Bir asır perde

Bu yıl gerçekleşen Festivale, sahnesiyle de ev sahibliği yapan İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları da Festival de yer alıyor. Bu yılın, Şehir Tiyatroları için bir başka önemli özelliği var. 100. yılına ulaşıyor. Yüz yıldır değişik sahnelerde perdeler açılıyor. Bir asırlık geleneği olan kuruluşumuz. Bu yüzyıllık süreç içinde, bir çok engelleri aşarak, bu güne kadar gelmek, herhalde kolay olmadı. Bir gelenek oluştu. Bir birikim söz konusu. Ayrıca bir okul niteliğini de taşıyor.

Hükümet’in sanat kurumlarına karşı, geliştirmek istediği yeni politikaların, bu kurumlara zarar vereceği açıktır. Sanatın idari yapılanmalar içinde, farklı bir konumda olması gerekliliği bir yana bırakılmaktadır. Bu kurumların, giderek adeta yok olmasının amaçlandığı değerlendirilmesinin yapılmasına yol açılmaktadır.

Bu tür söylem ve girişimlerin, bu sanat kurumları üzerinde ve emek veren sanatçıları üzerinde de olumsuz bir baskı yaptığı gerçeğini de yadsıyamayız. Bu bakış açısı ve engellemelere karşı adeta direnen sanatçılar, perdelerin açılmasını sağlamayı sürdürüyorlar.

Darülbedayi’nin kuruluşunun, günümüze ulaşan bu yüzüncü yıl çizgisinde, Festival’de çok anlamlı bir sahnelemeyi de gerçekleştiriyorlar. Bu düşünce bile, başlı başına saygı duyulacak bir vefa örneği, bir hatırlatma, yüzyıl öncesinden seslenme olarak da değerlendirilebilir.

Emile Fabre’nin, “La Maison d’Argile” oyununun, bu yüzyılın başlaması sürecinde önemli bir yeri var. İlk kez, 1916 da Darülbedayi’nin sahnelediği, ilk oyun olarak tarihe geçen bu oyun “Çürük Temel”, bu yıl yeniden sahneye taşınıyor.

Oyunun ilk sahnelenmesi ve sürecine ilişkin günümüze kalan ne kadar bilgi ve belge var, bilemiyorum. Bu oyun, Festival’de sahnelendikden sonra, önümüzdeki sezon yine perde derse, bu bilgi ve belgelerle geliştirilecek kapsamlı bir program dergisinin izleyiciye ulaştırılmasının yararına inanıyorum.

Tiyatroların geleceği üzerine karar verme konumunda olanların, bu belge ve bilgilere göre, biz yüz yıl sonra ne yapıyoruz ve bu kurumu nereye götürmek istiyoruz diye, düşünmeğe başlamalarını sağlamış olabiliriz. Bir farkındalık yaratılabilir.

Bir ayı aşkın süreç te, Festival de sahnelenen bir çok oyun varken, zaman ve yer uygunluğu, kısa bir İstanbul seyahatinde, bu oyunu görme isteğini duyurdu. Ve bu yıl festival de izlediğimiz ilk oyun oldu. Oyun 17 ve 18 mayıs günlerinde hafta sonu, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’n de sergilendi.

Bu tiyatroya büyük emek veren, damgasını vuran, Muhsin Ertuğrul’un isminin verildiği, Harbiye Sahnesi’n de oyunun sergilenmesi de, ayrıca önemli bir seçim olduğu kadar, anlamlı bir mesajı da içeriyor.

Bir aile, babadan kıza geçen işyeri, ikinci koca ve birinci evlilikten iki olmak üzere üç çocuk. Batıda, feodalizmden kapitalizme geçiş süreci içinde ki, bir zaman diliminden kesit veriliyor. İşyeri’nin satışının zorunlu olarak gündeme gelmesi ve pay alma ya da pay kaybetme eyleminin, nasıl bir ayrışmaya yöneldiği sergileniyor. Yüz yıl önce değil, daha öncelerden günümüze de ulaşan bir sistem eleştirisini içeren oyunun, doğal olarak yüzyıl önceki bir okuma ve sahnelemeyi tekrarlaması beklenemez.

