Bir aşk hikayesi tarifesi

Kısacık bir merhaba…

Uzunca devam edecek bir dostluğun başlangıcı olsun dileğiyle…

Sevgili Açık Gazete okurları,
Bazen bir deneme, şiir, bazen varoluş kaygısı veya hayatın içinde bizi etkileyen her hangi bir konuda yazılmış yazıyla haftada bir bu köşede sizlerle buluşmak büyük bir keyif benim adıma.
Bu keyfi, düşünce ve duygu alışverişini arttırabilmek için e posta hesabıma yorum ve önerilerinizi yazmanız beni çok sevindirir. zuhalgurcimen@hotmail.com

Sevgiyle kalın..

***

BİR AŞK HİKAYESİ TARİFİ

Yazının başlığına bakıp da yanılmayın.

Zannetmeyin ki bu yazıda aşkın verdiği baş dönmelerinden, insanın aklını tatile çıkarmasından fakat kalbini bolca çalıştırmasından bahsedilecek.
En mutlu anlarda bile, iç çatışmaların insanı ince ince kemiren halinden, gülen gözlerin arkasındaki süzülen yaşlardan da bahsedilmeyecek.

Yaşadığı aşkları hayatlarının hikayesi haline getirmiş, aşkı uğruna geleceğinden vazgeçmiş, hazin sonlarla son nefesini vermiş yüzyılın aşıklarına da sıra gelmeyecek.
Aşkın var olup olmadığı tartışılan bir kavram haline gelmesinden, artık inanılmayan bir duygu olmasına da yer verilmeyecek.
Emek verilmeyen, üstünde düşünmeye değer bulunmayan, sözlerin fazlalık görüldüğü, tensel tutkulara itibar edildiği, paranın ve ünvanların konuştuğu ilişkiler de anlatılmayacak.
Üzülmenin zayıflık, hislerini anlatmanın zaaf sayıldığı, ağlamanın hastalık gibi görüldüğü durumlar da söylenmeyecek.
İnsanı yere göğe sığdırmayan, bir yerde tutundurmayan sabırsızlığı, seyirci isteyen, alkışa doymak bilmek bilmeyen kendini beğenmiş duruşu da aşkın yok burada.
O daha önce hiç yaşanmamışlık duygusunu veren, birlikte alınan her nefesi özel hale getiren, binlerce yıldır batan güneşin, aşıklar seyretsinmiş gibi oynaşan şarap rengi halleri de tasvir edilmeyecek.
Henüz hoşçakal dedikten sonra gelen özlemler, keşke milyonuncu kere daha seni seviyorum deseydim diye iç geçirmelerden de… Sebepsiz kalp sızlamaları, niyesiz baş dönmeleri, nedeni olmayan iştahsızlıklar da bulunmayacak.
İstemsiz bir şekilde gözlerinin içine bakarak masadaki suyu isterken, her seferinde gözbebeğinde başka harelerin renklerini keşfetmeler de olmayacak.
Hikaye edilmiş ve de edilecek bütün aşıklardan farklıyız dedirten, incir çekirdeğini doldurmayacak bütün detaylardan da alıntı verilmeyecek.

Bütün bunlar bu yazıda olmayacak hiç beklemeyin.
Olsa olsa bu yazıda bunları yapan aşıkların hallerinin tarifini siz çıkaracaksınız.

”Her zamanki gibi, her aşktaki aşıkla maşuk kendi aşk hikayelerinin tarifini kendi yazacak. Onlar için o ‘aşk’ tek ve ölümsüz olacak. O tarifler de başka yazılarda, başka dillerde dünyanın her yerinde her gün ve de hatta şu anda yeniden yeniden yazılıyor olacak.”

Mesele o aşkın tarifini bilen Arif’lere ulaşmak da olacak. Hep olduğu gibi.. Her bulduğunda yeni bir tarif de bulunacak aynı zamanda.

Aşık olmayı bilene, tarif gerekmez diyeceğiz belki en sonunda.

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.