden katılma kararı aldığını söyledi. Daha önce mitinge katılacağını açıklayan CHP ise son dakika hamlesiyle “provokasyona açık bir ortamın oluşması”nı gerekçe göstererek mitinge katılmadı.

AKP iktidarının baskılarına, KHK ile birçok kurumun, siyasi partinin yöneticilerinin tutuklanmasına tepki göstermek ve Erdoğan’ın başkanlık ısrarına “Teslim olmayacağız” sloganıyla dün binlerce kişi Birleşik Haziran Hareketi ve İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu’nun çağrısıyla Kartal’da bir araya geldi. Miting öncesi sabah saatlerinden itibaren polis yoğun güvenlik önlemleri alırken, alana girenler iki ayrı noktada tek tek arandı. Yüksek binalardaki özel harekât polisleri ve polis helikopteri ile alandakiler takip edildi. Miting alanının çevresinde ise çok sayıda TOMA ve zırhlı aracın yanı sıra itfaiye araçları ve ambulanslar da hazır bekletildi. Miting alanında bulunanlar ellerinde “Teslim olmayacağız, tecavüz meşrulaştırılamaz”, “Demokratik siyaset engellenemez”, “Laiklik kazanacak”,“Baskısız, savaşsız, OHAL’siz, tecavüzsüz Cumhuriyet” yazılı dövizler taşırken, sık sık “Faşizme karşı omuz omuza”, “Bu daha başlangıç, mücadeleye devam”, “Gezi şehitleri ölümsüzdür” sloganları attı. Gezi direnişinde yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan ile annesi Gülsüm elvan, Mehmet Ayvalıtaş’ın babası Ali Ayvalıtaş ve direniş eylemleri sırasında gözünü kaybeden Volkan Kesenbilici de sahneye çıkarak miting alanındakileri selamladı.
Konuşmasına alanda bulunanları selamlayarak başlayan BHH sözcüsü Erkan Baş, düzenledikleri mitingin bazı basın yayın organlarınca hedef gösterilerek karalanmak istendiğini söyledi. Mitingin tarihi bir buluşma olduğunu belirten Baş, “Bizlerin çok önemli farklılıklarımız var ama hepsinden daha önemli bir ortak noktamız var; ne pahasına olursa olsun bu güzel memleketi parababalarına ve onların emrindeki gericilere-faşistlere teslim etmeyeceğiz ve asla ama asla teslim olmayacağız. Ülkemizi bir savaşa, bir karanlığa bir tek adam diktatörlüğüne götüren bu sürece son vermek konusunda sarsılmaz bir kararlılığa ve inanca sahibiz ve bunun için buradayız. Buradan bir kez daha ilan ediyoruz; Bu karanlığı yeneceğiz. Birlikte duracağız ve halkımızı esir alan bu diktatörlüğü yıkacağız”dedi.

‘Aynı planı uyguluyorlar’

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın FETÖ konusunda “kandırıldık” sözlerini anmsatan Erkan Baş, “Bundan 4 ay önce FETÖ denilen bir gerici tarikatın yönlendirmesinde bir darbe girişimi yaşadı. Biz 16 Temmuz sabah saatleri itibarıyla bu kez başka tarikatları, başka cemaatleri kullanarak aynı planı iktidarın gücüyle devreye sokabileceğine işaret ettik. Önce sokaklara salınan müritleriyle bizleri teslim almaya çalıştılar, yetmeyince OHAL ilan ettiler ve bugün KHK’ler ile her istediklerini yapabileceklerini sanıyorlar. Geride kalan 4 ay boyunca, tıpkı 15 yıl boyunca FETÖ eliyle yapılanların, yapılmak istendiğini gördüğümüz için buradayız. Dün nasıl Fethullah çetesine, onların komplolarına her tür alçaklığına karşı halkımıza gerçekleri anlattıysak, bugün de bedeli ne olursa olsun AKP iktidarının gerçek yüzünü anlatmaya ve aynı inatla, aynı kararlılıkla karşı durmaya devam edeceğiz” diye konuştu.

‘Padişah yaptırmayacağız’

Baş, her şeyden önce büyük Gezi Direnişi’nden çıkarılan derslerle sesi kısılanların sesi, susturulmak istenenlerin çığlığı olmak için yola çıktıklarını vurgulayarak özetle şunları söyledi:

“Bizler; işçilerin, kadınların, gençlerin, Kürtlerin, Alevilerin, tüm ilericilerin, tüm devrimcilerin sesi olmak için yola çıktık. Ülkemizin bir karanlıktan geçtiğini, gerici faşist güçler tarafından ele geçirildiğini ve bu karanlık sürece ancak ve ancak emekçi halkımızın son verebileceğiniz söylüyoruz. Cumhuriyetin ilerici kazanımlarının tümüne karşı iktidar eliyle sürdürülen yıkım politikalarının karşısında duruyoruz. Türkiye’nin yobazların karanlığına teslim edilemeyeceğini, laikliğin ekmek kadar su kadar değerli olduğunu söylüyoruz. Türkiye, tarikatların, cemaatlerin din kurallarına göre yönettiği bir ülke olmayacak diyoruz. Kadınların ikinci sınıf yurttaşlar olarak görülmesine, gençlerin ucuz ve nitelikli köleler haline getirilmesine, geleceklerinin çalınmasına izin vermeyeceğiz diyoruz. Erdoğan’a kul köle olmak zorunda değiliz. Adı ister başkanlık ister partili Cumhurbaskanlığı olsun isterse başka bir şey amacımız Erdoğan’ı padişah yaptırmamaktır. Ülkemizde bir Kaçak Saray yapılmış olabilir ama orada oturan şahıs padişah olamayacak, Cumhuriyeti yıktırmayacağız.”

‘MUHALİF SESLER SUSTURULAMAYACAK’

İstanbul Emek ve Demokrasi Koordinasyonu adına konuşan Güven Gerçek de “Arka arkaya çıkarılan KHK’lerle, Gülen cemaati ile mücadele adı altında başta barış deklarasyonuna imza atan akademisyenler olmak üzere yüz bini aşkın emekçi, kamudan tasfiye edildi. Kimileri ihraç edildi. Onlarca muhalif televizyon kanalı, radyolar, dergiler, gazeteler kapatıldı. Cumhuriyet gazetesi yönetici ve yazarları cezaevine kondu. Kısacası Saray ve AKP hükümeti toplumun tüm muhalif kesimlerini susturmaya ve biat ettirmeye çalışıyor. Bizler bu karanlığa ve zorbalığa teslim olmayacağız” diye konuştu.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here