Başlangıç noktasının hatırlanması ve hatırlatılması önemli olduğu için, sahnelemenin farklılığı ya da değişik yorumlanması, bence ikinci planda kalıyor.

Oyunu yüz yıl sonra sahneye Engin Alkan taşımış. Çok farklı bir yorum ve sahneleme gerçekleştirdiğini söyleyebiliriz. Çevirinin uyarlanması günümüze taşınırken, bazı kelimeler, yüz yıl öncesini çağrıştıracak dil özelliği açısından bırakılmış. Görsel olarak, değişik bir okuma ve sergileme anlayışı seçilmiş. Peki bunda başarılı olmuşmudur. Ya da ne kadar başarılı olmuştur. Seyirciye ne kadar ulaşabilmektedir. Bizim izlediğimiz pazar akşamı sahnelenmesinde, salonun dörtte üçünün boş olması bizi biraz üzmedi değil. Son günlerde yaşananların ağırlığının sonucu olarak da yorumlayabilirmiyiz.

Sahnelemeye yansıtılan bakış açısı ve yorum, doğal olarak dekor ve giysilere de yansımış. Ara vermeden doksan dakika, tek perde olarak sahnelen oyunda, yedi sanatçı neredeyse sahneden hiç ayrılmadan, dekor içinde farklı ışık düzeni ve yerlerde oyunu sürdürüyorlar.

Oyuncuların, giysi seçimi ve dekora da yansıyan, yönetimin bakış açısı ile farklı sahnelemeyi gerçekleştirmede, gösterdikleri çabayı görmemek olanaksız. Ancak bu sahnelemenin, yeni okuma ve bakış açısı ile sahneye tam oturduğunu söyleyebilirmiyiz. Bu konudaa farklı yorumlamaların olması, kanımızca kaçınılmaz olacaktır.

Yüz yıl önce sahnelen bir oyunu, günümüz de farklı bir bakış açısı ile sahneye taşımak şüphesiz doğru bir yaklaşım. Doksan dakika sonrasında, perde kapandığında, oyun ile ilgili olarak izlenim ne olacak. Farklı bir sahneleme düşünülürken, farklılığın seyirci tarafından nasıl karşılanabileceği konusunda, bir değerlendirme yapılmamış olduğunu düşündüm.

Oyunun son sahnesinde, tüm oyuncuların maske kullanması, oyunun değişik yer ve zaman dilimlerinde, farklı farklı gerçekleştiğini yansıtması bakımımıdan, önemli bir mesaj iletiliyordu.

Bir bütün olarak düşündüğümde ise, yüzyıl sonra ilk oyunu sahneye yeniden taşımanın doğru bir seçim olduğu düşüncesindeyim. Sadece bu nedenle bile alkışlanmaya değer buluyorum. Bu uygulamanın, Festival çerçevesinde sahnelenmesinin de, zamanlama olarak uygun olduğu düşüncesindeyim.

Şehir Tiyatrolarının yerleşik bilet fiyatlarından farklı bir fiyat uygulanması, Festival sürecindeki seçimlerde, farklı arayışların hakim olması, seyirci yoğunluğu ve izleme konusunda, bu aşamada bir değerlendirme yapılması için erken olabilir.

Sonbahar’da yeni sezonda sahnelenme sürerse, yeni bir ölçüt oluşabilir. Yüzyıla ulaşan bu kurumu yaşatmak hepimizin görevi. Bu güne taşıyanları da anarak kutluyor ve sürmesi dileğimizi yineliyoruz.

Yaşadığımız acılı günlerde, farklı bir pencere açmaya çalışıyoruz. Soma da yaşananlar, doğal olarak yarın ki Salıdan Salıya yazımızın konusunu oluşturacak. Buruk bir acı ile karşılasak da, 19 Mayısı’ın sevincini de duyumsayarak, bayramımız kutlu olsun.

____________________

* İstanbul. 19 Mayıs 2014. Pazartesi. ismail.bayer1@yahoo.com

CEVAP VER

Please enter your comment!
Please enter your name here

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.