Bir bakan da ben tanıdım

Bir bakan da ben tanıdım

0
PAYLAŞ

Mahmut Şenol arkadaşımıza bir sözüm vardı, Avusturya’nın Dışişleri eski Bakanı Ursula Plassnik ile ilgili bir yazı hazırlayacaktım. Daha doğrusu Mahmut Şenol ilginç olur deyip yazmamı istedi. Ancak pek içimden gelmedi. Sadece boy pos bahane ederek yazı yazmak da olmuyor.
Onun yerine genç bir bakanı yazmak isterim. Hem de şahsen tanımış olduğum bakanı yazmak daha özgün olur. Plassnik`i yazmak demek gazete arşivlerine başvurarak yazılanları çevirmek veya tekrarlamak olacaktır. Bu da bana göre değil.
Geçenlerde muayene için doktora gitmiştim. Eski dergi ve gazeteleri karıştırırken Avusturya’da şu anda basından ve göçmenlerden sorumlu devlet bakanı ile ilgili küçük bir haber okudum. Devlet bakanı kendisi için ayrılmış resmi lüks aracı reddetmiş ve demiş ki: “Belediye araçlarında kullandığım yıllık biletim var, özel aracı ne yapayım, ben her gün metro, tramvay ile işe gider gelirim”. Bu davranışıyla Avusturya tarihinde özel aracı reddeden ikinci bakan olmuş. İşte bu bakan benim yazmak istediğim bakandır.
Avusturya’da bir tarafta özel aracı reddeden bakan varken, diğer tarafta polis, itfaiye ve cankurtaranlar için ayrılmış tahsisli yolun kendisinin de kullanmasının iznini isteyen bakan da var. Bu bakan Avusturya Sendikalar Birliği’nin bankası olan BAWAG’daki skandalın hâkimi olarak performasyon gösteren, daha sonra da Ursula Plassnik’in partisi olan Avusturya Halk Partisi’nin meclis dışından Adalet Bakanlığına getirdikleri Claudia Bandion-Ortner’dir. Bu hanım bakan Avusturya için skandal niteliğinde olan “Tahsisli yolu ben de kullanmam gerekir” açıklamasından önce, milyarlarca zarara uğratılan sendika bankası BAWAG skandalının davasını bitirmiş bir hakim ve her gün taktığı farklı gözlükleriyle dikkati çekmişti. Sadece renkli gözlüklerinden dolayı yazılmaya değer bir bakan.
Şimdilik onu bir kenara bırakıp, resmi lüks aracı reddeden bakanı tanıtmak isterim.
Bu bakanının adı Dr. Josef Ostermayer’dir. Dr. Ostermayer Avusturya’nın ülkenin batısına en fazla göç veren ve Avusturya’nın Macaristan ve Slovakya sınırında bulunan Burgenland eyaletinde bir anne ve babanın çocuğu olarak 1961 yılında dünyaya gelir. Hukuk fakültesinden mezun olur ve hukuk alanında da doktorasını yapar. Öğrenimi sonrasında Avusturya Kiracılar Birliği adlı kiracıları koruma derneğinde, kira hukuku alanında hukuk danışmanı olarak işe başlar. Daha sonra ise Kiracılar Birliği’nin hukuk bürosunun yöneticiliğini üstlenir. Bakan Ostermayer’i Kiracılar Birliği’nin hukuk bürosunun yöneticisiyken tanımıştım. Zira aynı derneğin hukuk bölümüne doksanlı yılların başından, yine doksanlı yılların sonlarına kadar çevirmen ve danışman olarak çalışmıştım. Çalıştığım yılların başlarında bir kaç yıl Dr. Josef Ostermayer ile mesleki anlamda ilişkim olmuş ve kendisini tanıma fırsatım doğmuştu. Pırıl, pırıl mavi gözlerini ve samimiyetini bir kenara bırakırsak, alçak gönüllülüğü ve güler yüzlülüğü onun en belirgin özellikleriydi.
İşimin başında o yıllarda Türklerin ödemiş olduğu hava parasını geri talep etmekti. İşte o yıllarda Türklerin kiralık evler için ödemiş oldukları haksız hava paralarını talep etmede yardımına gereksinimim olduğunda hep yanımda oldu. Türkler onlarca yıl suyu ve tuvaleti olmayan 30 metrekarelik küçücük evler için yüz binlerce Şilin hava parası ödemek zorunda bırakılmışlardı. Seksenli ve doksanlı yıllar ev piyasası için zorlu yıllardı. Ev bulmak olası değildi. Bulunduğu takdirde ise 30 veya 40 metrekarelik evler için üç yüz, dört yüz bin Avusturya Şilini gibi servet ödemek zorunda kalıyorlardı. Ödenen bu para sadece boş evler için verilmiş ve bir daha görmemek kaydıyla ödenmiş paralar olurdu. Avusturya’nın geleneksel göçmen kesimini oluşturan Türk ve Yugoslavya kökenli işçileri ev piyasasının en önemli kesimini elinde bulunduran Viyana Belediyesi ve kooperatif evlerinde ev alma şansı olmadığı için, piyasadaki özel evlerden başlarının çarelerine bakmak zorunda kalmışlardı.
İşte vay halineydi ev arayanın, ev sahiplerinde vicdan, kiracıda ise para yoktu. O halde bankalardan alınan krediler emlakçılara veya özel şahıslara aktı. Ödenen bu paranın haddi olmadı.
Türk ve Yugoslav kökenli göçmen işçilerin biriktirmiş oldukları üç beş kuruşluk tasarrufları hava parası diyerek tekrar işverenlerin kasasına döndü. Bu haksız ödenen parayı geri almanın tek yolu mahkemelerdi. Bu tür davalar için Avusturya Kiracılar Birliği kapısı çalınmaktaydı. O yıllarda Ostermayer oradaydı . Sadece Ostermayer mi, şimdiki Avusturya Başbakanı Werner Faymann da oradaydı. Ostermayer’in şefiydi, hep de şefi olarak kaldı.

