Bir zorba davranışı olarak mobbing

Bir zorba davranışı olarak mobbing

0
PAYLAŞ

-Kendinden aşağı gördüğün, hoşlanmadığın bir şeyle karşılaştığında ilk ne yaparsın? (Tükürürsün… Yok artık!)

-Başını çevirirsin. -Çocuklar belki gözlerini de kapar.-

-Başını çevirince, hoşlanmadığın şeyden kurtulursun. Peki, başını çevirmekle kısa bir süre için kurtulduğun şey, orada olmaya devam ediyorsa ne yaparsın? (Tükürürsün… Yok artık!)

-Orada olduğunu unutmaya çalışırsın. -Çocuklar belki bir şarkı da mırıldanır.-

-Unutmaya çalışınca, unutur gibi olursun. Peki, unutmaya çalışarak kurtulmaya çalıştığın şey, orada olmaya devam ederse ne yaparsın? (Tükürürsün… Yok artık!)

-Orada olduğunu bildiğin şeyi yok sayarsın. (Çocuklar belki bir kağıdı karalamaya başlar.)

-Yine oradaysa ne yaparsın? ( Tükürürsün… Ee, Yok artık!)

xxx

Bir insanı yok sayabilir misin? Tabii ki sayabilirsin! Ben de bir insanı yok sayabilirim; sen de, başkaları da… Yani zorda kaldığında; hadi diyelim bir günlüğüne? Ama aynı çatı altında, günlerce, aylarca birlikte bulunmak zorunda olduğun birini yok sayabilir misin? Ben derim ki, çatının genişliğine bağlı! Sen de böyle dersin büyük olasılıkla, o da, başkaları da…

On odalı bir handa, işin görece kolaydır. On odalı bir evde örneğin eşin seni yok sayarken, sana yardım eden dokuz oda vardır. Peki bir göz evde?

Bir göz evde birini yok saymaya başladığında, yok sayanla yok sayılanın ilişkisi başlar .Süre uzadıkça, yok sayma sürdükçe, bu ilişkinin adını koymak zorunluluğu doğar. Birini küçümseyebilirsin. Ben de küçümseyebilirim; o da, başkaları da… Bir göz evde birini küçümsemeye başladığında, küçümseyenle küçümsenenin ilişkisi başlar. Süre uzadıkça, küçümseme sürdükçe, bu ilişkinin adını koymak gerekir; iş çocuk oyunundan çıkar.

Birini yok saymak, küçümsemek, zorbalıktır. Yok saydığınca, görmediğince, küçümsediğince, ezdiğince zorbasındır. Korktuğun, kaçındığın zorbalık; küçük ilişkilerde doğar. Adını hemen koymak gerekir! Yakıştıramadın mı? Sen daha büyüklerine, üçüncü sayfa haberlerine mi alışıksın? Zorbalık diye onları mı belledin? Üçüncü sayfa haberlerini geriye sarsana bi? Bak bakalım karşına kim çıkacak?

Efendi komşunun munis eşi? Eşin? Dostun? İş arkadaşın? Saygıdeğer yöneticin? Kıdemlin? Müdürün? Çocukluk arkadaşın? Patronun? Birinci sınıf öğrencisi karşısında, üçüncü sınıf öğrencisi; sen?

xxx

Aaa, sen çıktın! Aramızda sayıyorduk; sen çıktın!

xxx

Ama sen munis birisin. İyi bir eşsin. Vefalı bir dostsun. Yardımsever bir çalışansın. Eh, yöneticisin. E tabii, kıdemlisin. Ne yapalım, müdürsün. Söylemesi kolay değil ama, hep biraz daha ilerdeki çocukluk arkadaşısın. Patronsun. Sen üçüncü sınıftasın, bir şekilde üstsün işte!

Şimdi zorba, sen mi oluyorsun? Hayır!… Sen niye zorba olasın? Hiçbir nedenin yok zorba olmak için. Onlar, başkası’dır.

Ama bir dakika! Sen zorba değilsin ama, o başkası’nı tanıyorsun. Seni yok saymasından, senin sözünü kesmesinden, sana “orada olmak hakkı”nı vermemesinden… Farklı düşündüğünü söylediğinde, seni susturmuştu. Sen onun hoşlanmadığı bir cümle kurduğunda, yan bakışıyla seni eğitmişti. Kıdemiyle seni sindirmişti… Sen de hak verir gibi olmuştun… Benzer bir durumda belki sen de aynı şeyi yapardın?

xxx

Onun da bir nedeni vardı elbet!

XXX

Haklı bir nedenle zorba olmak: Zor zenaat!. Zorbaya hak vermek; o daha da zor bir zenaat!

Xxx

Zorbalık, gündelik ilişkilerde doğar. Zorbalık bazen birinin -hasbelkader! – kendini ötekine göre “daha” iyi, “daha” güçlü, “daha” üstün bulmasıyla başlar. Zorba sözcüğünün anlamı nedir?

– Sözlükte şöyle diyor:

Zorba: Gücüne güvenerek hükmü altında bulunanlara söz hakkı ve davranış özgürlüğü tanımayan (kimse), müstebit, mütegallibe, despot, diktatör.

Xxxxx

Bir şey söyleyeyim mi? Örneğin iş hayatında, onun hükmü altında olmanız gerekmez! Yan yanasınızdır. Ona yenilmiş olmanız da gerekmez; hatta “yenme(!)” olasılığınız vardır! Günlük yaşamda kullanıyoruz ya, “gıcık olmuştur” size yalnızca… Sizden “kıl kapmıştır!” öyle basit; açıklaması kolay ve sıradan… Bir zorbayla böyle tanışabilirsiniz!

Bunları niye yazdım? Kendimi bir “mobbing kurbanı” sandım diyelim; bir “mobbing yazısı” yazayım istedim! “Sandım” diyorum, çünkü olası anlatacaklarım üstüne , “çok alıngansın” diyecek bi sürü kişi çıkar: “Bunlar, hayatın cilvesi; iş hayatının zorlukları bunlar… Bugün o seni yok sayar; yarın da sen onu yok sayarsın –günler, aylar boyu! – Yok artık!- diyecek, onlarca kişi…

Bilerek, bilmeyerek; zorbanın destekçisi çoktur. Zorbaya sıra kalmadan, onlar sana “zorbanın haklılık nedenleri”ni bir bir sıralarlar: Hem sana hem kendilerine … Onlar, zorbadan daha çok çalışırlar; zorbaya hak vermek daha da zor bir zenaattır, dedim ya!

Zorbaya hak verenler, bir zorba varsa ezilmeyi hak eden biri de vardır, diye düşünenlerdir.

Xxxx

Zorbaya, bana bunu yapamazsın, demek gerekir.

Xxxx

Bunları niye yazdım? Kendimi bir “ zorbanın kurbanı” sandım diyelim… Zorbaca davranışların adını koyarken, zorbalığı destekleyenleri hep birlikte düşünelim, istedim.

BİR CEVAP BIRAK