O yıllarda bir arkadaşım ABC ismiyle bir eğitim kulübü kurmuş, onunla ortak çalışmalar yapmaktaydık. Kurulmuş olan bu dernek aracılığıyla da iş hukuku, yabancılar çalışma yasası, işsizlik ödentisi, emeklilik, kiracılar yasası ve çocukların eğitimi gibi konularda konferanslar organize ediyorduk. Bunların çoğuna da ben konuşmacı olarak katılmaktaydım. Bilmediğimiz konulara da uzmanlar çağırıyorduk. Kiracılar hukukunu da onca yıl çalışmamdan dolayı biliyordum, ancak Kiracılar Birliği’den birisini davet etmek daha doğru olacağını düşündük. Dr. Josef Ostermayer’e sormuştum. Hukuk bürosunda çalışan diğer danışmanlara bile danışma gereksinimi duymadan “ben gelirim” dedi. Dr. Ostermayer’in konuşmacı benim ise çevirmek olarak katıldığımız kira hukuku konusunda kalabalık bir topluluğa hitap eden bir konferans gerçekleştirmiştik. Avrupa’da da çıkan günlük bir Türk gazetesi konferans ile ilgili fotoğraflı geniş bir haber yapmıştı. Sonradan Avusturya’nın medyasından sorumlu Devlet Bakanı olan Ostermayer’e haberi verdiğimde “benimle ilgili yayımlanan ilk gazete haberi” demişti.
Şimdilerde Avusturya’nın Başbakanı o zamanlar Avusturya Kiracılar Birliği Başkanı olan Werner Faymann da Avusturya Kiracılar Birliği’ndeydi. Faymann, Ostermayer ile kıyaslandığında soğuk, yapmacık ve suratında sahte gülücükler olurdu. Karşı karşıya kalındığında hemen bütün hızıyla selam verirken, suratında bir gülücük belirir, birden bire o gülümseme kaybolur, yine surat o eski soğuk haline dönerdi.
Ostermayer kira hukuku konusunda danışmanlık ve temsil hizmeti sunan Kiracılar Birliği’nin Hukuk Bürosu’nu yönetirken oradan Faymann ile ayrıldı. Her ikisi de Kiracılar Birliği’indeki görevlerini bırakıp, gittiler. Faymann, Viyana eyalet hükümetinde eyalet bakanlıklarından birine getirilmişti. Giderken de Josef Ostermayer’i kendisine danışman olarak götürmüştü. Biris uzun zaman Viyana eyalet hükümetinde eyalet bakanlığı yaparken, diğeri de onun danışmanlık görevini yürüttü.
Werner Faymann Avusturya Başbakanı olmadan önce Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’ne Genel Başkan seçildi. Eyalet hükümetindeki görevinden ayrılarak parti başına geçen Faymann, yine danışman olarak Dr. Josef Ostermayer’i yanına aldı. Avusturya Cumhurbaşkanı Heinz Fischer tarafından son seçim sonrasında Avusturya Sosyal Demokrat Partisi’ne hükümet kurma görevini alıp hükümeti oluşturduğundan bu yana birliktelikleri devam etmekte. Hala görevde bulunan hükümet diyorum, zira bu hükümetin daha ne kadar görevde kalacağını tahmin etmek güç. Geçtiğimiz günlerde aşırı sağcı iki partinin birleşmesi sonrasında, sağcı ve muhafazakar Avusturya Halk Partisi (ÖVP) ile aşırı sağcı Avusturya Özgürlükçü Partisi (FPÖ) şimdilik uzaktan uzağa birbirlerine göz kırpmaya başladılar bile.
Bu koalisyon hükümeti dağılsa bile her iki politikacı gelecekte de beraber çalışacaklardır, zira çalışma bazında onlar ikiz kardeş gibiler.

BİR CEVAP BIRAK